MEME KANSERİNE YENİLMEMEK ELİMİZDE

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser tipleri arasında yer alıyor. Yaşla birlikte kanser riski de artıyor. 25 yaşında bu oran yüz binde 5 iken, 75 yaşında yüz binde 200’e kadar çıkıyor. Kadınlarda görülen kanser hastalıkların %30’u, yine kadınlarda kansere bağlı ölümlerin %16’sı meme kanseri nedeniyle meydana geliyor. Tüm meme kanserlerinin %1’inden azı ise, erkeklerde oluşuyor. Sağlığımızı ciddi biçimde tehdit eden bu kanser türü genetik faktörlerle ilişkili de olsa, doğru beslenme ve yaşam şekliyle de önemli ölçüde hayatımızdan uzak tutulabiliyor, hastaların tedavisi de daha kolay hale gelebiliyor. Prof. Dr. Erkan Topuz, kadınlarda çok yaygın bir hastalık olan ve kesin nedeni halen bilinmeyen meme kanseriyle ilgili görüşlerini paylaşıyor.

Rakamlarla meme kanserine genel bakış

Kanserin bu türüne gelişmiş ülkelerde, az gelişmiş ülkeler ve Asya ülkelerine göre 5-6 kat daha fazla rastlanır. ABD’de 1950’lerde 20 kadından biri meme kanserine yakalanırken, 1970’lerde 13 kadından birinin meme kanserine yakalandığı, 2002 yılında ise her 8 kadından birinde meme kanseri görüldüğü bilinmektedir. Tarama mamografisinin uygulanması, ele gelmeyen lezyonların meme kanseri teşhisini %50’lerin üzerine çıkarırken, 50 yaş üzerindeki kadınlarda ölüm oranının da %32 oranında azalmasını sağlar.

Meme kanserinde yüksek risk faktörleri nelerdir?

* 40 yaş üzerinde olması,

* Ailede genetik meme kanseri olması,

* Geçmişte meme kanseri varlığı,

* Memede atipik anormal hücre çoğalması,

* 31 yaşından sonra doğum yapılmasıdır.

Orta derecede risk faktörleri nelerdir?

* Doğum kontrol hapı, doğumdan sonra östrojen veya östrojen-progestron kullanılması,

* Erken adet görülmesi, geç menopoza girilmesi,

* Yumurtalık kanseri, bağırsak kanseri ve rahim kanseri oluşması,

* Diyabetli olunmasıdır.

Riski azaltan faktörler nelerdir?

* Asya kökenli olmak,

* Erken menopoza girmek,

* 18 yaşından önce doğum yapmak,

* 37 yaşından önce yumurtalıkların alınmasıdır.

Risk üzerinde etkisi olmayan faktörler nelerdir?

* Birden çok fazla çocuk doğurma,

* Bebek emzirmedir (laktasyon).

Risk değerlendirme nasıl yapılır?

Risk değerlendirmede iki model kullanılır. Gail modeli; adet görme yaşı, meme biyopsisi sayısı, ilk doğumdaki yaş, birinci derecedeki akraba, meme kanseri riskinin hesaplanmasında kullanılır. Gilaus modeli; aile anemnezi, meme kanserinde duyarlı genlerin araştırmasını gösteren bir modeldir, fakat bunlar tam anlamıyla geçerli modeller değildir ve hata payları vardır.

Diyet meme kanserinin ortaya çıkmasında rol oynuyor

Meme kanserinin ortaya çıkmasında rol oynayan diğer faktörler, radyasyon, hormonlar ve diyettir. Diyette yağ ve kalorinin alınması, meme kanseri sıklığını artırmıştır. Diyetin çocukluk ve gelişme çağında önemli olduğu düşünülmektedir. İleri yaşlarda ise, diyetin rolü çok daha düşüktür. Hormonlar ile meme kanseri arasındaki ilişki pek çok çalışmada gösterilmiştir. Bir çalışmaya göre, doğum kontrol hapı kullanımı veya menopoz semptomların önlenmesi için hormon kullanımı meme kanseri riskini artırmaktadır. Yüksek kalori ve yağlı diyette hormon sekresyonu artış göstererek, menopozdaki kadınlarda yağ dokusunda en önemli östrojen kaynağı olarak ortaya çıkmaktadır. Tümörü büyütebilen hormonlar yağda eridikleri için memede toplanma olasılıkları artmaktadır. Beyaz şeker, esmer şeker, beyaz un gibi rafine olan bu gıdalar kanserin beslenmesinde çok büyük rol oynamakta ve bu maddelerin kullanılması kanser riskinin artmasına sebep olmaktadır.

Genetik yatkınlığı olanlarda meme kanseri riski daha yüksek

Genetik meme kanserinde oran %5-7’dir. Ailesel meme kanseri, anneden ya da babadan geçebilir. Kuvvetli aile hikayesi veya genetik yatkınlığı olanlarda takip kriterleri farklıdır, bu gruptaki kişiler meme ve yumurtalık kanseri riski yüksek olan kişilerdir. Bunlarda takip, mamografi, ultrasonografi ve jinekolojik takip çok daha ön yaşlara alınmalıdır. Genetik test yaptırılabilirse, doğrulama mümkün olabilir. Bu kişilerde mamografi çekilme yaşı, ABD’de 25 yaşına kadar indirilmiştir. Jinekolojik muayene ise, 6 ayda bir yapılmalıdır.

