BİTKİLERLE TAMAMLAYICI TEDAVİ

Klasik ilaçlarla etkin tedavi sağlanamadığında gündeme gelen bitkisel tedavi (fitoterapi), acil durumlarda çok fazla etkili değil.

Prof. Dr. Yusuf Öztürk, fitoterapinin, tedavide alternatif değil, tamamlayıcı bir tedavi yaklaşımı olduğunu belirterek, “fitoterapi uygulamalarında etki yavaş yavaş kendini gösteriyor ve yan etkisi az. Ancak bilinçsizce yapıldığında son derece zararlı oluyor” dedi.

Anadolu Üniversitesi (A.Ü) Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Öztürk, A.Ü Bitki, İlaç ve Bilimsel Araştırmalar Merkezi’nce (AÜBİBAM) düzenlenen “Bitkilerle Tedavi” konulu toplantıda, işlenmiş veya ham haldeki bitkilerin kullanıldığı tedavi yönteminin “fitoterapi” olarak adlandırıldığını belirterek, bitkisel tedavinin içgüdüsel bir davranış olarak ortaya çıktığını kaydetti. Fitoterapinin 19. yüzyılın sonlarına doğru bilimsel olarak geliştiğini anlatan Prof. Dr. Öztürk, bitkisel ilaçla tedaviye, sentetik ilaç kullanımının yaygınlaşmasıyla özellikle 1980’li yıllardan sonra talebin arttığını ifade etti. Prof. Dr. Öztürk, fitoterapinin, tedavide alternatif değil, tamamlayıcı bir tedavi yaklaşımı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Fitoterapi, insanlar üzerinde gerçekleştirildiği için klinik bir uygulamadır. Bunun için fitoterapi uygulamalarının içinde hekim mutlaka yer almalıdır. Fitoterapi, uzun yıllardan beri halk arasında kullanılan bitkilerle tedaviyi gerçekleştirdiğinden dünyanın çeşitli yerlerinde uygulanan geleneksel tıp sistemleri ile sıkı bir ilişkisi vardır.”

Bitkisel tedavinin acil tedavi gerektiren durumlarda çok fazla etki sağlamadığını belirten Prof. Dr. Öztürk, bitkisel tedavinin klasik ilaçlarla yeterince etkin tedavi sağlanamaması durumunda gündeme geldiğini bildirdi.

BİLİNÇSİZ YAPILMAMALI

Prof. Dr. Öztürk, bitkilerdeki maddelerin düşük miktarda bulunmasından dolayı fitoterapi uygulamalarında etkinin yavaş yavaş kendini gösterdiğini belirterek, “Bitkisel tedavinin klasik uygulamalara göre yan etkisi azdır. Ancak, bilinçsizce yapılan fitoterapi son derece zararlıdır’ diye konuştu. Bazı bitkilerin fitoterapinin adeta yıldızı niteliğinde olduğunu ve dünyada çok yaygın kullanıldığına işaret eden Prof. Dr. Öztürk, şöyle konuştu:

“Bunlardan biri Uzak Doğu kökenli Gingo Biloba ağacıdır. Tedavide yaprakları kullanılan bu ağacın meyvesi zehirlidir. Yapraklar, yaşlanmayı geciktirici, alerji ile işitme engeli ve kulak çınlaması gibi akut ödeme karşı tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Dünyanın her yerinde yetişen Sarı Kentaron bitkisinin de, antibakteriyal, antiviral, antikanser etkisi bulunmaktadır. Ağaçlarda parazit olarak yetişen Ökse Otu da, kanser tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.”