SİGORTA İŞLETMELERİNDE MALİYET UNSURLARI VE MALİYET OLUŞUMU

ÖZET

İnsanların ve kurumların, karşılaşma olasılıkları bulunan risklerin yol açacağı zararları önlemek amacıyla bir araya gelerek oluşturdukları bir organizasyon olarak sigorta işletmeleri, ekonomi açısından büyük önem taşımaktadırlar. Sigorta işletmeleri, risklerle karşılaşma olasılığı bulunan ekonomik üniteleri biraya getirmekte ve belirli bir bedel karşılığında risklerin gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkacak zararı karşılamayı taahhüt etmektedirler. Mali kurumlar olarak sigorta işletmelerinin, faaliyetlerini gerçekleştirirken karşılaştıkları maliyet unsurları ve hizmet üretimi sürecinde maliyetin oluşumu, bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı; sigorta işletmelerinde maliyet unsurlarını açıklamak ve maliyetin oluşum sürecini incelemektir. Çalışmada öncelikle sigorta ve sigorta işletmesi kavramlarına yer verilmektedir. İkici kısımda sigorta işletmelerinin maliyet unsurları açıklanmaktadır. Çalışmanın son kısmında ise söz konusu işletmelerde maliyet oluşumu süreci ele alınmaktadır.

1. GİRİŞ

Sigorta işletmeleri, ekonomik ve sosyal katkıları ile önemli güvenlik kurumları arasında yer almaktadırlar. Güven esaslı bir faaliyet olan sigorta hizmeti, sigorta işletmeleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Güvenlik sağlayan bir kurumun kendisinin de güvenlik içinde bulunması gerekmektedir. Ekonomik açıdan güvenlik içinde bulunmanın ve sigortalılar ile olası sigortalılara güven verebilmenin temel koşulu ise kaynakların rasyonel kullanımıdır. Belirli yasal düzenlemeler ile kendilerine sigortalılar tarafından emanet edilen paraları güvenlik içinde değerlendirmek zorunda olan sigorta işletmeleri, öncelikle sigortalıların karşılaştıkları hasarları gidermekte, daha sonra güvenlik, likidite ve rantabilite ilkelerine bağlı kalarak gelir getirici yatırımlar yapmaktadırlar. Sigorta işletmeleri gelir yaratırlarken, ayrıca faaliyetleri süresince belirli maliyetleri de üstlenmek durumunda kalmaktadırlar. Bu çalışmada, sigorta işletmelerinin maliyet unsurları ve maliyetin oluşumu süreci incelenmektedir. Çalışmanın amacı, sigorta işletmelerinde kaynakların rasyonel kullanımı açısından maliyet unsurlarının incelenmesi ve maliyet oluşumu sürecinin açıklanmasıdır. Çalışmada öncelikle sigorta ve sigorta işletmesi kavramları açıklanmakta ve çalışma konusu ile ilgisi ölçüsünde sigorta işletmelerinin özelliklerine yer verilmektedir. Daha sonra sigorta işletmelerinde maliyet unsurları incelenmekte ve maliyet oluşumu süreci açıklanmaktadır.