Meme kanserinin belirtileri

Memede kitle, meme kanseri olan kadınların en sık yakınmasıdır. Diğer belirtiler; memede büyüme ve asimetri, meme başı değişikliği, meme başının içeri çekilmesi veya meme başından kanlı veya renksiz bir akıntının gelmesi, deride ülserasyon, kırmızılık, ödem ve koltuk altında kitledir.

Meme muayenesi nasıl yapılır?

Meme muayenesinde, kollar yanda ve yukarıda iken yapılan muayenede memenin volümü, büyüklüğü, simetrisi, göğüs kasları üzerindeki hareketleri, renk değişikliği, çekinti olup olmadığı izlenir. Hasta oturur durumda koltukaltları hasta yatar durumda ise, memelerdeki kitle veya lenf bezi olup olmadığı araştırılır. Riski olmayan kadınlarda 20 yaşından itibaren, 2-3 yılda bir kez, 40 yaşından sonra ise yılda bir kez meme muayenesi gereklidir.

Kanser nasıl saptanır?

Mamografi 1960’lı yıllardan itibaren memenin görüntülenmesi için kullanılır. Tanı olarak yapılan mamografi, üç yönlü olarak çekilmekte, verilen dozun meme kanseri riskini artırmadığı şimdilik kabul görmektedir. Tarama mamografisi genellikle iki yönlü yapılır, memedeki şüpheli alan veya mikrokalsifikasyonlar 1,5 kat büyütülerek tanıya gidilmelidir. Ultrasonografi, mamografiden sonra en sık kullanılan tanı yöntemidir. Özellikle genç kadınlarda tercih edilir. Kistik ve solid kitle ayrımında önem kazanır. Genç kadınlarda, meme dansitesi artmış olduğundan mamografiye büyük oranda yardımcı olur.

Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) memenin çok yoğun olduğu genç kadınlarda, lokal ileri meme kanseri olanlarda tedaviye cevabın değerlendirilmesinde, meme koruyucu cerrahi uygulanan hastalarda ve meme protezi uygulanan kadınlarda kullanılmalıdır. Duktografi kanlı seröz meme başı akıntısı olan kadınlarda, akıntı gelen kanala kontrast madde verilerek bu kanalın görüntülenmesidir.

Biyopsi nasıl yapılır?

Biyopsi amacıyla değişik tetkikler kullanılır. Trucut biyopsi, öncelikle tercih ettiğimiz bir şekildir. Gerekirse tümör kitlesinin belli bir parçası da çıkarılabilir. Trucut biyopside ve cerrahi biyopside dikkatli olunmalıdır, çünkü bu esnada hematon tümörün yayılmasını hızlandırabilir.

Önemli tedavi şekillerinden biri; kemoterapi

Tümörün lenf bezlerini tutması, tümörün büyüklüğü, hastanın yaşı, memenin büyüklüğü ve meme koruyucu cerrahi için doktorun dikkat edeceği hususlardır. Koltukaltı pozitif (+) tümör büyükse, yani meme koruyucu şartlara uygun değilse, hasta da arzu ederse memesinin korunması için neoadjuvan dediğimiz kemoterapi ile üç kür, kemoterapi sonrası tümör küçültülerek, cevaba göre meme koruyucu yapılabilir. Sentinal lenf nodu biyopsisisi, klinik olarak koltukaltı negatif olan erken evre meme kanserli hastalarda deneyimli merkezlerde standart olarak uygulanır. Sentinal lenf nodu negatifse, biyopsisinde koltukaltı lenf bezi diseksiyonu gerekmez. Pozitif ise; lenf bezi diseksiyonu gerekebilir. Bir de tedavi yaklaşımında histolojik grat dediğimiz, tümörün atipik hücre bakımından zengin olmasını değerlendirdiğimiz hastalarda kemoterapi şarttır. Çünkü grat yüksek olan hastalarda, metastaz olayı daha yüksektir. Kanser tedavisinde en önemli rol oynayan faktörler; östrojen -progestron durumu ve HER-2 durumudur.

