“ULUSLARARASI ÖDÜLLÜ SİGARAYI BIRAKMA KAMPANYASI”

“Uluslararası Ödüllü Sigarayı Bırakma Kampanyası”nın tanıtım toplantısı, Sağlık Bakanlığı toplantı salonunda yapıldı.

Toplantıda ilk olarak, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Tahir Soydal, “Uluslararası Ödüllü Sigarayı Bırakma Kampanyası”na ilişkin bir sunum yaptı. Soydal’ın, sunumunda, doktor ve öğretmenlerin yanı sıra basın mensuplarının da çok sigara içtiklerini söylemesi üzerine Sağlık Bakanı Osman Durmuş, sigarayı bırakma kampanyasına katılan basın mensuplarına, ilgili genel müdürlük tarafından çeşitli ödüller verilmesini istedi. Durmuş, sigara içmeyen gazetecileri ise kendisinin ödüllendireceğini belirtti.

Sunumun ardından konuşan Bakan Durmuş, sigara içmenin çok yaygın bir bağımlılık olduğunu belirterek, sigara dumanında bulunan maddelerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle sigaranın dünyanın en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu belirtti. Durmuş, sigara ve sigara dumanında son derece zararlı 4 binden fazla kimyasal madde bulunduğunu, sigarada bulunan katran akciğerlere zarar verirken, karbonmonoksitin kan dolaşımını engelleyerek, pıhtılaşmaya engel olduğunu anlattı. Sigaranın kadınlarda doğurganlığı azalttığının, erkeklerde de iktidarsızlığa yol açtığının ispatlandığını dile getiren Durmuş, sigara içen ailelerin bebeklerinin ise düşük kiloda ve erken doğduğunun belirlendiğini kaydetti.

Durmuş, bu gerçekleri fark eden pek çok gelişmiş ülkede sigara tüketiminin azaldığını, ancak gelişmekte olan ülkelerde hızla arttığını vurgulayarak, Türkiye’de 1984 sonrası dönemde sigara tüketiminin yüzde 80 oranında arttığını bildirdi. Tütün ve tütün mamullerinin kullanımının azaltılması amacıyla yapılan çalışmalara da değinen Durmuş, 2010 yılına kadar sigara içmeyenlerin oranını 15 yaş üzerinde yüzde 80’in üzerine, 15 yaş altında ise yüzde 100’e çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.

Sigara konusunda 4207 sayılı Kanun’un getirdiği yasakların, “bazı alanlarda uygulamadan kaldırılması yönünde çabalar sürdürüldüğünü” dile getiren Durmuş, şunları söyledi: “Bu çabaların başında da Formula 1 araba yarışlarının düzenlenmesi için kanuni bir takım değişiklikler yapılması faaliyetleri gelmektedir. 1.5 saatlik araba yarışında çocuklar ve gençler, en az 45 dakika, dolaylı sigara reklamlarına maruz kalmaktadırlar ve sigara bağımlısı haline gelmektedir. Sağlık Bakanlığı olarak bunun karşısındayız ve karşısında olmaya devam edeceğiz. Sigara ile mücadele tek başına Sağlık Bakanlığı’nın yürüteceği bir faaliyet değildir.”

Özellikle 18 yaş altı çocukların sigara içme alışkanlığı kazanmalarına engel olmanın, sigara ile mücadelede önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Durmuş, bu konuda çocuklara örnek olabilecek, toplumda lider konumunda bulunan sanatçılara, öğretmenlere, sağlık personeline ve din görevlilerine önemli görevler düştüğünü söyledi. Durmuş, film yapımcılarının senaryolarında sigara görünen sahneleri kullanmamalarını istedi.

Bakan Durmuş, sigarayı bıraktıktan 2 saat sonra nikotinin vücudu terk ettiğini, 6 saat sonra kalp atış hızı ve kan basıncının normale döndüğünü, 12 saat sonra da sigara dumanından kaynaklanan zehirin kan dolaşımından temizlendiğini anlattı. Sigarayı bıraktıktan 5 yıl sonra ise kalp krizi riskinin yarı yarıya azalacağını ifade eden Durmuş, 10 yıl sonra ise akciğer kanseri riskinin yarı yarıya ineceğini ifade etti.

