HİPERTANSİYONDA SON NOKTA AZALTIMI İÇİN LOSARTAN TEDAVİSİ”

“Hipertansiyonda Son Nokta Azaltımı İçin Losartan Tedavisi”

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Nevres Koylan, 7 ülkede, 945 merkezde 5 yıldır sürdürülen ve 9 bin 193 hastayı içeren “LIIFE” araştırmasında, “losartan” etken maddeli ilacın, hipertansiyonlu hastalarda felç riskini yüzde 25 azalttığının belirlendiğini açıkladı.

Merck Sharp-Dohme İlaçları tarafından Çırağan Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Nevres Koylan, “Hipertansiyonda Son Nokta Azaltımı İçin Losartan Tedavisi (LIIFE)” araştırması hakkında bilgi verdi.

Araştırmada, 30 yıldır kullanılan “atenolol” ile “losartan” etken maddeli ilaçların karşılaştırmasının yapıldığını kaydeden Prof. Dr. Koylan, şunları söyledi: “Araştırma, 7 ülkede 945 merkezde, hipertansiyonu ve kalp büyümesi olan 9 bin 193 hastayla yapıldı. 5 yıl süren araştırmada, hastaların tansiyonları aynı seviyeye indirilerek, her iki etken maddeli ilaçların hastalar üzerindeki etkileri incelendi. Araştırma sonucunda, losartan maddeli ilacın, hipertansiyonlu hastalarda felç riskini atenolole göre yüzde 25 azalttığı görüldü. Ayrıca, felç ve kalp krizi sonucu kalpten ölüm riskini de yüzde 13 azalttığı görüldü.”

Emekli Prof. Dr. Kemalettin Büyüköztürk de, “sessiz öldürücü” olarak tanımladığı yüksek tansiyonun, çok defa önemli bir şikayete neden olmaksızın yıllarca sürdüğünü ve günün birinde birden bire felç ya da kalp kriziyle ortaya çıktığını anlattı.

Genel olarak toplumların ortalama yüzde 25’inin yüksek tansiyonlu olduğuna işaret eden Prof. Dr. Büyüköztürk, Türkiye’de de 6 milyonu kadın olmak üzere, 11 milyon hipertansiyon hastası bulunduğunu vurguladı. Prof. Dr. Büyüköztürk, yüksek tansiyonun başta koroner kalp hastalığı olmak üzere kalp yetmezliği ve felce neden olduğunu da belirterek, “Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde felç, ölüm sebepleri arasında 3. sırada yer alıyor” dedi.

Türkiye’de yüksek tansiyonu kontrol altına alınan hasta oranının yüzde 8-9 civarında olduğunu belirten Prof. Dr. Büyüköztürk, bu konuda halkın bilinçlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.