HASTANE YÖNETİM MODELLERİ

Türkiye’de Hastaneler İçin Yeni Organizasyon Modeli İhtiyacı

Giriş

İnsanların ekonomik, sosyal, siyasal, psikolojik ve benzeri ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümlenmesi amacıyla kurulan tüm organizasyonlar, belirlenmiş amaçlarına ulaşabilmek ve üstlendikleri görevlerini başarıyla yerine getirebilmek için, iyi bir örgütsel yapı ve etkin bir yönetim uygulamasını gerektirir.

Hastaneler, insan hayatının vazgeçilmez bir unsuru olan sağlık ihtiyacını karşılamak ve insanlara sağlık hizmeti sunmak amacıyla kurulmuş önemli sosyal organizasyonlardır. Bu kuruluşlar, insanın önemli ölçüde duyarlı olduğu sağlık hizmetlerini üretip arz ettiği için diğer organizasyonlara göre, toplumda ayrı bir yere sahiptir.

Gelişmiş bazı ülkelerde hastanelerin yönetimi konusunda pek çok inceleme ve araştırma yapıldığı halde, ülkemizde olağanüstü önem verilmesine rağmen, üzerinde pek durulmamış; geleneksel anlayışla sorunlar yumağı olarak bugüne kadar gelmiştir. Son yıllarda üzerinde çalışmaların yoğunlaştığı hastaneler ülkemizde kişisel bilgi ve becerilere dayalı olarak, el yordamı ve geleneksel yöntemlerle yönetilirken, üniversiteler bünyesinde eğitim ve araştırma hastanelerinin kurulmasının yanında, özel hastanelerin yaygınlaşması, sağlık hizmeti üretiminde yeni anlayışların ve yöntemlerin de gelişmesini sağlamıştır. Günümüzde daha çok hekim personelin etkinlik gösterdiği ve kendi kendine yetinen kapalı bir sistem görünümünde olan hastaneler de vardır. Planlama, karar verme, denetim gibi temel yönetim faaliyetlerinde devlet otoritesine bağımlı olması, bugünkü durumda bulunmalarının temel sebeplerinden biri olarak sayılabilir. Ekonomik işletmelerle karşılaştırılırsa, Kamu İktisadi Teşebbüslerinin sorunlarına benzer daha yoğun sıkıntıları hastaneler de çekmektedir.

Gelişmiş ülkelerde devlete bağlı hastanelerle birlikte özelşahıs, dernek ve özel vakıf hastanelerinin de bulunması aslında hastaneler arasında bir hizmet rekabetini sağlayarak dinamizm kazandırmıştır. Nitekim ülkemizde özel sağlık kuruluşlarının açılmaya başlanmasıyla, hastaneler üzerinde yapılan araştırmalar da artmıştır.

Ülkemizde hastanelerin sorunlarını ivedilikle çözümleyebilmek için hastane olgusunu ve sağlık sistemini, kuruluşundan politikasına kadar bir bütünlük anlayışı içinde ele almak gerekmektedir. Beşeri ve fiziki kaynak İhtiyacından organizasyon ve yönetim sorunlarına kadar pek çok alanda problemle karşı karşıya bulunan hastaneler üzerinde Türkiye’de 1970’li yıllarla birlikte inceleme ve araştırmalar yapılmaya başlanmıştır. Hastanelerde maliyet hesapları, yöneylem araştırmaları ve kapasite kullanımı gibi çeşitli konularda çalışmalar yapılmışsa da, organizasyon ve yönetim sorunlarına ilişkin birkaçının dışında fazlaca bir araştırma yapılmamıştır.

Her zaman güncelliğini koruyan hastane sorunlarını araştırırken, devlet hastaneleri, SSK hastaneleri, belediye, özel vakıf, dernek,şahıs ve üniversite hastaneleri gibi çok çeşitli türde değişik amaç, fonksiyon ve yapılara sahip hastanelerin bulunması, konunun sınırlarının belirlenmesinde güçlüğe neden olmuştur.

