SAĞLIKLI GENÇLİK, SAĞLIKLI GELECEK

TBMM ve 4 bakanlığın işbirliğiyle, sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanımının önlenmesi amacıyla “Sağlıklı Gençlik, Sağlıklı Gelecek” kampanyası başlatıldı.

Kampanyanın tanıtımı dolayısıyla TBMM’de düzenlenen toplantıya, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Şehabettin Harput ve milletvekilleri katıldı.

Toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Arınç, Türkiye’de yaşanan insani sorunlar karşısında sadece yasal düzenlemeleri değil, aynı zamanda sosyal politikalar üretmeyi ve bunu topluma yaymayı, sorunun çözümü için çok önemli gördüklerini söyledi. Arınç, bu kampanyayla, her geçen gün daha da vahim boyutlara ulaşan sigara, alkol, uyuşturucu madde ve benzerlerine karşı, geleceğin güvencesi gençleri, ebeveynlerini ve okul yönetimlerini de içine alan bir sosyal sorumluluk projesi başlatmayı amaçladıklarını belirtti.

TBMM ve 4 bakanlık tarafından konuyu, ailevi, çevresel ve ulusal boyutta ele alarak, geleceği güvence altına alacak bu çalışmanın olumlu sonuçlar ortaya koyacağına inancını dile getiren Arınç, şöyle devam etti:

“Zararlı maddelerin kullanımı, günümüzün en ciddi ve kapsamlı toplumsal sorunlarından biridir. Gerek toplumun her kesimini etkilemesi, gerekse de bir toplumdan diğerine sınır tanımaz yaygınlığınedeniyle, zararlı madde kullanımı, çağımızın en öncelikli sorunlarının başında gelmektedir. Ülkemizde son 35-40 yıldır yaşanan kırsal kesimden kente göç, toplumsal çalkantılar, ekonomik krizler, sosyal çözülmeler ve aile yapısındaki değişiklikler, toplumumuzu koruyan kültürel dokunun zayıflaması gibi tehlikeli bir durumun doğmasına neden oldu. Bunun sonucunda da ülkemizde madde kullanım ve bağımlılığı hızla arttı. Ayrıca zararlı maddeye başlama yaşı da giderek düşerek, ilköğretim çağındaki çocuklara kadar indi.”

“TÜRKİYE, AVRUPA VE ABD’DEN DAHA İYİ DURUMDA”

Bülent Arınç, istatistik ve araştırmaların, Türkiye’nin, madde kullanımı konusunda Avrupa ve Amerika’ya kıyasla daha iyi durumda olduğunu gösterdiğine işaret etti. Arınç, “Sorun çok büyük hale gelince ve kriz olunca müdahale ederiz” mantığından uzak, sorun büyüme eğilimindeyken önlem almaya karar verdiklerini ifade etti. Kronik hale gelmeden önlem almamaları halinde, hızlı bir değişim sürecinden geçmekte olan Türkiye’ye hiç yakışmayacak manzaralar ve geri dönülmez bir sorunla karşılaşacaklarını kaydeden Arınç, “Alkol ve madde kullanmamış kişilerin bu maddeye başlamalarını engellemek, bağımlı hastaların tedavi ve rehabilitasyonlarını gerçekleştirmek, bağımlı kişilerin kendilerine ve topluma verdikleri zararı azaltarak suçu önlemek, ulusal sağlık politikamızın temel taşlarıdır” diye konuştu.

Arınç, bağımlılık tedavisinin güç ve masraflı bir tedavi olduğuna dikkati çekerek, sorunun yaygınlaşmasını önlemenin ayrı bir önem taşıdığını söyledi. Arınç, caydırma, bilgilendirme, kişiler arası diyalogu ve sosyal becerileri artırma, uyuşturucu karşıtı değerleri güçlendirmenin, koruyucu çalışmaların temel ilkeleri olduğunu vurguladı.

