SINIRLAR VE ÇOCUĞA HAYIR DEMEK

Pedagog Güzide Soyak çocukların farkındalıklarının gelişiminin, sosyal çevreleri ve kendi istekleri doğrultusunda çeşitli deneyimler yaşaması ile oluştuğunu belirtiyor.

Farkındalığın gelişimi fiziksel, bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimin güçlenmesi ile doğru orantılıdır. Ebeveynlerin çocuğun gelişimini ve davranışlarını gözlemlemesi sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır. Sınırlar sadece çocuklar için değil aile içerisindeki tüm bireyler için gereklidir. Sınır ve sorumlulukların belirlenmesi çocukların kendine olan güven, öz saygısının gelişmesine yardımcı olur. Ancak çocuğun gelişimini destekleyen, koruyan çözüm yolları öğreten sınırlar kalıcı ve öğretici olabilir. Sınırları olan ailelerin çatışma konularının çok az olduğunu ve çözüm arayışlarının güç gösterisine dönüşmediği görülmektedir. Duyguları kontrol edebilmek ve sosyal problem çözme becerisinni gelişmesi sınır ve sorumlulukların net olması ile gelişebilir.
Ebeveynler çocuklarına sınır koyma öğretmek için genellikle, “hayır” kelimesine öğretmek yada “yapma” gibi kelimeleri tekrar ederek isteklerine uyum sağlamasını beklerler. İlk 2 yıl içerisinde anlamını pek anlamadığı bu kelimelere çocuklardan farklı tepkiler gelebilir.
Aileler çocukların bu kelimeleri o an anlasa bile tekrar aynı durumla karşılaşıldığında çocuğun aynı şeyleri yapmaya devam ettiğini iletirler. Onların söylenenleri unutabileceğini çok tekrara ve öğrenme deneyimine ihtiyaçları olduğunu unutmamak gerekir. Tehlikeli durumlar ve nesneler için sadece “hayır” ve “yapma” kelimesinin yeterli olmadığını ebeveyn olarak bizlerin onların korunması için önemler almamız gerektiğini hatırlamamız gerekir. “Hayır” kelimesini sıklıkla tekrar eden durumlarla ilgili kullanabiliriz. Kararlı ve sakin bir ifade ile ilişki kurulmalı, çocuğun sizi dinlediğinden emin olunmalı. Göz teması kurulmadan, kızgın bir ses tonu ile ve çok sık kullanılan hayır kelimesinin amacına ulaşması düşünülemez.
Bu durumla ilgili ebeveynlerin farklı düşünce ve davranış sergiliyor olması çocuğun zihninin karışmasına neden olacaktır. Ebeveynlerin kendi yaşamlarındaki sınırsızlık arzusu onların çocuklarına sınır öğretmesine de güçleştirecektir. Yetersiz zamanlarının olması ve bu nedenle hissedilen suçluluk duygusu en sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Ebeveynlerin farklı çocuk yetiştirme isteği ve hata yapmaktan çekinoyr olması çocuğun da farklı davranışlar sergilemesine neden olacaktır. “Hayır” kelimesini kullanırken ve isteğinin red edildiğini ifade ederken mutlaka çözümü de konuşmak gerekir. Sınıflara tepki göstermek normal çocuk gelişiminin normal çocuk gelişiminin seyrinde de vardır. İtiraz etme ve bunu ifade etmesine izin verilmeli.
Uzun ve sıklıkla yaşanan ağlama krizleri dikkatle izlenmeli. Nedenleri ve çözümleri ebeveynler tarafından gözden geçirilmeli.
Ebeveynler arasındaki düşünce ve tutum farklılıkları krizlerin kuvvetli yaşanmasının en önemli nedenidir. Olumlu davranışları ödüllendirme, istenmeyen davranışları azaltmak için en önemli araçtır.