İLK ON SAĞLIK RİSKİNDEN BİRİ: OBEZİTE

Obezite yaygın bir şekilde global bir sağlık sorunu olarak tanımlanmaya başlandı.

Ekim 2002’de Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organisation-WHO) önemli sağlık risklerinin bazılarını ölçmek ve bu riskleri azaltmak için kullanılan bazı yöntemlerin etkinlik ve maliyet ölçümlerini araştıran 2002 Dünya Sağlık Raporu’nu yayınladı. Bu raporda obezite, fazla kilolu ya da obez olan milyonlarca yetişkinin hayatını tehdit eden ilk on sağlık riskinden biri olarak tanımlandı.

Dünya Sağlık Örgütü, bu yıl Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’da yaklaşık yarım milyon kişinin obezite ile ilgili hastalıklar nedeniyle ölebileceğini ileri sürüyor. Rapor, neden oldukları hastalık yüküne göre, ilk on sağlık riskini detaylandırıyor.

HASTALIK

Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre, aşırı kilolu olma durumu beden kütle indeksinin (BMI, vücut yağ miktarı ile korelasyonlu vücut ağırlığı/boy formülü) en az 25 kg/m2 ve obezite olma durumu da en az 30 kg/m2 olarak tanımlanır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından görevlendirilen bir grup, Asya’lı yetişkinlerde beden kütle indeksinin 25-29.9 kg/m2 ise orta dereceli obezite, 30 kg/m2 ve üzerinde ise şiddetli obezite olarak tanımlayan bir sınıflandırma önermiştir. Beden kütle indeksi 20-23 kg/m2 ise aşırı kilolu olarak sınıflandırılır.

Asya’lı ve Afrika’lı yetişkinlerde ortalama beden kütle indeksi 20-23 kg/m2 arasında değişir.

Kuzey Amerika ve Avrupa’da yetişkinlerin ortalama beden kütle indeksi 25-27 kg/m2 arasındadır.

BOYUTU

Dünyada bir milyardan fazla kişi aşırı kilolu ve en az 300 milyon kişi klinik olarak obezdir.

Bunların arasında, Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’daki yaklaşık yarım milyon kişi her yıl obeziteyle ilişkili hastalıklar nedeniyle ölmektedir: ABD ve Kanada’da yaklaşık 220.000 ve Batı Avrupa’nın 20 ülkesinde 320.000 kişi.

TEHLİKELERİ

Aşırı kilo ve obezite sağlığın önemli belirteçlerinden olup, birçok olumsuz sonuca neden olabilir. Bunlardan bazıları:

Kolesterol, trigliseridler ve artan insülin direncine olumsuz metabolik etkiler. Obezite ayrıca 2. tip şeker hastalığı riskini artırır.

Kalp ve damar hastalığı riski: artan kan basıncı, artan koroner kalp hastalığı ve felç riski.

Artan meme, bağırsak, prostat, rahim, böbrek ve safra kesesi kanseri riski.

Dünya Sağlık Örgütü raporunun bir analizi, şeker hastalığının yaklaşık %58’inin, kalbin yeterince kanlanamamasından kaynaklanan kalp hastalıklarının %21’inin ve belli kanserlerin %8 ila 42’sinin beden kütle indeksinin 21 kg/m2’nin üzerinde olmasından kaynaklandığını göstermiştir.

Kronik aşırı kilo ve obezite, yetişkinlerde sakatlığın önemli bir nedeni olan eklem hastalığı gelişimine belirgin bir şekilde katkıda bulunur.

KORUNMA

Aşırı kilolu ve obez kişilerde kilo vermenin hastalık gelişimi riskini düşürdüğü görülüyor.

Kilo vermek, yalnızca 2. tip şeker hastalığı riskini düşürmez, aynı zamanda bu hastalığın iyileşmesini de sağlayabilir.

Orta derecede kilo kaybı, kan basıncının düşmesini sağlayabilir. Çalışmalar ayrıca istemli kilo kaybının kalp damar hastalığı vakaları ve ölüm oranlarında da bir azalma sağladığını ileri sürüyorlar.

GLOBAL ETKİSİ

Obezite enfeksiyon hastalıkları ile halen mücadele etmekte olan gelişmekte olan ülkelerde gittikçe daha yaygın görülüyor.

Özellikle çocuklar, ergenlik çağındakiler ve genç yetişkinler arasında vücut ağırlığının hızla arttığı kaydediliyor.

1980 yılından bu yana Doğu Avrupa, Orta Doğu, Pasifik Adaları, Avustralya ve Çin de dahil olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde obezite oranı üç kat veya daha fazla arttı.

Besinlerin işlenmesi/üretimi ve tarım ve ticaret politikalarındaki değişiklikler yüz milyonlarca kişinin günlük diyetini etkiledi.

Yaşam ve çalışma şeklindeki değişiklikler daha az fiziksel aktivite ve iş gücü kullanımına yol açtı.

İLERİYE DOĞRU: DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ ÖNERİLERİ

Obezite de dahil olmak üzere ilk on global sağlık riski ile mücadele etmek için, 2002 Dünya Sağlık Raporu, başta “hükümet, toplum ve birey aksiyonları arasında bir denge” olmak üzere, birçok grup tarafından değişik seviyelerde önlem alınması yolunda çağrı yapıyor.