SAVAŞÇI KIZLAR KARNELERİNİ ALDILAR!

10 sene önce 600 gram olarak dünyaya gelen ve 100 gün boyunca VKV Amerikan Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde verdikleri yaşam mücadelesini kazanan Mina ve Sena kardeşler karne heyecanlarını doktorları ile paylaştılar.

VKV Amerikan Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesinde 10 sene önce prematüre olarak dünyaya gelen Mina ve Sena kardeşler, birlikte yaşam mücadesi verdikleri doktorları ile hem karne sevinçlerini paylaştılar hem de doğum günlerini kutladılar.

10 sene önce erken doğum riski ile gebeliğinin 6. ayında hastaneye kaldırılan anne Ferah Atalık yaşanan süreci şöyle anlatıyor: “Gebeliğimin 5. ayında doğum süreci zaten hafif hafif başlamıştı, 6. ayda ise erken doğum riski ile hastaneye kaldırıldım. Hastaneye yattıktan 2 gün sonra doğuma alındım. Bebeklerimin ciğerlerinin tam olarak gelişebilmesi için doktorlar doğumu özellikle geciktirmeye çalıştılar ve beni, 19 Haziran sabahı saat 9’da ameliyata almaya karar verdiler. Mina 630 gram, Sena ise 600 gram olarak doğdu. Bebeklerim, 100 gün süre ile yenidoğan yoğun bakım ünitesinde hayata tutunmaya çalıştılar. Gün aşırı süt getiriyordum. Mina bir takım ameliyatlardan geçti. Gözlerinde körlük riski vardı ve sonucu 10 gün sonra alacaktık. Durumunun ne olacağı belli değildi, hiç göremeyebilirdi. O üzüntüleri yaşarken 10 gün boyunca sürekli geceleri uykumda ağladığım günleri hatırlıyorum. 100. günün sonunda Sena 1 kilo 800 gram, Mina ise 2 kilo 200 gram olarak hastaneden ayrıldık. Fakat hastanemizin değerli hemşireleri yaklaşık 45 gün boyunca 13’er saat vardiyalı olarak evimize gelerek bize yardımcı olmaya devam ettiler.”

Mina ve Sena kardeşler için “Savaşçı Kızlar” ifadesini kullanan VKV Amerikan Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi Şefi Dr. Gülnihal Şarman, uygulamaları şöyle açıklıyor: 10 sene önce Türkiye’deki uygulamalar açısından bizler de yeniydik, ünitemiz yeni kurulmuştu. Mina ve Sena yaşamın sınırında doğmuş 25 haftalık bebeklerdi. Bebekleri sürekli takip altında tutmamız gerekiyordu çünkü durumları an ve an değişebiliyordu. Ben ve Dr. Pınar Dayanıklı o zamanlar bebeklerin başlarından bir saniye bile ayrılmadan haftalar geçirdik. İlk bir hafta her zaman beyin kanaması açısından riskli dönemdir. Bir haftanın sonunda yaptığımız beyin ultrasonlarında kanamanın olmadığını görmek, çabalarımızın ileriye yönelik çok güzel bir yatırım
olduğuna işaretti. Sonuçlarını şimdi görebiliyoruz: Sena ve Mina, normal okula gidiyorlar, 3. sınıfı bitirdiler ve kolay bir Türkçe ile yazılmamış olan bir kartı dahi rahatlıkla okuyabildiler. Bunlar, görme ve işitme duyularının, beyinleri ile iyi bir koordinasyon içinde çalıştığını gösteren verilerdir. 100 gün boyunca ünitede verilen yaşam mücadelesinde çok inişli çıkışlı anlar yaşadık; özellikle bir kardeşin solunum makinesi tedavisi uzun sürdü. Ama Mina ve Sena gerçekten savaşçı kızlardı. Mina 4 tane ameliyat oldu, körlük açısından risk taşıyordu. Şimdi ise lensle görme yetisi gayet iyi ve okulun en başarılı öğrencisi. Bu başarıyı görmek bizim için en büyük mutluluk.”

Premature bebek dünyaya getiren ailelere bebekleri ile sıkı bağlar kurmalarının önemini vurgulayan VKV Amerikan Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi Şefi Dr. Gülnihal Şarman, “Yoğun bakım üniteminizin felsefesi ‘anne kucağında ileri teknoloji’ olduğu için, anne ve babayı asla yoğun bakım ünitesinden soyutlamıyoruz” diyor. Dr. Gülnihal Şarman, “Anne ve babaların bebeklerini mümkün olduğu kadar her gün ziyaret etmelerini sağlıyoruz. Hapishane gibi, küvezin ufak camları arasından bakan anne babalar olmalarını istemiyoruz. Anne babalar için çok yıkıcı olan bu süreçte ne kadar bilgili olurlarsa, bebeklerine ne kadar yakın olabilirlerse anne baba bağı o oranda kuvvetli gelişiyor. Bu nedenle bebeğin ebeveynleriyle cilt cilde geldiği ‘kanguru’ bakımı dediğimiz bir bakım uyguluyoruz. Burada bebekler ne kadar hasta olsalar da annelerinin göğüslerine konuluyorlar ve anneleriyle birlikte kalıyorlar. Hatta bazen beslenmeleri ve solunum tedavileri anne üzerinde çıplak ten teması ile devam ediyor.” sözleri ile de kanguru bakımına dikkat çekiyor.