“GEREKİRSE ARAŞTIRMA KOMİSYONU”

Kampanyanın sac ayakları olan 4 bakanlığın, kendi alanlarında çalışmalarını sürdüreceğini belirten Arınç, sözlerini şöyle tamamladı:

“TBMM olarak gençlerimizi batağa sürükleyen zararlı madde kullanımıyla ilgili olarak gerekirse bir araştırma komisyonu kurmayı düşünüyoruz. Ayrıca bu kampanyada anne faktörünü öne çıkarmak için milletvekili eşlerinin aktif olarak çalışmasını sağlayacağız. 23 Nisan kutlamaları çerçevesinde etkinliklerimizin ve konuşmalarımızın ana temasına bu kampanyayı yerleştireceğiz. 13 milyon öğrencinin katılımıyla gerçekleşen Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projemizde de bu konu işlenecek. Gerekli uyarıcı afiş ve dokümanın dağıtımının yanı sıra TBMM TV de konu hakkında sürekli programlar yapacak. Bu kampanyayla bir ilki de gerçekletirmiş oluyoruz. Bu kampanya, bugüne kadar TBMM’de 4 bakanlıkla birlikte yapılmış ilk geniş katılımlı kampanyadır. Böylece yürütme ve yasamanın gücünü bir araya getirip, milletimizin yararına kullanmış oluyoruz. Bunun da devletin kurumları arasında işbirliği için önemli bir örnek olduğu kanaatindeyiz. Kampanya konusunda medyadan yapıcı eleştiri ve önerilerini de bekliyoruz.”

“MADDE BAĞIMLILIĞI EN ÖNEMLİ SORUN”

Devlet Bakanı Nimet Çubukçu da yaşlılarını kaybetmiş bir toplumun geçmişinin, gençlerini kaybetmiş bir toplumun ise geleceğinin avuçlarından kayacağını söyledi. Madde bağımlılığının, en önemli ve acil çözüm bekleyen sorunlarından biri olduğuna dikkati çeken Çubukçu, bu konuda polisiye önlemler kadar, toplumsal bilincin de önemli olduğunu belirtti. Türkiye’de işlenen uyuşturucu suçlarında son 20 yılda ciddi artış yaşandığına işaret eden Çubukçu, zararlı madde kullanımını başından önlemek için bütün toplumsal kurumları işe sokarak, bir sosyal sorumluluk anlayışı içinde mücadele etmek gerektiğini kaydetti.

Çubukçu, ebeveynlerin zararlı maddelere karşı tutumunun ve bu konuda bilgi ve bilinç sahibi olmalarının, çocukların davranışlarını belirlemede büyük önem taşıdığını ifade etti. Çubukçu, annelerin çocuklarına olan yakınlığı ve onlardaki her değişimin iyi bir gözlemcisi olmaları nedeniyle, kampanya sırasında annelerle işbirliğine yönelik aktiviteler gerçekleştirmeyi düşündüklerini söyledi.

Bakan Çubukçu, TBMM Başkanı, Başbakan ve milletvekillerinin eşlerini, kampanyaya, bulundukları illerde aktif şekilde katılmaya çağırdı.

“(ÇOCUKLARI EĞİTELİM) DERKEN, MERAK UYANDIRARAK, ONLARIN KULAĞINA KAR SUYU KAÇIRMAYALIM”

Kampanyasının tanıtım toplantısında konuşan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, kampanyayı çok önemli bulduğunu belirterek, “Türkiye’de artık zeybek oynamayı bırakıp, halay çekmeliyiz” diye konuştu. Toplumsal projelerin yürütülmesinde toplumun bütün kesimlerinin güç ve enerjisini birleştirmesi gerektiğini ifade eden Çelik, gençlerin sağlıklı beden ve ruh yapısına sahip olmasının önemine işaret etti.

Türkiye’de madde bağımlılığının “vahamet” boyutuna gelmemesinde aile yapısının önemli bir rol oynadığını kaydeden Bakan Çelik, “Meclis Başkanımızın bu kampanyaya öncülük etmesinden, sorunun vahamet boyutuna ulaştığı anlamı çıkmasın. Bu konuda SOS veren bir sorun yok” dedi.