2. Sigorta ve Sigorta İşletmeleri

Sigorta işletmeleri; riskleri azaltmak ve riskin gerçekleşmesi halinde ortaya çıkan zararları belirginleştirmek amacıyla oluşturulmuş iktisadi ve sosyal kurumlardır. Belirli bir riskin, belirli ölçüde tehdidi altında bulunan çok sayıda ve benzer nitelikte birimlerin, ortaya çıkacak zararları birlikte karşılamak üzere bir araya getirilmesi ise sigortanın amacını oluşturmaktadır. Sigorta kavramı, ekonomik anlamda; bilinmeyen, ancak toplu olarak tahmin edilebilen risklerin yol açacağı zararların giderilmesi amacıyla, zararların yol açtığı para gereksinimine ilişkin bir karşılık ayrılmasışeklinde tanımlanabilir. Hukuki açıdan ise; belirli bir olayın meydana gelmesi durumunda, bu olayın neden olacağı olumsuz sonuçları gidermeye yönelik bir hizmet sözü olarak ifade edilmektedir. Bu çalışmada tercih edilen sigortaya ilişkin geniş kapsamlı tanımlama Duman tarafından aşağıdakişekilde yapılmıştır:“Sigorta; belirli bir prim karşılığında, kişi hayatının ya da organlarının veya kişi ve kuruluşların para ile ölçülebilir maddi varlıklarının sigorta kural, kanun ve yönetmeliklerince sınırlanmış bölümlerinin karşılaşabileceği aynı kıstaslarla sınırlı tesadüfi rizikoların gerçekleşmesinden doğacak hasarlarını ölçülen değer üzerinden ve gerçekleşen hasar oranında karşılayarak sosyo-ekonomik çöküntüleri dağıtan ve önleyen, yatırımlara aktarılan fonları ve ikrazları ile ekonomiye kaynak yaratan işlemler bütünüdür.“ Sigorta, hukuki akitle düzenlenmekte, ayrıca çeşitlişekillerde devlet tarafından denetlenmekte ve desteklenmektedir.Sigorta organizasyonunun önemli fonksiyonlarından biri de, sigorta güvencesi arayan kişileri bir araya getirmektir. Ortak güvence arayışı ile bir araya gelen insanlar, oluşacak zararları birlikte üstlenmeyi taahhüt etmektedirler. Bu durum, sigortacının amacının, meydana gelebilecek hasara engel olmak olmadığını; ancak bu hasarı grup üyelerine dağıtarak, hasarı, grubun her üyesi için taşınabilir duruma getirmek olduğunu ortaya koymaktadır.

Sigorta, aynı zamanda tasarrufları arttırıcı etkisi ile de, ekonomide sermaye oluşumuna katkı sağlamakta ve endüstrileşme ile dengeli bir ekonomik büyümenin önemli araçlarından biri olmaktadır. Sigorta işletmeleri, birçok amacı gerçekleştirmek üzere oluşturulan organizasyonlardır. Öncelikle, sigorta hizmetinin sunulması görevi, sigorta işletmeleri tarafından yerine getirilmektedir.Sigorta işletmeleri ekonomide aynı riskin tehdidi altında bulunan kişi ve kurumları bir araya getirme görevini yerine getirmekte, güven pazarlamakta ve bir organizasyon olarak risk ve belirsizliklerle dolu geleceğin güvence altına alınması ihtiyacına yönelik hizmetleri gerçekleştirmektedirler. Sigorta işletmeleri, sigorta güvencesi sunan hizmet kurumlarıdır. Endüstriyel üretim ile karşılaştırıldığında, sigorta güvencesi üretiminin iki temel farklılığı bulunmaktadır:

1. Sigorta (malı), önce satılmakta, sonra üretilmektedir. Yani sürüm, tamamlanma aşamasından önce olmaktadır.

2. Risk üstlenmenin fiyatı, her bir sözleşmenin parça maliyetine göre değil, aksine sadece istatistiki esasların kullanılması ile yapılan hesaplamaların sonuçlarına göre belirlenmektedir.