II. Sağlık Hizmetleri ve Hastane

Modern hastanelerin ve halk sağlığını koruma çalışmalarının temel amacı, insanlara hastalanmadan önce sağlığın değerini öğretmek ve insan sağlığını korumaktır. Çalışma hayatı boyunca insanların bir takım sağlık sorunlarıyla karşılaştığı bir olgu iken, hastalanan insanlara sağlık hizmeti sunmak, bugünkü anlamda hastanelerin birinci derecede amaçları arasında sayılmaktadır. Hayatını huzurlu ve mutlu sürdürecek ve işini verimli yürütebilecekşekilde insanın sağlığının korunması, modern hastanelerin, teşhis ve tedavi hizmetlerinden de önce gelen görevlerinden birisi olarak ortaya çıkmaktadır. Her ne kadar hastane gibi sağlık kuruluşlarında bugün, tıbbi tedaviye temel oluşturan yeni bilgi ve yöntemler ile teknolojik araç-gereçler, iyi bir sağlık hizmeti üretmek için birleştirilmişse de, yoğun teşhis ve tedavi hizmetleri sebebiyle tıbbi araştırma ve eğitim faaliyetlerine her hastanede imkan ve fırsat kalmamaktadır.

Sağlıkla ilgili pek çok kurum ve kuruluşun, dolaylı veya dolaysız olarak sağlık hizmeti sunduğu veya destek hizmetler verdiği bilinmektedir. Doğrudan doğruya sağlık hizmeti sunan, hastalıkların teşhis ve tedavisiyle yakından ilgilenen ve pek çok görev üstlenen hastaneler, ilk bakışta sağlık ocakları ve özel muayenehaneler dikkate alınınca basit; büyük hastaneler ele alınınca dev organizasyonlarşeklinde ortaya çıkmaktadır. Bugünkü hastaneler, hem basit, hem de diğer ekonomik ve sosyal organizasyonlar gibi giderek büyüyen ve karmaşıklaşan bir görünüm içinde bulunmaktadır.

Yüzyıllar öncesinde düşkün, zayıf ve yaralıların barındırılarak bakımlarının yapıldığı birer yardım kurumu olan hastaneler, bugün, çeşitli sağlık sorunu olan insanların tıbbi muayene ve tedavi edildikleri önemli organizasyonlar haline gelmiştir. Herhangi bir ayırım yapılmadan tüm insanların sağlığını korumayı, sağlık bilgisi ve kültürünü artırmayı amaçlayan hastaneler, ayrıca tıbbi eğitim, araştırma, teşhis ve tedavi görevlerini birlikte yürütmektedir.

İnsan hayatındaki çeşitli değişimlere paralel olarak sağlık ihtiyaçları da sürekli değişmektedir. Sınai, ticari ve ekonomik faaliyetlerle birlikte,şehirlerin nüfusu ve buna bağlı olarak sosyal sorunlar arttıkça, insan sağlığının korunması da zorlaşmaya başlamıştır. Bugüne kadar insanların topluca hastalanma ve ölümlerine sebep olan bulaşıcı ve salgın hastalıkla mücadele zorunluluğu, sağlık hizmetlerinin kurumlaşmasını hızlandırmış; hastanelerin bugünkü durumuna gelmesinde önemli ölçüde etkili olmuştur.

Eğitim kurumları gibi hastaneler de, her yerde geçerli ve önemli olmalarından dolayı sağlık sorunlarının çözümlenmesinde bu organizasyonlar, sağlık hizmetlerinin etkin yürütülmesini sağlayarak çeşitli imkan, fırsat ve araçlara sahip bulunmaktadır. Çağımızda giderek artan tıbbi bilimlerin insan hastalıklarına uygulandığı yerler olması sebebiyle hastaneler, teori ve uygulama yönünden tıp bilimlerinin gelişmesini sağlamıştır. Sağlık hizmeti üretmek ve sunmak amacıyla yeni bilgi ve teknikleri, ileri teknolojik araç-gereçleri ve yetişmiş insan gücünü bünyesinde bir arada barındıran hastaneler, birey ve toplum açısından hayati öneme sahip birer kurum olarak ortaya çıkmaktadır.