Ödüllü sigarayı bırakma kampanyalarının, çok sayıda sigara bağımlısının sigarayı bırakmasına yardımcı olduğunun altını çizen Durmuş, kampanyaya katılan binlerce kişinin ortalama yüzde 24’ünün, birinci yılın sonunda sigarayı tamamen bıraktığını belirtti.

Uluslararası sigarayı bırakma kampanyasının dünya çapında 1 milyon sigara bağımlısının sigarayı bırakmasını hedeflediğini kaydeden Durmuş, Türkiye’den 260 bin kişinin kampanyaya katılacağını düşündüklerini ifade etti. Bir kişiye 4 milyar lira para ödüllü kampanyanın ilk haftasında, 50 bin kişinin başvuruda bulunduğunu söyleyen Durmuş, 400 bin adet bastırılan katılım formlarının tükendiğini kaydetti.

Durmuş, “Kişiler ödülü kazanamasalar bile, sağlıklarında büyük bir iyileşme kaydedeceklerdir ki bu daha önemli bir kazanımdır” diye konuştu.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bakan Durmuş, bir gazetecinin, “2. Turizm Şurası’nda, Formula 1 araba yarışlarının Türkiye’ye getirilmesi yönünde karar alındığını” hatırlatması üzerine, turizmcilerin turizmi geliştirme çabalarını saygıyla karşıladığını belirtti. Durmuş, şöyle devam etti: “Ancak, Formula 1 araba yarışlarının Türk turizmine yapacağı katkılar kadar, o propagandanın yeni nesillerin sağlığını bozması dolayısıyla hem bir neslin mahvını hem de ekonomik yükleri karşılaştırdığımızda çok daha büyük kayıplara yol açtığını biliyoruz. Bu, Türkiye Sağlık Bakanlığı’nın görüşü değil, Dünya Sağlık Örgütü’nün görüşüdür. Birilerinin karları veya günübirlik çıkarlarını göz önüne alarak, Türkiye’nin sağlığını ve geleceğini feda edemeyiz.”

Bir gazetecinin, “2 yılda bir düzenlenen kampanyaya 2000 yılında neden Türkiye’nin katılmadığını” sorması üzerine Durmuş, bu soruyu ilgili genel müdürün yanıtlamasını istedi. Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü İsmail Toprak’ın, 1999 yılında yaşanan iki büyük deprem nedeniyle sigara kampanyası konusunda çalışma yapılamadığını belirtmesi üzerine Durmuş, “Tamam, deprem sağlık çalışanlarının yükünü artırdı ama sağlık çalışanları sakız çiğnerken, merdiven de inebilmelidir” dedi.

Sağlık Bakanı Durmuş, bir gazetecinin, siyasi parti liderlerinin ve milletvekillerinin de çoğunlukla sigara içtiğini söylemesi üzerine de şöyle konuştu: “Liderlerin sigara içiyor olması, bu işin hoş görünür tarafı olduğu anlamına gelmez. Onlar da madde bağımlısı olarak değerlendirilmeli. Onlar tabi ki büyüklerimiz, yöneticilerimiz, onların kişiliklerine yönelik bir eleştiri söz konusu olamaz ama ben kameramanlardan rica ediyorum, onları sigara içerken göstermeyin.”

Bakan Durmuş, “Bakanlık yöneticilerinden kampanyaya katılan var mı?” sorusuna da “Yeniden Bakan olsaydım ve üst düzey yöneticileri seçme şansım olsaydı ‘sigara içmeyenler gelsin, diğerleri nereye giderse gitsin’ derdim” yanıtını verdi. Bir gazetecinin, “Şu anda da bakansınız efendim” sözleri üzerine, “Ben hazır buldum, nefes mi aldırdınız bana insafsız…” dedi.