ŞARK ÇIBANI, DEPRESYONA YOLAÇIYOR

Halk arasında ‘güzellik yarası’ denilen şark çıbanının, özellikle gençleri ruhsal açıdan etkilediği ve yaşam kalitesini bozduğu belirtildi.

Türkiye’de saptanan tüm şark çıbanı olgularının yüzde 65’inin görüldüğü Şanlıurfa’da yapılan araştırmaya göre, özellikle genç nesil, yüzdeki skar dokusunu (yara izini) kabullenemiyor ve cerrahi olarak düzeltilmesini talep ediyor.

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’ndan bir grup öğretim üyesinin, Harrankapı Şark Çıbanı Tedavi Merkezi’ne tedavi amacıyla başvuran 99 hasta üzerinde yaptığı araştırma ilginç sonuçlar ortaya çıkardı.

YÜZ VE BOYUNDA GÖRÜLÜYOR

Antalya’da gerçekleştirilen 39. Ulusal Psikiyatri Kongresi’ne sunulan araştırmaya ilişkin bildiride, halk arasında, “Güzellik yarası”, “Halep çıbanı”, “Urfa çıbanı”, “Antep çıbanı” gibi isimlerle bilinen şark çıbanının, genellikle yüz ve boyunda görüldüğü kaydedildi. Tatarcık adı verilen sineklerin kan emme sırasında deriye bir tür parazit bulaştırması sonucu oluşan şark çıbanının tedavisinin ücretsiz olmasına rağmen, herhangi bir firmanın tedavide kullanılan ilacı ithal etmemesi nedeniyle hastalığın hızlı yayıldığına yer verilen bildiride, şark çıbanının ruhsal sağlık üzerindeki etkisi tartışıldı.

DEPRESİF BELİRTİLER ARTIYOR

Çalışmada, şark çıbanının depresyon, anksiyete, beden doyum algısı ve yaşam kalitesi ölçüldü. Bir yıl kadar süren ve sonrasında oluştuğu yerde iz bırakması nedeniyle şark çıbanının yaşam kalitesini bozduğuna işaret edilen bildiride, hastaların depresif belirtilerinin de arttığı vurgulandı. Eylül 2002-Ağustos 2003 döneminde yapılan çalışmada, şark çıbanı yarası izi bulunanların beden doyumlarının daha bozuk olduğunu da ortaya çıktı. Araştırmaya ilişkin bildiride, şu görüşlere yer verildi:

“Şanlıurfa’da şark çıbanının geleneksel adı güzellik yarasıdır. Şark çıbanının sık görüldüğü bazı ülkelerde de (küçük kız kardeş) adlandırılması yapılmıştır. Şark çıbanının yaygın yaşandığı dönemlerde durumu olağanlaştırmak, hastalığın olumsuz sonuçlarını azaltmak için böyle bir bakış açısı geliştirilmiş olsa gerekir. Bugün Şanlıurfa’da bu hastalık yoksul kişilerin yaşadığı ve bu paraziti bulaştıran tatarcığın yaşayabildiği kötü yaşam şartları olan kenar semtlerde görülmektedir. Kitle iletişim araçlarının yaydığı güzellik anlayışı bu kenar mahallelere de ulaşmış durumdadır. Özellikle genç nesil, yüzdeki skar dokusunu (yara izini) kabullenememekte, cerrahi olarak düzeltilmesini talep etmektedir. Şark çıbanının öldürücü sonuçları olmamasına rağmen, ruhsal sağlığı olumsuz etkilediği açıktır.”