III. Hastanenin Tanımı

Topluma sağlık hizmeti üretmeyi amaçlayan hastaneler, hasta ve yaralıların tedavisi ve bakımı; halk sağlığının iyileştirilmesi gibi amaçlarla, hekim, hemşire, eczacı ve diğer sağlık personelinin; ayrıca idari, mali ve teknik hizmetler gören personelin bir araya getirilip organize edildiği kurumlardır. Hastane, sağlık hizmetlerine uygun yetiştirilmiş tıbbi, hemşirelik, idari ve teknik personel tarafından yeni tıbbi bilgi ve tekniklerin beceriyle uygulanması suretiyle sağlık hizmeti sunulan, modern yönetim ve organizasyon ilkelerine göre sevk ve idare edilen karmaşık bir organizasyon olarak tanımlanabilir.

Bilimsel bilgilerden teknik araçlara, beşeri unsurlardan teknik unsurlara kadar her yönüyle bir sosyal sistem olan hastane, insan hastalıklarını tedavi etmek suretiyle sağlık hizmeti üretir. Bulaşıcı hastalıklara karşı mücadele etmek suretiyle halk sağlığının korunmasını sağlar. Toplumun sağlık bilgisi ile kültürünün gelişmesine çalışır. Ayrıca hastane, bilimsel araştırma ve eğitim çalışmalarını da üstlenmektedir.

Birbirine yakın olan tanımları birleştirerek daha geniş kapsamlı bir hastane tanımışuşekilde verilebilir: Hastane, her zaman teşhis, tedavi ve tıbbi bakım sunabilen, iyi yetişmiş personel tarafından modern tıp, yönetim ve organizasyon ilkelerine uygun faaliyet gösteren, çeşitli bilimsel ve teknolojik araçları kullanan; tüm tedavi birimleriyle birlikte toplumun sağlığını koruyan; sağlık bilgi ve kültürünü geliştiren; tıbbi araştırma, eğitim, teşhis ve tedavi görevlerini birlikte yürüten karmaşık bir sosyal organizasyondur.

Hastaneler, pek çok görevin yerine getirilmesi sebebiyle değişik bakış açılarından farklışekiller alan kompleks organizasyonlardır. Şöyle ki hastaneler, tedavi hizmetleri ürettiği için bir sağlık kurumu olmasıyla birlikte, tıbbi personel yetiştirdiği için bir eğitim yeri; bilimsel deneyler yaptığı için bir araştırma merkezi; hiçbir ayırım gözetmeden bütün topluma hizmet sunduğu için bir sosyal organizasyon; devletin denetimine bağlı olarak çalıştıkları için bir kamu kuruluşu; hastaları barındırdığı için bir yönüyle otel; kısmen veya tamamen özel veya resmi yardımlara açık olduğu için bir tür hayır kurumu; hekim, hemşire, idari ve teknik personel gibi çeşitli meslek sahiplerini çalıştırdığı için bir mesleki organizasyon; yönetiminde ekonomik ve idâri ilkeler geçerli olduğu için bir çeşit işletme organizasyonu olarak nitelendirilebilir.

IV. Hastanelerin Amaçları ve Fonksiyonları

Hastanelerin çeşitli gruplara ayrılması, onların amaç ve fonksiyonlarını ön plana çıkarmaktadır. Geçmiş asırlarda düşkün ve yoksulların barındırıldığı yerler olan ilk sağlık kuruluşlarından günümüz modern hastanelerine kadar hastane amaç ve görevleri de büyük ölçüde değişmiştir. Tıbbi bakım, teşhis ve tedavi hizmetlerinin sunulmasının yanında, eğitim ve araştırma görevlerini de üstlenmesi, bu gelişimin kapsamını genişletmiş ve hastanelerin yükünü ağırlaştırmıştır.