Sigorta işletmeleri; belli bir prim karşılığında riskleri dağıtarak, etkilerini azaltmaya çalışan kuruluşlarşeklinde tanımlanabilir. Bu amaca yönelik olarak sigorta işletmeleri, riskin belirli ve parayla ölçülebilir olma koşulunu aramakta ve sigortalı adına riskin yönetimi sorumluluğunu üstlenmektedirler. Ayrıca; temelde riski, çok sayıda üyeye paylaştırmak ve tüm sigortalılardan topladığı katkılar (prim) ile zarara uğrayan her bir sigortalının kayıplarını karşılamayı amaçlamaktadırlar. Sigorta işletmeleri, bir yandan mali güçleri ile ekonomik kalkınmanın vazgeçilmez unsurları olmakta, diğer yandan sağladıkları güvence hizmeti ile toplumsal huzurun araçları arasında yer almaktadırlar. Bu işletmeler sigortalıların güvenliğini temin ederken, özellikle işletme olarak kendilerinin de güven içinde bulunmalarını sağlamak ve üçüncü kişilere güven vermek zorundadırlar. Bu açıdan, finansal yapılarının sağlıklı ve sağlam olması gerekmektedir. Sigorta işletmelerinin finansal yapılarının güven vermesi büyük ölçüde sermaye yapıları ile ilgilidir. Güven pazarlayan işletmeler olarak, sigorta işletmelerinde özkaynak sermayesi; özellikle sigortalılar ile olası sigortalılar açısından, işletmenin güvenilirliğinin önemli göstergeleri arasında değerlendirilmektedir. Bu anlamda sağlıklı bir özsermaye yapısı, işletmeye duyulan güveni güçlendirmektedir.Sigorta işletmeleri için özsermayenin yanı sıra belirli dış kaynak sermaye unsurları da söz konusudur. Sigorta işletmeleri için dış kaynak sermaye unsurları; matematik karşılık, döner riskler karşılığı ve askıda kalmış hasarlar karşılığı olarak belirtilebilir.Sigorta işletmelerinin finansal yapısı, diğer mali kurumlardan belirli konularda farklılık göstermektedir. Sigorta işletmeleri, finansal olarak uzun vadeli kaynak toplamakta ve bunları belirli alanlarda yatırımlara dönüştürerek gelir elde etmektedirler. Elde edilen gelirler ile sigortalıların karşılaştıkları hasarların neden olduğu maddi kayıplar giderilmektedir. Ayrıca bu gelirler sayesinde sigortalılara ait tasarrufların artmasına
katkı sağlanmakta ve tasarruf sahiplerine gelecek güvencesi sunulmaktadır. Sigorta işletmelerin topladıkları fonların değerlendirilmesi konusunda sınırlar, sigortalıların korunması amacıyla devlet tarafından belirlenmektedir. Sigorta işletmeleri birçok mali kurumdan farklı olarak eldeki fonları, öncelikle güvenlik prensibini, daha sonra likidite ve kârlılık prensiplerini göz önünde bulundurarak yatırıma dönüştürmektedirler. Ayrıca yatırımlarında riskin dengeli dağılımı ilkesine de önem vermektedirler. Türk sigortaşirketlerinin yatırımlarının %70-%80’i devlet tahviline gitmektedir. Yanişirketlerin yatırım gelirleri çok büyük ölçüde devletin iç borçlanma politikalarına bağlı olmaktadır. Bu durumdaşirketin, devlet politikalarında oluşabilecek değişiklikler sonucunda yatırım gelirlerinde meydana gelebilecek olası düşüşlere karşı hazırlıklı olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra sigortaşirketlerinin yatırımlarının tümünün devlet tarafından izlenmekte ve denetlenmekte olması, sigortalılar için önemli bir güvence
kaynağı olmaktadır.

3. Sigorta İşletmelerinde Maliyet Unsurları

Sigorta işletmelerinin finansal yapılarının dengeli ve sağlıklı olması, sermaye yapılarının yanı sıra, kaynakların rasyonel kullanımı ile ilgilidir. Sigorta işletmeleri elde ettikleri prim gelirlerini, belirli alanlarda yatırımlara dönüştürerek değerlendirmektedirler. Elbette gelir elde etmenin yanında, faaliyetleri süresince belirli maliyetleri de üstlenmek durumunda kalmaktadırlar. Bu kısımda söz konusu maliyet unsurları açıklanmaktadır.Maliyet; belirli bir hesap döneminde, işletme amaçlarına yönelik olarak, hizmet üretimini gerçekleştirmek üzere sarf edilmiş üretim faktörlerinin parasal değeri olarak tanımlanabilir. Bu anlamda maliyet, verim elde etmek amacıyla, değeri bulunan malların tüketilmesi olarak genelleştirilebilir. Sigorta uygulamasında ve büyük ölçüde literatürde maliyet; sadece işletme (yönetim) maliyetlerinden oluşmamaktadır. Bütün üretim faktörlerinin, değer yaratmaya yönelik kullanımları, maliyet kapsamında yer almaktadır. Yani, sigorta hizmetini (hasar ödemelerini) gerçekleştirmek için gerekli olan para, reasürans korunması sağlamak için üstlenilen maliyet (kendine ait reasürans maliyeti) ve işletmenin ihtiyaç duyduğu varlıkların finansmanında kullanılan sermaye maliyeti de, toplam maliyetin unsurları arasında yer almaktadır.

