ENDOKRİN BOZUCULAR SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOR!

Günlük yaşamda sıkça kullanılan ve pek çok üründe yer alan kimyasallar; içeriklerindeki “endokrin bozucular” olarak adlandırılabilecek hormon bozucu maddeler

çocuklarda gelişme geriliği, hiperaktivite ve obeziteye, yetişkinlerde ise kısırlık ve çeşitli kanser türlerine neden olabiliyor.
Yakın Doğu üniversitesi Hastanesi çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Uzm. Dr. Neşe Akcan; sağlık açısından büyük tehdit oluşturan endokrin bozucularla ilgili bilgi verdi.
Endokrin sistemi tarafından sentezlenen endojen kimyasalların aktivitelerini bir şekilde taklit eden, bloklayan ya da değiştiren endokrin bozucular, birçok organı, özellikle üriner sistemi ve tiroid bezlerini etkiler. Endokrin bozucuların çözünürlüklerinin suda az, yağda ise çok olması yağ dokularında birikmelerine yol açar; bu da etkilerinin yıllar sonra da görülebilmesine neden olur. Yeni doğan bebekler ve çocuklar, erişkinlere oranla çevresel toksinlere karşı daha hassas olduğundan; endokrin bozucuların yol açtığı durumlar erişkin hastalıkların fetal zemini olarak adlandırılır.
Endokrin bozucuların büyüme ve gelişme üzerindeki etkileri; düşük doğum kilosu, boy kısalığı, baş çevresi küçüklüğü olarak görülür. Dioksinlerle prenatal karşılaşma sonrası 5 yıllık izlem sonrasında çocuklarda büyüme ve gelişme gerilikleri; sigara, egzoz, fabrika bacası, orman yangınları, jet motorlarının yol açtığı yanma sonucu oluşan yan ürünlerden kaynaklanır. Uzun yıllardır, annenin sigara içmesinin düşük doğum kilolu bebek doğumuyla ilişkili olduğu bilinmektedir.
Endokrin bozucuların bağışıklık sistemi gelişimi üzerindeki etkileri ise, yeni doğan ve çocuklarda astım ve alerjiye yatkınlığını arttırmasıyla öne çıkar. Rahim içi dioksine maruz kalan hayvanlarda, otoimmünite geliştiği saptanmıştır. Bağışıklık sisteminde gelişimsel aktivitelerin büyük kısmı ilk 3 aylık dönemde meydana geldiğinden, özellikle bu dönemde yabancı maddelere maruz kalınması, etkilenmenin daha fazla olmasına yol açabilir.
Endokrin bozucuların nörolojik sistem üzerine de etkileri bulunur. Fetüste kan-beyin bariyeri tam oluşmadığından; fetüs tüm nörotoksinlere karşı daha hassastır. Yüksek miktarda deniz mahsulü tüketen gebelerin çocuklarından alınan saç örneklerinde, cıva düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır ve ileri yaşlarda bu çocukların kognitif fonksiyonlarında ve davranışlarında bozukluklar ortaya çıkabilmektedir. Annelerin kemik depolarından yüksek miktarda kurşuna maruz kalan çocuklarda ise 24 aylıkta mental yeteneklerde gerilik saptanmıştır. Endokrin bozucular, kadınlarda genital sistem üzerinde de etkili olabilmektedir.
Fitalatlar ise; yumuşak plastik oyuncaklar, yer döşemeleri, ev temizlik ürünleri, tıbbi aletler, kan torbaları, kozmetik ürünler ve hava temizleyicilerinde bulunur. özellikle hastanelerde kateter, tıbbi tüpler gibi malzemelerle temasta olan yeni doğanlar fitalatlara maruz kalmaktadır ve bunun sonucunda bu bebeklerde, genellikle geçici tiroid fonksiyon bozuklukları gelişebilmektedir.
Günümüzde uygun kanıtlar ışığında, çeşitli endokrin bozucuların olumsuz etkileri ortaya konmuştur. Yerel yönetimlerden başlayarak tüm dünyada global olarak özellikle gebeler ve çocuklar başta olmak üzere koruyucu önlemlerin uygulamaya konulması ve bunların giderek arttırılması gerekmektedir.