A. Hastanelerin Amaçlan

Bazı hastaneler, sadece tedavi ve bakım hizmetleri üretirken bazıları da bununla birlikte her türlü tıbbi personelin eğitim ve yetiştirilmesi görevlerini yürütmektedir, geniş bir amaçlar dizisini gerçekleştirmeye çalışan çağımızın karmaşık hastane organizasyonları, poliklinikler gibi sadece tedavi ve bakım görevini yürüten basit hastanelere oranla daha etkin ve verimli olmaktadır. Nitekim başarılı hastanelerin çoğu, tedavi, araştırma, eğitim, halk sağlığının korunması gibi çeşitli amaçlan üstlenmekte; diğerlerine göre daha kaliteli ve etkin sağlık hizmeti sunmaktadır.

Hastane amaçlarının tanımlanması, hasta tedavi ve bakımı, personel eğitimi, halk sağlığının korunması, tıbbi araştırma ve eğitim gibi konuları kapsamaktadır. Başlangıçta, hasta ve yaralı insanları tedavi etmeyi amaç edinen küçük ve basit bir sağlık hizmet birimi olan hastaneler, insan ihtiyaçlarının değişerek artmasına paralel olarak teşhis, tedavi ve bakım hizmetleriyle birlikte insan sağlığının korunmasına yardımcı olan ve insanların sağlıklı, huzurlu ve mutlu yaşamalarına katkıda bulunan bugünkü dev hastane organizasyonları haline gelmiştir.

Ülkemizde ayakta tedavi kurumları olan kliniklere ek olarak hastaneler, koruyucu hekimlik programlarının bir gereği olarak pek çok amaç ve fonksiyonu da üstlenmektedir. Bazı toplumlarda bu görevler, hekim ve hemşirelerin çalıştığı özel veya resmi sağlık kuruluşları aracılığıyla yapılırken, Türkiye’de sağlık evleri, sağlık ocakları, sağlık merkezleri, hastaneler, bölge hastaneleri gibi çeşitlişekillerde adlandırılan sağlık kuruluşları tarafından sürdürülmektedir. Bu kuruluşlar, hastalanan insanları eski durumlarına döndürmek amacıyla tedavi ve bakım hizmetlerinin yanında insanların sağlıklı durumlarını korumaları için sağlık faaliyetlerini yürütürler. “Koruyucu Hekimlik” adı ile modern tıp biliminin ve hastane yönetim anlayışının bugün geldiği nokta, hastalanmadan önce insan sağlığının korunmasıdır.
Hastanelerin temel amaçlarından birisi de tıbbi alanda araştırma ve eğitim faaliyetlerini yürütmek, buna her türlü imkan ve ortama hazırlamaktır.

Tıbbi personel, araç-gereçler, laboratuvarlar ve benzeri sağlık hizmetinin tam sunulabilmesi için gerekli olan çeşitli imkanlar, ancak eğitim ve araştırma hastanelerinde sağlanabilmektedir. Tıp biliminin yeni bilgileri ile ileri teknolojik araçlar ve insan becerileri, hastane organizasyonlarında birleştirilerek sağlığın korunmasına yönelik kullanılmaktadır.

Hastaneler, teori ile pratiğin aynı anda kullanılmasıyla hizmet içi yetiştirme programlarının, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yürütülmesini sağlamaktadır. Yüksek öğretim düzeyinde her dalda uzman elemanların yetiştirilmesinde üniversitelerin yeri ne ise, tıbbi bilgilerin uygulanması, geliştirilmesi ve tıbbi elemanların yetiştirilmesinde hastanelerin görevi de odur.

Buraya kadar yapılan açıklamaların ışığında hastane amaçlarınınşuşekilde sıralanması mümkündür:

a)Her türlü sağlık hizmetlerinin üretilip arz edilmesi,
b)İnsan sağlığının korunması,
c)Tıbbi personelin yetiştirilmesi ve eğitilmesi,
d)Tıp biliminde araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yürütülmesi.