Sigorta işletmesi, olası sigortalılara ulaşmak ve sigorta hizmetini pazarlamak için, değişikşekillerde maliyetleri de taşımak durumunda kalmaktadır. Farny` ye göre sigorta işletmelerinin maliyet grupları aşağıdakişekilde sıralanabilir: 1. Personel maliyetleri2. Temsilcilik maliyetleri3. Maddi maliyetler4. Hasar maliyetleri5. Reasürans maliyetleri6. FaizlerSöz konusu maliyet gruplarına ilişkin açıklamalar ise, alt başlıklar halinde aşağıdakişekilde incelenmektedir.

3.1. Personel Maliyetleri

Personel maliyetleri; işletme çalışanlarına ödenen aylıklar ve diğer ödemeleri kapsamaktadır. Sigorta işletmelerinde çalışan iç ve dış hizmet birimlerine mensup personelin, işletmeyle aralarındaki sözleşme gereği almış oldukları; aylık, sosyal yardımlar, ikramiye ve primler ile, tüm bunlara ilişkin yasal ödemeler, personel maliyetleri kapsamında yer almaktadır.Sigorta sektöründe personel hareketliliği genelde yüksektir. Ülkemizde sektöre dahil olan personel belirli bir süre sonra farklı gerekçelerle iş değiştirmekte veya sektörden ayrılmaktadır. Bu durumda söz konusu personel için yapılan yatırım, sigorta işletmesi açısından geri alınamaz bir maliyete dönüşmektedir. Bunu önlemek amacıyla personel seçiminin özenle gerçekleştirilmesi, maliyet tasarrufu açısından kaçınılmaz görünmektedir. Sigorta işletmelerinin sunduğu hizmet, karmaşık ve ihtisaslaşmayı gerektiren bir özellik taşımaktadır. Bu hizmeti sunan personelin, etkin birşekilde eğitimden geçirilmesine ihtiyaç vardır. Çalışanların teorik olarak bilgilendirilmelerinin yanı sıra, bilfiil meslek içinde çalıştırılarak, iş başında eğitimden geçirilmeleri de gerekmektedir. Bu eğitim çalışmalarına yönelik harcamalar, işletme için personele yönelik önemli bir maliyet unsuru olarak kabul edilmektedir.

3.2. Temsilcilik Maliyetleri

Temsilcilik maliyetleri kapsamında; işletmelerin pazarlama örgütü içinde yer alan ve temsilcilik verilen kişi ve kuruluşlara yönelik olarak yapılan maliyetler bulunmaktadır. İşletme adına temsilcilik görevi üstlenen aracıların, bir kerelik veya sürekli komisyon hakları, farklışekillerde yapılan destek ve ödemeler, bu maliyet türünün unsurlarını oluşturmaktadır.Sigorta işletmelerinde örgüt yapısı, iç örgütlenme ve dış örgütlenme olmak üzere iki boyutta incelenmektedir. Dış örgüt yapısını oluşturan ve sigorta işletmelerinin pazarlama ağında yer alan acenteler, sigorta işletmesi için pazarlama ve temsil organı olarak görev alırlar. Sigorta işletmeleri, belirli konularda temsilcilik görevi üstlenen acentelerin faaliyetleri esnasında karşılaştıkları tanıtım, reklam, tutundurma vb. maliyetlerin bir kısmını üstlenmektedirler. Ülkemizde sigorta işletmeleri, acentelerinin faaliyet gösterdikleri bölgelerin özelliğine göre, bu kurumların tutundurma ve reklam faaliyetlerinden kaynaklanan maliyetlerinin bir kısmına katı
maktadırlar. Ayrıca acentelerin sigorta poliçesi üretiminden kaynaklanan komisyon hakları, sigorta işletmeleri için temsilcilik maliyetleri arasında değerlendirilmektedir.

