MENOPOZ DÖNEMİNDEKİ KADINLAR %29 – % 69 ORANINDA GÖZ KURULUĞU RİSKİ ALTINDA!

Amerikan Tıp Bilimleri Enstitüsü kadınla erkeğin göz yapısı arasındaki farklılıkların gözyaşı bezlerinde, göz yüzeyinde, lenste ve retinada (gözün sinir tabakası) izlendiğini açıkladı. Östrojen, progesteron, androjen gibi cinsiyet hormonlarına bağlı olarak yaş, adet dönemi, hamilelik, menopoz ve andropoz gibi faktörler görme fonksiyonlarımızı etkilemektedir.

Menopozdan sonra göz kuruluğu artıyor!

Göz kuruluğu riski toplumun özelliğine ve yaşa bağlı olarak % 5.2 ile % 63 oranında görülmektedir. Sadece Amerika’da yılda 10 milyon kişide kuru göz bulguları olduğu belirtilmektedir. Göz kuruluğu görülme sıklığı ile ilgili yapılan çalışmalarda bazı hususlar dikkati çekmektedir. Örneğin yıllara göre dağılıma bakıldığında günümüzde artış gösterdiği, yine ileri yaş ve kadınlarda daha sık olduğu gözlenmektedir. Kadınlarda yaklaşık erkeklerden iki kat fazladır. Yapılan bir çalışmada 50 yaşın üzerindeki yaklaşık 3,2 milyon kadında kuru göz yakınmaları olduğu bildirilmektedir. Kadın Sağlığı Araştırmaları Birliği tarafından yapılan bir araştırmada menopoza girmiş olan kadınların % 62’sinde kuru göz bulgularının gözlendiği, ancak bunların sadece % 16’sının yakınmalarının menopoz ile bağlantısı olduğunu bildiği saptanmıştır.

Fatih Sultan Mehmet Egitim ve Araştırma Hastanesi’nden Doç Dr Tomris Şengör menapoz döneminde kadın sağlığında gözyaşının önemini şöyle açıklamaktadır,

” Gözyaşı yapımından sorumlu olan ana gözyaşı bezleri ile gözyaşına koruyucu destek sağlayan ve göz kapağı kenarında yer alan yağ bezleri büyük oranda cinsiyet hormonlarının etkisi altındadırlar. Menapoz döneminde östrojen hormonunun yapımının düşük seviyelere inmesi fakat daha da önemli olarak androjen hormonunun desteğinin azalması sonucu hem gözyaşı yapımı azalmakta hem de gözyaşı buharlaşması artmaktadır. Ayrıca menapoz döneminde verilen hormon destek tedavisi de sanıldığının aksine göz kuruluğuna neden olabilmektedir. Bunun nedeninin azalan androjen seviyelerine rağmen östrojenin artış göstermesi yani göreceli olarak dengenin androjen aleyhine bozulması olduğu düşünülmektedir.

Menopozdan sonra gözlerde yanma, batma, kızarma gibi şikayetlerle ortaya çıkan bu göz kuruluğunun tedavisinde yapay gözyaşı damlaları ve gözyaşı salgısını artırıcı ve kuru göze özgü bağışıklık yanıtını baskılayıcı damlalar yanında destekleyici tedaviler de uygulanmaktadır. Diğer taraftan gözyaşı yapımını azaltan ve menapoz döneminde kullanımında artış görülen antidepresan ve antialerjik ilaçların kullanımının azaltılması,da önem taşımaktadır.”

Gözlerde batma, yanma, bulanık görme , görme azlığı ile ortaya çıkan hastalık hakkında her türlü bilgi www.gozkurulugu.com’ da detaylı olarak anlatılmaktadır.

Katarakt; menopoz sonrası kadınlarda daha sık görülmektedir.

Menopozdan sonra kadınlarda katarakt gelişim riski aynı yaştaki erkeklere göre daha fazla. Menopoz sonrası östrojen kullanımı, katarakt riskini azaltıyor. Dünya Sağlık Örgütünün açıklamasına göre kişi hormon destek tedavisi alsa bile risk seviyesini yine de % 69 ile %29 arasında etkilemektedir. Menopoz öncesi dönemde ise östrojen, lensin iyonik yapısını ve su dengesini korumasını sağlamaktadır.

Adet döngüsüne göre kadınlarda kornea (gözün saydam tabakası) kalınlığı değişmektedir.

Adet döneminin 15. ve 16. günlerinde kornea kalınlığı %5.6 oranında artmaktadır. Hamilelikte de her 3 aylık dönemde korneada %3’lük bir kalınlık artışı oluşmaktadır.Kornea adet döngüsü boyunca şekil olarak da değişmekte ve adet döngüsünün başında daha dik olan kornea, yumurtlamadan sonra daha düz bir şekil almaktadır.