Çeşitli yönüyle ele alınınca pek çok amacı gerçekleştirmek üzere faaliyet gösterdiği ortaya çıkan hastanelerin bu çok amaçlılıktan ileri gelen oldukça karmaşık bir yapıya sahip olduğu anlaşılmaktadır.

B. Hastanelerin Fonksiyonları

Hastane amaçlarına ulaşabilmek için yapılması gereken görevler, tıbbi, idari, mali, teknik, eğitim ve araştırma, sosyal hizmetler olmak üzere altı grupta toplanarak incelenebilir.

1)Tıbbi Fonksiyonlar

Hasta ve yaralıların tedavi ve bakımı ile ilgili her türlü tıbbi hizmet ve faaliyeti kapsamaktadır. Genel olarak hastanelerin var oluş nedeni ve temel fonksiyonu tıbbi hizmet üretimidir. Bunun dışındaki diğer görevler, yardımcı destek hizmetler olarak nitelendirilmektedir. Ancak hastanede yapılan bütün görevler, birbirine sıkı sıkıya bağlı, ayrılması imkansız olan parçalar bütünüdür.

2)İdari Fonksiyonlar

Tıbbi tedavi hizmetlerinin etkin yürütülmesi için gerekli olan bütün idari, mali, teknik, hemşirelik ve diğer hizmet personelinin, hastane amaçlarını gerçekleştirmek üzere yönetilip yönlendirilmesi, söz konusu hizmetlerin uyumlu, etkin ve verimli birşekilde yürütülmesini ifade etmektedir.

3)Mali Fonksiyonlar

Resmi veya özel tüm hastane faaliyetlerinin belirli bir maliyeti vardır. Bu nedenle hastaneler, bu maliyeti karşılamak için gelir sağlamak durumunda olmakla birlikte, malzeme alımından, çalışanların ücret ve maaşlarına kadar çeşitli harcamalarda bulunur. İşte hastanenin tüm gelir ve giderlerle ilgili iş ve işlemleri “mali fonksiyonlar” kapsamında değerlendirilmektedir. Ayrıca bazı hastanelerde olduğu gibi, döner sermaye ile ilgili işlemler; hastaneye yapılan bağış ve yardımlar bu grupta yer almaktadır.

4)Teknik Fonksiyonlar

Bina, malzeme, araç ve gereçlerin temini ve bakımı ile ilgili tüm görevler, teknik fonksiyonları oluşturmaktadır. Teknolojik gelişmeler sonucu pek çok yeni teknik araçlar, elektronik cihazlar, günümüzde hastanelerin önemli parçası haline gelince, teknik hizmetlerin de önemi artmaya başlamıştır. Işık, ısı, sıcak su ve benzeri teknik imkanların sürekli ve düzenli hazır bulundurulması gerektiğinde, sağlık hizmetinin aksamadan sunulması için her türlü teknik araç-gereçlerin hizmete hazır bulundurulması zorunludur. Tıbbi teşhis ve tedaviye karar vermek gerektiğinde, hekim, röntgen veya filmlere ihtiyaç duyulabilir. Film makinasının teknik bir arıza sebebiyle hizmet dışı olması halinde, tıbbi teşhis ve tedavi de buna bağlı olarak aksayacaktır. Bugün hastanede tamir ve bakım işlemi gibi tüm teknik hizmetleri, görev, yetki ve sorumlulukları açıkça belirlenmiş bir teknik birim yürütebilir.

5) Eğitim ve Araştırma Fonksiyonları

Üniversitelere bağlı araştırma hastanelerinde temel bir görev olan eğitim ve araştırma faaliyetleri, hekim, hemşire ve diğer personelin mesleki yönden eğitilip yetiştirilmesini ifade etmektedir. Hastaneler, akademik eğitim, öğretim ve araştırmanın yanında, tıp öğrencilerinin ve hemşirelerin de bilgilerini uygulayabildikleri ve tecrübe kazandıkları mesleki organizasyonlardır. Ekonomik işletmelerin nitelikli personeli nasıl ki, üniversite öğretiminden sonra mesleki tecrübelerini işletmelerde kazanıp geliştirebiliyorlarsa, sağlık personeli de mesleki becerilerini hastanelerde geliştirmektedir.