3.3. Maddi Maliyetler

İşletmeye ait maddi malların tüketilmesi ile ortaya çıkan maliyetler, maddi maliyetler kapsamında yer almaktadır. Maddi maliyetler; farklı gruplardan oluşmaktadır. Bunlar arasında özellikle; işletmede kullanılan malzemeler, enerji giderleri, işletmeye ait bina, vasıta ve diğer işletme araçlarının bakım ve onarım maliyetleri yer almaktadır. Bununla beraber, işletmenin telefon ve yazışma giderleri, üye olunan derneklere ödenen aidatlar, reklam ve banka masrafları da diğer maddi maliyetler olarak değerlendirilmektedir.Günümüzde gelişen bir sektör olarak sigorta, yüksek ölçüde teknolojik imkanlardan yararlanmaktadır. Artık internet olanakları ile büyük kitlelere ulaşan sigorta işletmelerinin teknolojik yatırımları, geçtiğimiz yıllara oranla göreceli olarak artış göstermektedir. Servisi oluşturan tüm unsurların elektronik ağlarla birbirine bağlanması ve bilgisayarlaşma, günümüzde önemli maliyet unsurları olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca hizmet sunumunda kullanılan bilgisayar yazılımları da, sigorta işletmeleri açısından vazgeçilmez yatırımlar olarak maliyet kalemleri arasında yerini almıştır.

3.4. Hasar Maliyetleri

Hasar ödemelerişeklinde üstlenilen, ayrı bir maliyetin varlığı söz konusudur. Sigorta işletmeleri, söz konusu ödemeleri; sigorta primleri ve diğer gelirler ile oluşan ve yatırımlar vasıtasıyla gelirlendirilen fon havuzundan karşılamaktadırlar. Hasar ödemeleri, sigorta işletmeleri için nakit çıkışını gerektirmektedir. Gerçekleşen bu nakit çıkışı, sigorta işletmeleri için hasar maliyetine yol açmaktadır. Buşekilde hasar maliyeti; güvence altına alınan sigorta unsurunun zarara uğraması sonucunda üstlenilen yükümlülüğü ifade etmektedir. Hasar maliyetleri sigorta hizmetinin en önemli maliyet unsurlarından biridir.Sigorta işletmeleri, belirledikleri risk politikasına göre pozisyon almakta ve frekansını uygun buldukları riskleri üstlenerek olabildiğince hasar ödemelerini sınırlamak istemektedirler. Yaygın kanı, küçük hasarlar oluştuğunda sigorta işletmesinin ödemede hızlı davrandığı, ancak büyük hasar meydana gelmesi durumunda ise zaman zaman gecikmeler olabildiği yönündedir. Ancak bu durumun bilinçli olarak gerçekleştirilmesinin, esası güven olan sigorta sistemine büyük zararlar vereceği açıktır. Hasar ödemelerinden kaynaklanan maliyetler, risk üstlenme aşamasında uygun politikalar izlenerek belirli seviyede tutulmaya çalışılmalı, ancak hasar gerçekleştiği anda ise en kısa sürede ödenerek sigortalının güveni korunmalıdır.

