ASTIM VE GEBELİK HAKKINDA SORULAR VE CEVAPLAR

Astım bronşiyale nedir?

Astım bronşiyale, kuru öksürük, balgam çıkarmada zorluk, hırıltılı solunum ve nefes darlığı atakları ile karakterize kronik bir havayolu hastalığıdır. Çocuklarda ve genç erişkinlerde daha sık görülmektedir. Ancak, 2 ile 50 yaş arasında her yaş grubunda karşımıza çıkabilir. Astım çeşitli faktörlerin etkileri sonucu hava yollarının aşırı duyarlılığı nedeniyle ortaya çıkan şikayetlerin görüldüğü ataklarla seyreder. Astımlı hastaların hiçbir şikayetinin olmadığı dönemler olabildiği gibi zaman zaman çok ağır astım atakları da geçirebilirler.

Kaç çeşit astım vardır ?

Temel olarak 2 tür astım varlığından söz edilebilir.

Alerjik astım: Genelde çocuklarda ve ergenlik çağındaki kişilerde görülür. Alerjiye neden olabilen herhangi bir madde örneğin hayvan tüyü, ev tozu bu atakların başlamasına yol açabilir. Genelde 35 yaşından önce ortaya çıkan astım hastalığı alerjik türdedir.

Alerjik olmayan astım: Bu tür astım daha ziyade orta yaştaki kişilerde görülür. Astım atakları egzersiz, soğuk hava, üst solunum yolu enfeksiyonları gibi faktörlerce tetiklenir ve ortaya çıkar. Astım ataklarından alerjik mekanizmalar sorumlu değildir.

Gebelik ve Astım

Doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık %7 sinde astım görülür. Astım ilk kez hamilelikte ortaya çıkabileceği gibi, gebelik önceden var olan astımı daha da kötüleşebilir. Bronşiyal astımlı bir kadının hamile kalmasında hiçbir sakınca yoktur. Ancak ileri derecede ağır ve inatçı astımlılarda bu durum tekrar değerlendirilmelidir.

Astımın Gebelik Üzerine Etkisi

Astımın gebe kadın ve karnındaki bebeği üzerindeki etkileri değişkendir. İyi kontrol edilen bir astım varlığında hem anne adayı hem de bebekte sorun çıkma olasılığı oldukça düşüktür. Kontrol altına alınmamış astımlı gebelerde hiperemezis gravidarum, vajinal kanama, preeklamsi, gebeliğe bağlı hipertansiyon, zor doğum gibi komplikasyonlar daha sık görülür. Bebekte ise yeni doğan ölüm riski artar, intrauterin büyüme geriliği, erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve neonatal hipoksi gibi komplikasyonlar daha sıktır. Bu nedenlerde gebelerde bronşiyal astımın tedavi ve takibi büyük bir dikkatle yapılmalıdır.

Gebeliğin Astım Üzerine Etkisi

Gebelikte astımlı hastaların 1/3’ ü kötüleşir, 1/3’ ü hafifler, diğer 1/3’ ü de hiç değişmez. Doktoru ile yakın temasta bulunulması, dokuz ay süre ile tedavinin sürdürülmesi en iyi yaklaşım şekli olacaktır.

Öte yandan iyi kontrol edilmeyen olgularda ortaya çıkan istenmeyen etkilerin altında yatan temel sebep yan etkilerinden çekinerek yetersiz ilaç kullanılmasıdır. Bu oldukça yanlış bir yaklaşımdır çünkü astım ilaçları gebelikte güvenli olarak kabul edilen maddelerdir.

İyi tedavi edilmemiş astım gebelik esnasında anne ve bebek için ciddi sorunlar yaratabilir.

Astımlı Gebenin Takibi

Astımlı gebenin takibi temel olarak üç aşamada olmaktadır.

1) Gebelik süreci
2) Doğum süreci
3) Lohusalık süreci

Gebelik sırasında gebenin ve bebeğin sağlığını ve gelişme sürecini en iyi tamamlaması için tedavi düzenlenir. Bu süreçte hasta belirli periyodlarda kontrol edilir ve durumuna uygun ilaçlar ve kullanım şekilleri ayrıntılı şekilde anlatılır. Ayrıca astım ataklarını ortaya çıkarabilecek faktörler hakkında bilgi verilir.

Unutulmamalıdır ki gebeliğin ilk döneminde özellikle fetüsün ilaçlardan etkilenme riski çok yüksektir. Bu nedenle gebelerin astım ataklarını ortaya çıkarabilecek faktörleri bilmesi ve neler yapması gerektiğinin anlatılması çok önemlidir. Bu sayede kontrol altına alınabilen hastalarda ilaç kullanma ihtiyacı olmayabilecektir.

Doğumun şekli ve bu amaçla kullanılacak ilaçlar gebenin solunum fonksiyonlarını etkileyeceğinden doğumu yaptıracak doktor ile göğüs hastalıkları uzmanı koordineli bir şekilde çalışmalıdır. Astım ilaçları doğumun seyrini etkileyebileceği gibi doğumun kolaylaştırılması amacı ile kullanılan ilaçlar da gebenin astımını olumsuz etkileyebilir.

Doğumdan sonraki sürede solunum fonksiyonları yaklaşık üç ay içinde gebelik öncesi düzeyine döner. Gebelik süresince kullanılan astım ilaçları bu süre içinde de kullanılabilir.

Gebelikte Astım Tedavisi

Tedavide karşımıza çıkan en önemli sorun gebelerin ilaç kullanmadaki tereddütleridir.

Gebelikte astım ilaçlarının göğüs hastalıkları ve kadın-doğum uzmanlarının kontrolü altında korkmadan kullanılabileceği, tedavi edilmeyen ve kontrol altında olmayan astımın bebeğe ilaçlardan çok daha fazla zarar verebileceği unutulmamalıdır.

Tedavi almayan astımlı hastalarda ortaya çıkacak astım krizleri esnasında kandaki oksijen değerlerinin düşmesi bebeğe yansır ve onu olumsuz etkiler. Ayrıca iyi tedavi edilemeyen astımlı gebelerde, şikayetleri olmasa dahi kandaki oksijen değerlerinin düşük olması bebeğin kronik hipoksiye yani uzun süre az oksijene maruz kalmasına yol açar.

Karşılaşılan en önemli belirsizlik tedavide hangi ajanların kullanılması gerektiğidir.Astmanın süregen iltihabi seyirli doğası göz önüne alınarak iyi bir şekilde takib edilerek kullanılmalıdır. Akut alevlenmelerde bebekteki oksiyenlenme azalmasını önlemek için agressif tedavi yapılmalıdır,tedavide beta 2 agonist ve oksijen yer almalıdır. Gereğinde damardan, kabadan veya ağız yoluyla kortizon verilmelidir.

Tedavide kullanılacak ilaçlar ve formları hastalığın şiddetine, hastanın sosyo-kültürel düzeyine, başka bir hastalığının olup olmadığına göre değişiklik göstermektedir. Gebelerde de ilaçlar astımın şiddetine ve gebeliğin dönemine göre anne ve fetüsün sağlığını en üst düzeyde tutacak şekilde düzenlenilir. Bunun için astımlı hastalarda düzenli kontrol gerekmektedir.

Uzm. Dr. Ayşe Türközü
Sema Hastanesi
Göğüs Hastalıkları ve Alerji Uzmanı