6) Sosyal Fonksiyonlar

Tedavi için hastaneye gelen hastanın sadece biyolojik yapısı değil, sosyal bir varlık olması nedeniyle, ailesi, sosyal çevresi, iş koşulları gibi diğer psikolojik, sosyal ve ekonomik durumları da dikkate alınmaktadır. Çağımızda hastalıkların, biyolojik olanlarının yanında, psikolojik ve sosyal faktörlerden de ileri geldiği anlaşıldıktan sonra, hastaneye tedavi için gelen hasta, sadece fizik yapısı ile değil, aile ve sosyal çevresi içinde incelenmeye başlamıştır. Büyük hastanelerde bu görev, sosyal bir fonksiyon olarak, “Sosyal hizmet uzmanları” tarafından titizlikle yürütülmektedir.

Hastanenin halkla ilişkileri, çevredeki birey, grup, kurum ve kuruluşlarla ilişkilerinin yürütülmesi, sosyal fonksiyonların bir parçası olarak nitelendirilmektedir.

Tıp biliminin gelişmesiyle teşhis ve tedavinin kapsamı da genişlemiştir. Rahatsız edici ölçülerde çevre kirliliği ve gürültü içinde yaşayan kent insanları, çeşitli nedenlerle ortaya çıkan stres sebebiyle rahatsızlanarak hastanelere başvurmaktadır. Psiko-sosyal sebeplerden dolayı rahatsızlık duyan hastaların etkin teşhis ve tedavisi için onların sosyalşartlarının bilinmesi gerekmektedir. Modern büyük hastaneler, yaptıkları hizmetlerde daha başarılı olmak amacıyla, hastaların özel sosyal durumlarıyla ilgilenen, hasta kabulünde yardımcı olan, hastalığınşiddetini hafifletmeye ve tedaviyi etkinleştirmeye çalışan; taburcu edildikten sonra hastaların sağlık durumlarındaki gelişmeleri izleyerek denetleyen personel istihdam etmektedir.

V. Hastane Türleri

Hastanede üretilen sağlık hizmetlerini, teşhis, tedavi, bakım, dindirici hizmetler, koruyucu hekimlik, araştırma ve eğitim olarak yedi grupta incelemek mümkündür. Bu hizmetlerin hepsinin aynı anda bir hastanede yapılması mümkün olmayabileceğinden, bu fonksiyonlara göre hastane türleri ortaya çıkmıştır. Tıbbi hizmetlerin çok çeşitli ve karmaşık olması sebebiyle hastanelerde belirli dallarda uzmanlaşmaya gidilmiş; Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Numune Hastanesi, Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesi, Kadın-Doğum Hastanesi, Çocuk Hastanesi gibi hizmet alanlarına göre gruplara ayrılmıştır.

Hastane türlerini belirlemede bazı temel ölçütler kullanılmıştır. Hastaların hastanede kalış süresi, tıbbi hizmet türü, yatak kapasitesi, coğrafi bölge, hastaların özelliği, hastane hizmetlerinin türü, hastanenin mülkiyet ve kontrolüşeklinde bu ölçütler sayılabilir.

Ülkemizde hastanenin niteliği (kadın, erkek, çocuk hastaneleri gibi), coğrafi bölge, yatak kapasitesi (büyük-küçük hastaneler gibi) hastaların hastanede kalış süresi (kısa ve uzun süreli hastaneler gibi) kriterlerine göre yapılan sınıflandırmalar yaygın olmadığı için daha çok mülkiyet ve denetim ile sundukları hizmet türüne göre ayırımlar yapılmaktadır.

araştırma ve çalışmalara ortam hazırlamaktadır.