3.5. Reasürans Maliyetleri

Sigorta işletmeleri, üstlendikleri riskin bir kısmını veya tamamını başka sigorta veya reasürans işletmelerine devretme hakkına sahiptirler. Bu sayede, taşıyabilecekleri kadar riski üstlenmektedirler. Ancak, riski diğer işletmelere devretmenin maliyetini de taşımak zorunda kalmaktadırlar. Buşekilde, kendilerine yönelik reasürans koruması sağlamak amacıyla üstlendikleri maliyetler, reasürans maliyetleri olarak anılmaktadır.Sigorta işletmeleri risk üstlenme politikalarına uygun olarak sigorta hizmeti sunarken, değişik nitelikte ve sıklıkta gerçekleşen riskleri bedeli karşılığında sigortalamaktadırlar. Ancak risk üstlenme işlemi, hasarın gerçekleşme olasılığına ilişkin tahmin ve hesaplamalara dayanmaktadır. Gelişen ve farklılaşan koşullarda ve dinamik bir ekonomik ortamda faaliyet gösterildiğinden, sigorta işletmesinin içinde bulunduğu risk pozisyonu sürekli değişmekte ve üstlenilen risklerin gerçekleşme sıklığı ile olasılıklarının artması söz konusu olabilmektedir. Bu durumlarda üstlenilen risklerin belirli bir kısmının veya tamamının bedeli ödenerek reasürörlere devredilmesi gerekmektedir. Doğal olarak riskin gerçekleşme olasılığı ile riski üstlenme maliyeti arasındaki ilişki göz önünde bulundurulmalıdır. Reasürans maliyeti, sigorta işletmesinin üzerinde tuttuğu riski, başka bir reasüröre devrederken ödemek zorunda bulunduğu primlerden oluşmaktadır. Örneğin deprem sigortası talebindeki artış, sigorta işletmelerinin bu alanda yüksek ölçüde risk üstlenmelerine yol açmış ve sigorta işletmeleri, gerçekleşme olasılığına bağlı olarak oluşan fiyatı karşılığında ilgili riskleri reasürörlere aktarmışlardır. Bunun gibi tüm sigorta türlerinde reasürans maliyeti söz konusu olmaktadır. Ancak reasürans maliyetinin tutarı, izlenen risk politikasıyla ilişkili bulunmaktadır.

3.6. Faizler

Sigorta işletmelerinin maliyetleri kapsamında, ödenmek zorunda kalınan faizlere ilişkin bir maliyet türünün bulunduğu belirtilmelidir. Bu maliyet, genellikle sermaye talebi söz konusu olduğunda gündeme gelmektedir. Faizler, sigorta işletmelerinin dış kaynak kullanmaları durumunda, taşımak zorunda bulundukları bir maliyet türüdür. Ancak, sigorta sektöründe dış kaynak kullanımının oldukça düşük olduğu bilinmektedir. Sigorta, güven esasına dayalı ve uzun vadeli bir alan olduğundan, ekonomideki gelişmelere büyük ölçüde duyarlıdır. Ekonomik olarak enflasyonist ortam, sigortanın gelişmesinde en büyük engellerden biri olarak görülmektedir. Faiz düzeyinin oluşmasında enflasyonist etki, sigorta işletmelerini diğer işletmelerden çok daha olumsuzşekilde etkilemektedir. Enflasyon, sigorta talebinin oluşmasında ciddi bir sınırlanmaya yol açarak gelirlerin azalmasına, faizler üzerindeki olumsuz etkisi ile de maliyetlerin artmasına neden olmaktadır.Ülkemizde sigorta işletmeleri, yatırım ilkeleri ve düzenlemeler gereği elde
ettikleri prim gelirlerin büyük bölümünü, getirisi faiz olan araçlara yatırmaktadırlar. Dolayısıyla dış kaynak kullanımının tercih edilmediği ve gelirin faize dayandırıldığı bir sistemde, ekonomik gelişmeler ve enflasyon ile faiz ilişkisi büyük bir dikkatle izlenmelidir. Faiz giderleri, sigorta işletmesinin gerçekleştirdiği finansal faaliyetlerde karşılaştığı bir gider türü olarak dikkate alınırken, faiz düzeyi gelirleri etkileyen bir unsur olarak göz önünde bulundurulmalıdır.Sigorta işletmeleri yukarıda açıklanan maliyet türleri ile faaliyetleri boyunca karşı karşıya kalmaktadırlar. İfade edilen maliyetlerin yapısal özellikleri farklılık göstermektedir. Sigorta işletmeleri açısından bu özellikleri dikkate alan diğer bir sınıflama ise maliyetlerin; sabit ve değişken maliyetler olarak gruplanmasıdır. Buşekilde maliyet sınıflandırılması, işletmenin çalışma derecesi ile sözleşme büyüklüğüne bağlı olarak incelenmektedir.Çalışma derecesine ilişkin sabit maliyet; işletmenin ilgili hesap döneminde, işletme kapasitesinin kullanımından bağımsız olarak oluşan maliyeti ifade etmektedir. Büyük ölçüde zamana bağımlıdır. Bunlar arasında; kısa ve orta vadede personel maliyeti, kullanılan işletme malzemesinin büyük bölümü ve sermaye maliyeti sayılabilir.Çalışma derecesine ilişkin değişken maliyet ise; işletmenin hesap dönemindeki üretim hacmine bağlı olarak değişken nitelik taşımaktadır. Bunlar arasında; hasar ödemeleri, reasürans maliyeti ve aracılara ödenen komisyonlar yer almaktadır.