Okullardaki rehberlik sistemini kökten değiştirdiklerini anlatan Çelik, rehberlikte proaktif bir yöntem izlediklerini bildirdi. Çelik, gençlerin madde bağımlılığına karşı korunmasında dikkatli bir politika izlenmesi gerektiğini belirterek, “(Çocukları eğitelim) derken, merak uyandırarak, onların kulağına kar suyu kaçırmayalım” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Çelik, medyaya burada çok önemli görevler düştüğünü de ifade ederek, geçmişte intihar girişimlerinin canlı yayınlanması örneğini verdi. Bu tür yayınların yasaklanmasından sonra Boğaz Köprüsü’nden intihar girişimlerinin yüzde 1500 oranında azaldığına dikkati çeken Çelik, “şov ve dikkat çekme amaçlı” girişimlere karşı uyanık olunmasını istedi.

Bakanlığının öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik 11 maddelik yeni bir program uygulayacağını bildiren Hüseyin Çelik, programların rehber öğretmenler tarafından tüm Türkiye’de uygulanacağını söyledi. Gençlerin sportif ve kültürel faaliyetlere yöneltileceğini anlatan Çelik, “Boş insan durgun su gibidir. Çok çabuk bozulur ve kokmaya başlar” dedi.

“NASİHAT YETMİYOR”

Bakan Çelik, öğrencilere sadece nasihat vermenin yeterli olmadığını ifade ederek, özellikle öğretmenlerin rol model olarak davranışlarının önemine değindi. Okullarda sigara içilmesini yasakladıklarını belirten Çelik, anne-babaları eğitmek için yaygın eğitim programlarını uygulamaya koyduklarını bildirdi.

23 Nisan ve 19 Mayıs’ta çeşitli illerden Ankara’ya gelecek öğrencilerin, kampanya için özel bir proje ile geleceğini açıklayan Çelik, bu projelerin TBMM ve metrolarda sergileneceğini söyledi.

OKULLARDA ŞİDDET

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, okullarda şiddet olaylarıyla ilgili gerekli tedbirleri aldıklarını bildirerek, Türk okullarındaki öğrenci disiplininin diğer ülkelerden daha iyi durumda olduğunu kaydetti. “Bizim çocuklarımız çok efendiler, çok daha disiplinliler” diyen Çelik, “ABD liselerinde öğretmenlik yapmak cezaevlerinde gardiyanlık yapmaktan daha zordur” diye konuştu.

“AİLE YAPISI KORUNMALI”

Sağlık Bakanı Recep Akdağ da toplantıda yaptığı konuşmada, kampanyalarda verilecek mesajın doğru olmasının önemini vurgulayarak, yanlış mesajların işi daha kötü bir noktaya sürükleyebileceğini söyledi. Toplumun bütün kesimlerinin madde bağımlılığı konusunda “farkındalık düzeyinin” yükseltilmesi gerektiğini anlatan Akdağ, kampanyada özellikle görsel medyaya önemli görevler düştüğünü anlattı.

Gençlerin madde bağımlılığından korunmasında ailenin rolüne dikkati çeken Bakan Akdağ, aile yapısının korunmasına çok büyük özen gösterilmesi gerektiğini bildirdi. Parçalanmış ailelerin çocuklarının madde bağımlılığı konusunda daha büyük risk altında olduğuna işaret eden Akdağ, medyanın bu konuda olumsuz örnekleri yansıtmaması gerektiğini söyledi.

Sağlık Bakanı Akdağ, 24 gençlik merkezi oluşturduklarını belirterek, bu merkezlere 20 bin gencin başvurduğunu açıkladı.

“KULLANIM YAŞI DÜŞÜYOR”

İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Şehabettin Harput da uyuşturucu satıcılarının kolay yoldan para kazanma hırsının, bu maddenin kullanımyaşını düşürdüğünü anlattı. Sokak ve okul çevrelerinin madde bağımlılığı ile ilk tanışılan mekanlar olduğunu belirten Harput, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunan 175 uzmanın öğretmen ve öğrenciler ile cezaevi personeline bilgi verdiğini anlattı.