SOMON İLE KIŞ EFKARININ ÜSTESİNDEN GELİN

Genellikle havaların en kasvetli olduğu zamanlar karamsarlık hissinin artmasına da ortam hazırlar. Araştırmalar vücudumuzda yeterli miktarda Omega-3’ün bulunmasının bu dönemde yaşanan stresi ve depresyonu daha iyi bir şekilde zapt etmemize yardımcı olduğunu gösteriyor.

“Kış efkârları”nın doğal açıklaması vardır. Beyin aydınlığa ve karanlığa tepki verir. Karanlık döneme girdiğimiz zaman, beynimiz sinyal maddesi serotoninden –aynı zamanda “mutluluk hormonu” da denilen- daha az üretiyor ve böylece keyfimizin kolayca kaçmasında etkili oluyor. Serotonin vücudun endişe ve gerginliğe karşı tepkilerini düzenler ve yatıştırıcı ve endişe bastırıcı etkisi vardır. Balıklardan ve balık yağından gelen yağlı asitlerinin, Serotonin dahil, beyindeki sinyal maddelerine yardımcı olduğu bir gerçektir. Bu ise Omega–3 yağlı asitlerinin besin tamamlayıcısı olarak kullanılabileceği anlamına gelir.

Beyinde düşük seviyede Serotonin, düşük seviyede Omega–3 yağlı asit DHA ile bağlantılıdır. Bu durum artan strese ve depresyona yol açabilir. Beynimizin neredeyse tamamı yağdan ibarettir ve en önemli “yağ türü” Omega-3 yağlı asit DHA’ dır. Bu yağlı asit somon, uskumru, ringa gibi yağlı balıklarda bol miktarlarda bulunur.

Bu gibi dönemlerde, vücudun –ve özellikle de beynimizin- zihinsel olarak iyi işlemesi için fazladan çoklu doymamış yağlı aside ihtiyacı olur. Vücudumuz Omega–3 yağlı asit DHA’yı kendi başına üretemez ve gıda aracılığıyla temin edilmesi gerekir.

Elbette Omega–3 yağlı asitlerinin fazla alımının kış depresyonunu ve yılsonu stresini anında yok etmesi beklenemez. Ancak tatil boyunca birkaç fazladan somon yemeği kendinizi iyi ve sağlıklı hissetmenize yardımcı olacaktır.

Yağlı Balık ve Stres ile Başa Çıkma arasındaki bağlantıya ilişkin birkaç araştırma örneği;

Örneğin, Japonya’da yapılan araştırmalar, kanlarında düşük seviyede Omega–3 bulunan stresli durumdaki öğrencilerin yüksek Omega–3 (DHA değerleri) olan öğrencilerden daha agresif olduklarını işaret ediyor. İngiltere’de yapılan araştırmalar balık yağının depresyon ile alakalı sorunları azaltmakta yardımcı olabileceğini gösterirken, Joseph Hibbeln tarafından ABD’de yapılan araştırmalar çoklu doymamış balık yağlarının alımının ani ve şiddetli hareketleri azaltabileceğini gösteriyor.
http://www.jerrycott.com/user/Hibbeln%20Violent%201998.pdf

Balık yağı depresyonu “rahatlatır”. Sheffield, İngiltere’de Swallownest Court Hastanesi’nde yapılan bir araştırmaya göre ise, balık yağı alımının veya balık tüketiminin antidepresan ilaçlarının tesirini arttırabildiğini ve hatta yerine geçebildiğini gösteriyor. 12 haftalık bir zaman üzerinde 70 hasta günlük Omega-3 yağlı asit dozu alıp üzüntü, endişe, düşük libido ve uyku bozuklukları gibi belirtilerin azaldığı gözlenmiş. http://archpsyc.ama-assn.org/cgi/content/abstract/59/10/913

DHA Omega–3 yağlı asitler stresli durumlarda saldırganlığı kontrol altında tutabilir. Japonya’da yapılan bir araştırmada bir grup öğrenciye sınav öncesi balık yağı verilmezken bir gruba balık yağı verilmiş. Sınav öncesi balık yağı verilmeyen öğrencilerin %58’i Omega–3 yağlı asitler (balık yağı) alan öğrencilerden daha agresif olduğu ispat edilmiş. Ancak, aynı zamanda stresli çevreler yeniden normale döndüğünde (sınavdan sonra), saldırganlık seviyesi her iki grupta da normale dönmüş.
T. Hamazaki – Toyama Universitesi.
http://www.pubmedcentral.nih.gov/picrender.fcgi?artid=507162&blobtype=pdf