ÇİÇEK HASTALIĞI

Çiçek hastalığını tüm dünyada 1977 yılından itibaren ortadan kaldırılmış viral bir hastalık olarak tanımlayabiliriz.

Dünyada insanlar çiçek hastalığına karşı 1972 yılından sonra aşılanmaya başladılar. 1972 yılından önce aşılanmış kişlerde de aşının etkisi kalmadığı ve bu kişilerin de çiçek hastalığına karşı duyarlı oldukları kabul ediliyor.

Hastalığın kuluçka dönemi kişinin virüsle temasından sonra 7-17 gün arasında olup ilk belirtiler yüksek ateş, yorgunluk, baş ve sırt ağrıları biçiminde kendini gösterir. Takiben 2-3 gün içinde hastalık için karakteristik bir döküntü gözlenir. Bu döküntü en belirgin biçimde yüz, kollar ve bacaklarda ortaya çıkar. Döküntü başlangıçta kırmızı, deriden hafifçe kabarık biçimde olup, takiben içi cerahat dolu kabarcıklara dönüşür. Hastalığın ikinci haftasında bu lezyonlar kabuklanmaya başlar, 3-4. Haftada kabuklar düşer. Çiçek hastalığına yakalananların %70’i hastalıktan tam olarak kurtulur, ancak kabukların iyileştiği yerlerde deride iz kalır. Hastaların %30’u ölür.

Çiçek hastalığı hasta kişlerden sağlıklı bireylere tükrük damlacıkları aracılığıyla bulaşır. Bu nedenle çiçekli bir kişiyle yüz yüze temas sonrası hastalık bulaşabilir. Çiçek, hastalığın ilk bir haftasında yüksek oranda bulaştırıcıdır. Ancak bulaştırıcılık kabuklar düşünceye kadar azalmakla birlikte devam eder.

Çiçek hastalığına karşın henüz etkinliği kanıtlanmış bir antibiyotik yoktur. Çiçek virusu ile temas eden bir kişiye temastan sonraki ilk 4 gün içinde aşının yapılması hastalığın ciddiyetini azaltır, hatta kişiyi hastalıktan tamamen koruyabilir. Çiçek aşısı içinde çiçek benzeri bir başka virusun (vaccinia virusu) zayıflatılmış hali mevcuttur.

BİYOLOJİK SİLAHLARLA TERÖRİST SALDIRI TEHLİKESİ ÜZERİNE

Güncel politik kriz nedeniyle sık olarak biyolojik ve kimyasal silahlarla saldırı olasılıkları gündeme gelmekte. Özellikle çiçek hastalığı ile ilgili bilgi eksikliğinin oluşturduğu paniği göz önüne Acıbadem Hastanesi bu konudaki gerçekleri kısaca şöyle özetledi:

Çiçek hastalığı tüm dünyada yokedildikten sonra Dünya Sağlık Örgütünün önerileriyle tüm dünyada yapılan aşı çalışmaları durdurulmuştur. Ülkemizde de 1976 yılından sonra doğan çocuklar bu hastalığa karşı bağışık değildirler. Herhangi bir ülkede de vatandaşlara yönelik aşılama programı yoktur. Amerika Birleşik Devletleri, 11 Eylül 2001 olayı ile başlayan terörist ataklara hazırlanma süreci içinde bazı resmi görevlilere, operasyon bölgesindeki askerlere ve en son olarak da bazı ilkyardım görevlilerine aşı uygulamaya başlamıştır. Bu aşılama çalışmaları bireysel isteklerle başlatılamaz. Devletlerin politikalarına bağlı olarak programlar belirlenir.

Şu anda dünyanın hiçbir yerinde parasını ödeyip satın alabileceğiniz çiçek aşısı yoktur. Geçmişte de olmamıştır. Tüm çiçek aşılama programları resmi organların denetiminde yürütülmüştür. Bu nedenle, yurtdışından çiçek aşısı getirip sattığını söyleyen kişilere inanmayınız. Eğer bazı kişiler çiçek aşısı getirtip yakınlarına yaptıklarını söylüyorlarsa büyük olasılıkla kandırılmışlardır.

Otoriteler şu andaki kriz ortamında bile kitlesel bir aşılama yapmayı gereksiz görmektedirler, çünkü çiçek aşısının kendisinin de ağır seyredebilen ve ölüme yolaçabilen komplikasyonları vardır.

Şarbon etkeni, çeşitli formlarda hastalık oluşturabilen bir bakteridir. Sporlarının biyolojik silah olarak kullanılma olasılığı olabilir. Bu konuda hızlı tanı konmuş olması önemlidir. Bu etkene karşı standart hijyenik kurallara uyma ve şüpheli nesnelerden uzak durma dışında dışında bireysel olarak alınacak tedbir yok. Bir bölgeye Şarbon etkeni ile saldırı olursa tüm sağlık sisteminin hızlı müdahelesi önemli. Klasik tanısal araçlar yaygın olarak ülkemizde var.