Etkin bir araştırma programını yürütecek kadar imkan ve kaynaklara her hastane sahip olmayabilir. Tıbbi hizmet alanlarında araştırma ve geliştirme faaliyeti yapmak, üniversite hastanelerinin yerine getirebileceği temel tıbbi bir görevdir. Bu tür araştırma faaliyetleri, ancak üniversite hastanelerinde yürütülebileceği için araştırmalar uyumlu olarak teşvik edilmelidir. Üniversite hastanelerinde halk sağlığı için alınan tedbirler ile eğitim, araştırma ve geliştirme faaliyetleri birleştirilmiştir.

VI. Hastanelerde Organizasyon Yapısını Oluşturan Unsurlar

Tıp biliminin çeşitli uzmanlık dallarına ayrılarak gelişmesi, tıp teknolojisinde yeni buluşların uygulamaya konulması ve çağdaş insanlara özgü bir takım yeni hastalıkların ortaya çıkması, hastanelerin organizasyonşekillerini ve bu organizasyon yapısını oluşturan unsurları önemli ölçüde etkilemiştir. Amaç ve görevlerine göre bölünmemiş bir hastanede her sağlık hizmetine ayrılmış yirmiden fazla alt organizasyon birimi bulunmaktadır. Tıbbi, hemşirelik, idari-mali ve teknik hizmetler olarak dört grupta toplanabilen temel hastane hizmetleri, temizlik, çamaşır, yemek işleminden, teknik, idari ve mali her türlü faaliyete ve tıbbi tedavi hizmetlerine kadar çok geniş bir hizmet alanını kapsamaktadır. Hem nitelik, hem de nicelik bakımından birbirinden ayrı olan bu hizmetleri yürüten tıbbi, İdari, hemşirelik ve teknik personelden oluşan çok amaçlı karmaşık bir organizasyonun, etkin ve verimli bir biçimde yönetimi, birimler arası ilişkilerin düzenlenmesi ve çalışma uyumunun sağlanması, diğer organizasyonlara oranla daha güç görünmektedir. Hizmet birimleri kendi aralarında iyi organize edilerek, yetki ve sorumluluk alanları açıkça belirlenmek suretiyle birimler arasında koordinasyonun sağlanması,hastane yöneticilerinin temel görevlerindendir. Bunu sağlayabilmek için hastaneyi bir organizasyon bütünlüğü içinde bu yapıyı oluşturan örgütsel unsurları analitik bir yaklaşımla ele almak gerekmektedir.

A.Hastanelerin Bağlı Bulunduğu

Üst Kuruluşlar

Hangi tür olursa olsun, her hastane bir üst kuruluşa bağlı olarak çalışmaktadır. Özelşirketler gibi bağımsız birer organizasyon olmaktan çok, bağlı bulunduğu bir kurum veya kuruluşun ikincil ve alt bir birimi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu da organizasyon bakımından yapılanmasını etkilediği gibi, yönetim olarak hareket alanını, yetki ve sorumluluklarını etkilemektedir. Mesela, Araştırma Hastaneleri, tıp fakültelerine veya üniversite rektörlüklerine bağlı; SSK ve devlet hastaneleri, bir üst kuruluşa doğrudan doğruya bağlı ve bağımlı çalışmak durumundadır.

Tıp fakültesi ile hastane arasında organik ilişkilerin bulunması doğaldır. Ancak, fakültede açılan bir anabilim dalı, hastane organizasyonuna bir klinik veya poliklinikşeklinde yansımakta; tıp fakültesinin yapısındaki bir değişiklik, hastanenin yapısını da değiştirmektedir. Aynışekilde yeterli eleman yokluğu nedeniyle kapanan bir anabilim dalı ile ilgili olan hastanedeki servis (klinik) de kapanmaktadır.

B.Hastanedeki Tıbbi Birimler

Hastane içinde kurulmuş tıbbi tedavi, bakım ve araştırma birimlerine “Tıbbi Hizmet Birimleri” adı verilmektedir. Bunlar klinikler, poliklinikler, ameliyathaneler, laboratuvarlar, radyoloji ve eczane olarak sıralanabilir.