Meme kanserinden korunmanın yolları

* Soya türevleri tüketmek,

* Keten tohumu kullanmak,

* Indol-3 Carbinol türevlerinden destek almak,

* Sütü azaltmak,

* Yoğurt, çökelek, yağsız peynir ve türevlerini bol tüketmek,

* D-Limonen, biberiye ve enginar tüketmek,

* Arpa tüketmek,

* Yeşil çay tüketmek,

* Nar tüketmek,

* Retinoic Asid kullanmak,

* Citrus Pectin, yer fıstığı tüketmek,

* Elma kabuğu kuarsetin ihtiva ettiğinden pırasa ve soğan ile bol tüketmek,

* En az günde 5 fincan kahve içmek,

* Kilo almamak, yağlı ve hayvansal gıdalardan kaçınmak,

* Hormonlu, turfanda gıdalardan uzak durmak,

* Nitrit ihtiva eden korumalı gıdalardan kaçınmak,

* 1-5 porsiyon sebze, meyve ve gökkuşağı renkleri tüketmek,

* Hormon tedavisi ve koruyucu ilaçlardan kaçınmak,

* Alkol ve sigaradan kaçınmak,

* Parafen içeren ürünler kullanmamak (Kozmetik koruyucu içeren sprey, güneş yağı, kadın makyaj malzemelerindeki parafenler östrojeni taklit etmektedir ve meme dokusunda birikmektedir.),

* Stresten uzak durmak,

* Karanlıkta uyumak,

* İyonizan radyasyondan kaçmak,

* Pestisidler, yakıtlar, plastikler, deterjanlar ve östrojen taklit eden endokrin bozuculardan uzak durmak,

* Dietilstılbestrol kullanmamak,

* Elektronikler, metaller, mobilya basım, kimyasal, tekstil endüstrisinde çalışanlar için; benzen ve diğerlerinden sakınmaktır.

Kemoterapi – Hormonoterapi esnasında neler yapılmalıdır?

* Greyfurt, St. Johns Wort, kantoron tamamen yasaklanmalıdır.

* Kızıl yonca, şerbetçiotu, keten tohumu, soya yağı, östrojen (+) olanlardan da uzak durulmalıdır.

* Melekotu, yer elması, meyan kökü, zencefil, sarımsak, ginseng, kasımpatı az tüketilmelidir (Kumarin antitrombositte eki).

* Yüksek doz maydonoz (apio), hodan (borage), karakafes (comfrey), öksürük otu (colt foot) ekinesia alınmalıdır.

* Kaplanboğan otu (dijital ihtiva eder), ginseng, akdiken meyan kökü, kardiotoksik az tüketilmelidir.

* L-karnitin, Koenzim, Q10, Omega-3, Maitace, Sharkliver-oil kullanılabilir.

* Zencefil düşük doz alınabilir, akupunktur bulantılara yardımcı olur.

Kemoterapi -Hormonoterapi esnasında (Meme Ca) neler yapılmalıdır?

* Taksan tedavisinde, nöropatiye karşı L-glutamin günde 10 gr üstü nörotoksisiteyi azaltır.

* Mukozitte ağız bakımı, buz tabletler, diabet dondurma, karbonatlı su, papatya özü, karadut şurubu, TRUMMEEL (bitki özleri) tercih edilmelidir.

* Radyasyon esnasında maydonoz, bergamut, patlıcan, incir, asitli gıdalar az tüketilmelidir.

* Aloe vera sabunundan daha iyi koruyucu sabun (zeytinyağlı, defne yapraklı sabunlar) kullanılmalıdır.

* Çamaşırlar zeytinyağlı, defne yaprağı gibi sabunla yıkanmalı, bulaşık makinalarına dikkat edilmelidir.

* Marigod (Clendela) çiçeği dermatitten koruyucu ve tedavi edicidir.

* Kaşeksi de Omega-3 (fish oil) 2-3 gr alınmalıdır.

* Maitace, Lycopen, bitter çikolata takviye edilmelidir.

* Katı yağlar, katkı maddeli gıdalar, beyaz un, aşırı şeker tüketiminden kaçınılmalıdır.

* Balık, kırmız et (haftada 2 kere), hindi, av hayvanları, yumurtanın beyazı, avokado, ananas, limon kabuğu, yeşil çay, böğürtlen, domates, kara erik, kara üzüm, kara kayısı, karadut, havuç, biberiye, karahindiba, fesleğen, kuşkonmaz, ısırgan yaprağı, probiyotik yoğurt, yağsız beyaz peynir, çökelek yenmelidir.

* Her türlü sebze ve meyve, elma sirkesi veya zeytinyağlı sabun ile dezenfekte edilmelidir.

* Hormon tedavisi görüyorsa; Tamoxifen esnasında bir bebek aspirini, yeşil çay, böğürtlen çayı kullanmalı, soya maddelerinden, keten tohumu yağından kaçınmalıdır.

* Aromatoz inhibitörü, Ca, omega-3, D vit., Garlic, Boswelion kullanmalıdır.

Kemoterapi sonrası (Meme Ca) neler yapılmalıdır?

* Aromataz inhibitörü, Tamoxifen (reseptör (+) olanlarda)

* Kilo almaması ve zayıflatıcı ilaçlar kesinlikle yasaklanmalı, kilo kaybı için yeşil çay (kapsül ve çay), lahana, Bromalein, Boswelian

* Kilo vermesi her ay 1-1,5 kiloyu geçmemelidir. Kilo için, Metformin kullanılabilir.

* 1’e 5 yeşil tüketilmelidir.

* Spor, müzik, dans, hobiler, yoga önem kazanmalıdır.

* Kol ödemi (ödem azaltan cihazlar, at kestanesi ekstresi, yaban mersini, selenium, bromalein)