4. Sigorta İşletmelerinde Maliyet Oluşumu

Güvenlik sağlayan mali kurumlar olarak sigorta işletmelerinde maliyet programsızlığı ve kontrolsüzlüğü, önemli kaynak kayıplarına yol açmaktadır. Oysa verimliliği ve sürekliliği sağlamak, gelir maksimizasyonunun yanı sıra, maliyet minimizasyonunu da gerekli kılmaktadır. Bu açıdan özellikle maliyet unsurlarının ayrıntılı olarak incelenmesinin yanı sıra, maliyet oluşumu sürecinin analizi de, kaynakların rasyonel kullanımı amacına hizmet edebilecektir.

Sigorta hizmeti, özelliği sebebiyle güveni esas almaktadır. Hizmeti sunan kurumun, sigortalılara ekonomik açıdan güven vermesi gerekmektedir. Sigortalılar bir anlamda emanet ettikleri kaynakların rasyonel kullanılması ve kayba uğramaması konusunda sigorta işletmesince güvenceye alınmışlardır. O halde, emanet edilen kaynakların olumsuz kullanımına ve kaybına yol açabilecek gereksiz maliyetlerden kaçınılması gerekmektedir. Bu da maliyetin oluşumu süreci ile ilgilidir. İşletmede gereksiz maliyetler oluşmadan önce önlenebilmelidir. Bu sebeple, sigorta işletmelerinde maliyetin oluşumu süreci büyük önem taşımaktadır.Sigorta işletmelerinde teorik olarak maliyet; genel anlamda güven hizmetinin üretilmesi ve sunulması sürecinde meydana gelmektedir. Olası sigortalılara ulaşmaktan, onları sigortalı yapmaya ve güvence altına alınan riskin gerçekleşmesi ile oluşan hasarın giderilmesine kadar geçen süreç, maliyetin (dolayısıyla kârın) oluşumu süreci olarak tanımlanabilir.Maliyetin oluşumu süreci, maliyete yol açabilecek faaliyetlerin planlanması aşaması ile başlar. Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, olabildiğince hizmet kalitesinin korunarak ve sigortalıların güveni güçlendirilerek, maliyet tasarımlarının yapılmasıdır. Faaliyetler süresince üstlenilecek maliyetler ve bu maliyetler neticesinde elde edilmesi umulan getiriler, planlama aşamasında ayrıntılı olarak belirlenmeli ve maliyet programı etkili bir biçimde uygulanmalı ve denetlemelidir.Sigorta işletmelerinde, faaliyetlerin gerçekleştirilmesinden kaynaklanan ve zorunlu olarak üstlenilmek durumunda kalınan maliyetler söz konusudur. Dolayısıyla öncelikle üstlenilen maliyet, olası sigortalılara ulaşılması ve onların sigortalı hale getirilmesi sürecinde yapılan tüm harcamalarla ortaya çıkmaktadır. Bunlar arasında da, işletmenin tanıtım ve reklam harcamaları öncelikle yer almaktadır. Sigorta işletmelerinde beşeri sermaye, en önemli kaynaklar arasında yer almaktadır. Sigortalılara sunulan hizmetin kalitesi, büyük ölçüde personelin verimi ile ilişkilidir. Verimli