1. Klinikler (Servisler)

Sağlıkşikâyetinden dolayı hastaneye başvuran bir hastanın muayene, teşhis, tedavi ve kontrollerinin yapıldığı yataklı tedavi birimlerine “Klinik” adı verilir. Genel hastanelerde bir uzman hekim tarafından sevk ve idare edilen klinikler, üniversitelere bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinde tıp fakültesi ile ilgili anabilim dalı başkanları tarafından yönetilir. Tıp fakültesinde bilim gruplarına göre belirlenmiş anabilim dalı başkanları, aynı zamanda o dalın ilgili bulunduğu kliniğin de yöneticisi durumundadır. Bu birimlerde teorik ve uygulamalı tıbbi hizmetler üreten hekimler, anabilim dalı başkanlarına bağlı bulunmaktadır. Diğer personel ise, ileride açıklanacağı gibi, hastane yapısı içindeki kendi birim yöneticiliğine karşı sorumlu bulunmaktadır.
Yatak kapasiteleri ihtiyaca göre değişen ve hastanede sayıları yirmi kadar olan klinikler, tıbbi hizmetin üretilip hastalara sunulduğu birer temel uygulama yerleridir. Tıbbi birimlerde uzmanlaşma sonucu, uzmanlık dallarına göre klinikler kurulmakta; yeterli eleman, teknik araç-gereç ve diğer imkanlara bağlı olarak klinik sayıları değişmektedir.

Kliniklerdeki hizmet ve faaliyetlerin etkin ve verimli yürütülebilmesi için hastane organizasyonu içinde yerinin belirlenmesi gerekmektedir.

2. Poliklinikler

Tedavi için hastaneye başvuran hastaların ilk muayene ve kontrolünün yapıldığı, basit hastalıkların ayakta tedavi edildiği, ağır olanların kliniklere alınarak daha uzun süre müşahede altında tedavi için kliniklere alınmasına karar verildiği birimlerdir.

Poliklinikler, klinikler gibi tıbbi uzmanlık dallarına göre, hastanedeki mevcut personel ve kaynak imkanları abasında değişik sayılarda açılmaktadır. Hastane hizmetlerinin en önemli kısmının sunulduğu polikliniklerde hekimler, hemşireler, sağlık memuru ve sekreterlik yapan idari memurlar tarafından, hastaların muayene, teşhis, tedavi ve bakımı ile birlikte halk sağlığının korunmasına yönelik toplum hekimliği hizmetleri sunulmaktadır. Bilim ve teknolojinin bugünkü gibi gelişmiş olmadığı dönemlerde hastaneye başvuran hastalar, çoğu kez yatırılarak tedavi edildiği halde, bugün modern tıbbi araç, gereç ve laboratuvar imkanlarıyla donatılmış polikliniklerde kolayca ve kısa zamanda tedavi ve bakım yapılmaktadır. Hastanelerin bakım ünitelerinden daha önemli hale gelen poliklinikler sayesinde büyük ölçüde emek, zaman ve kaynak tasarrufu sağlanmaktadır.

3. Ameliyathaneler

Hastalıkların tedavisinin ilaçlarla mümkün olmadığı durumlarda cerrahi müdahale gerektiğinde, cerrahi tedaviler, özel araç ve gereçlerle donatılmış birimlerde yapılmaktadır. İlgili birimlerle uyum ve işbirliği içinde olacak bir yöneticinin bu birimleri sevk ve idare etmesi, destek hizmetleri, personeli ve araç-gereçleri her an hazır bulundurmakla görevlendirilmesi, ameliyathaneleri daha etkili yapacağı gibi, hekim ve diğer sağlık personelinin işlerini de kolaylaştırabilecektir.

4. Laboratuvarlar

Sağlık sıkıntıları için hastaneye başvuran bazı hastaların teşhis ve tedavilerinin doğru birşekilde yapılabilmesi için bazı materyallerin tahlil edilmesi veya ha