TÜRK İNSANININ SAĞLIK PROFİLİ

Türk halkında en yaygın görülen hastalığın sırt ağrısı ve bel fıtığı olduğu ortaya çıktı.

WHO tarafından geliştirilmiş bir ölçeğin kullanıldığı araştırmanın yapıldığı iller ile görüşülen kişilerin Türkiye toplumunu temsil edecek şekilde seçildiği ve hata payının yüzde 3’ün altında olduğunu vurgulandı.

Katılımcı Profili

Araştırmada, yüzde 42,6’sını kadınların, yüzde 57,4’ünü erkeklerin oluşturduğu katılımcıların yüzde 3,4’ünün ilkokulu terk ettiği, yüzde 25,7’sinin ilkokul, yüzde 10,8’inin ortaokul, yüzde 40,5’inin lise ve yüzde 19,6’sının da üniversite mezunu olduğu belirlendi.

Ayrıca, katılımcıların yüzde 73,2’sinin ayda 500 milyon liradan az, yüzde 26,8’inin ise 500 milyon liradan fazla kazandığı tespit edildi.

En Sık Görülen Hastalıklar

Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, en yaygın görülen hastalıklar, yüzde 19,3 ile sırt ağrısı ve bel fıtığı, yüzde 13,1 ile migren ve baş ağrısı, yüzde 12,5 ile romatizma, yüzde 10,6 ile gastrit ve ülser”, yüzde 10,2 ile de uyku sorunları…

Sağlık Hizmetleri ve Hasta

Katılımcıların yüzde 25,6’sı başvurdukları sağlık kurumlarında kendilerine “daima saygı ile davranıldığını”, yüzde 19,7’si de “mahremiyetlerine saygı gösterildiğini” ifade etti.

Katılanlardan yüzde 24,3’ü “sağlık görevlilerinin kendilerini daima dikkatle dinlediklerini”, yüzde 25,5’i de “kendilerine olan biteni anlayabilecekleri gibi anlattıklarını ve soruları için zaman ayırdıklarını” belirtti.

Ayrıca katılımcıların yüzde 19,1’i “bakımları ve tedavileri hakkındaki kararlara katılmalarına ‘daima’ imkan sağlandığını”, yüzde 24,8’i de “tedavi ve testlere başlamadan önce izin alındığını” kaydetti.

Türkiye’de hastanede geceleyerek tedavi alanların oranı yüzde 9,9 olarak belirlenirken, bunlardan “hastanede kaldıkları süre içinde saygı, ilgi, özerklik ve mahremiyete saygı” konularında “çok iyi’ yanıtı verenlerin yüzde 11,8 ile yüzde 21,8 arasında değişti.

Hastanede yatanların yüzde 75,8’i “kaldıkları süre içinde kişisel ihtiyaçlarının aile veya dostları tarafından karşılandığını”, yüzde 85’i de “dini veya geleneksel gerekleri yerine getirme konusunda problem yaşamadıklarını” bildirdi.

Düşük Gelirliler Endişeli

Araştırmada, katılımcılara “kendilerini nasıl hissettikleri” de soruldu. Katılanların yüzde 76,4’ü “iyi ve çok iyi”, yüzde 22,8’i “orta, kötü ve çok kötü” yanıtını verdi.

“Son 30 gün içinde kaygı, üzüntü veya endişe yaşayıp yaşamadıkları” sorusunu ise katılımcıların yüzde 51,4’ü “hiç yaşamadım”, yüzde 23,8’i “biraz”, yüzde 15,5’i “orta”, yüzde 7,8’i de “fazla ve çok fazla” diye yanıtladı.

Yapılan incelemede, düşük gelire sahip kişilerin daha fazla üzüntü, kaygı veya endişe yaşadıkları anlaşıldı.

Ayrıca son bir yılda katılımcıların yüzde 3,6’sına “depresyon tanısı” konulduğu, yüzde 32,4’ünün günde 5 taneden fazla sigara içtiği, yüzde 1,3’ünün de alkol bağımlısı olduğu saptandı.