ve kaliteli personelin ücretlendirilmesi de, elbette personel maliyetlerinin artmasına yol açmaktadır. Bu sebeple sigorta işletmelerinin, personel maliyetinin oluşumunda, hizmet kalitesinin korunmasını dikkate alan ve maliyet programındaki dengeleri gözeten bir politika izlemeleri gerekmektedir. Ayrıca işletmenin piyasadaki rekabet pozisyonu da göz önünde bulundurulmalıdır.Sigorta işletmelerinin faaliyetleri, personel maliyetlerinin yanı sıra, temsilcilik maliyetleri ve maddi maliyetlerin oluşmasına da yol açmaktadır. Ancak hasar maliyetleri olarak anılan maliyet grubunun, diğer maliyetlerden belirgin bir farkı bulunmaktadır Hasar maliyetleri, üstlenilen riskin gerçekleşmesi, yani güvenceye alınan ekonomik değerin hasara uğraması durumunda ortaya çıkmakta ve zaman ve tutar açısından belirsizlik göstermektedir. Dolayısıyla belirli tahmin ve hesaplamaların dışında, hasar maliyetlerine ilişkin öngörüler yetersiz kalmaktadır. Hasarın ne zaman ve ne tutarda gerçekleşeceği belli olmadığından, bu maliyet türünün oluşumu tamamen rastlantısal ve belirsizdir. Bu belirsizlik, işletmeler açısından sürekli, olağanüstü durumlarda oluşabilecek büyük maliyetlere hazır olmayı gerekli kılmaktadır. Ayrıca hasar maliyetlerinin, sigorta işletmelerinin en önemli maliyetleri arasında bulunması, bazı sigorta işletmelerini hasar önleyici bilgilendirme ve eğitim çalışmalarına kaynak ayırmaya yöneltmektedir.Sigorta işletmeleri üzerlerine aldıkları riskin tamamını veya bir kısmını diğer bir sigorta veya reasürans işletmesine devretmekte ve ilgili hasarın gerçekleşmesi durumunda üstleneceği hasar maliyetini düşürmektedir. Ancak devredilen riskin reasürör açısından bir taşıma maliyeti bulunmaktadır. Bu çerçevede reasürans işlemi gerçekleştiğinde, sigorta işletmesinin ödediği prim, reasürans maliyetinin oluşumuna yol açmaktadır. Sigorta işletmesi sürekli olarak risk pozisyonunu izlemekte ve gerekli gördükçe üzerinde tuttuğu riski diğer sigorta veya reasürans işletmesine aktarmaktadır. Sigorta işletmeleri, finansal pozisyonlarına bağlı olarak sık olmasa da zaman zaman dış kaynaklara başvurmak zorunda kalmaktadırlar. Bu durumda alınan krediden kaynaklanan faiz, bir maliyetin oluşmasına yol açmaktadır. Ancak sigorta işletmelerinin dış kaynak kullanmak suretiyle finansmanı, bu işletmelerin güven sağlama fonksiyonu dikkate alındığında tercih edilen bir yol olmamaktadır. Bu noktada yapılması gereken, dış kaynak maliyetinin yüksekliğinin ve dış kaynak kullanmak suretiyle üstlenilen riskin, finansman politikaları oluşturulurken dikkate alınmasıdır.Sigorta işletmeleri faaliyetleri neticesinde ülkede önemli bir ekonomik kaynağın oluşmasına olanak sağlamaktadırlar. Bu işletmelerin ekonomide fon yaratma konusunda ciddi bir potansiyeli bulunmaktadır. Sigortalılardan toplanan fonlar, ülkenin hizmetine sunulmakta ve ekonomi bu sayede uzun vadeli ve uygun kaynaklara sahip olmaktadır. Toplanan fonlar yoluyla ülkede t