KAYARAK DÜŞMELERE DİKKAT

Soğuk ve karın hüküm sürdüğü kış mevsiminde, günlük yaşamda ve sportif faaliyetlerde göstermemiz gereken dikkat bir kat daha artmaktadır. Amerikan Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mahmut Berkman, sokaktaki kısa bir yürüyüşün bile, gerekli önlemler alınmadığı taktirde acil serviste noktalanabileceğini, özellikle kaygan zeminlerde düşme sonucu ciddi kemik ve eklem travmaları oluşabileceğini belirtiyor.

Kayarak düşmeye bağlı kırıkların ilerlemiş yaşlarda ve kemik yoğunluğu düşük (osteoporotik) kişilerde görülme ihtimali daha yüksektir. Düşük enerjili olarak tarif edilen bu tip travmalarda genç yaşlarda basit burkulma ve ezilmeler oluşurken, yaşlılarda düşme şekline göre kalça, el bileği ve omuz bölgesi kırıkları oluşabilir. Kırıklardan korunmak için, ileri yaştakilerin mecbur olmadıkça karlı havalarda dışarı çıkmamaları tavsiye edilmektedir.

Mecburi durumlarda kaymayı önlemek için lastik tabanlı sağlam ayakkabılar veya ayakkabı üzerinden çorap giyilmesi pratik bir koruyucu önlemdir. Gençlerde ise şiddetli düşmeler ile el bileği ve ayak bölgesinde kırıklar ve diz ekleminde menisküs ve bağ yaralanmaları oluşabilir.

Kış aylarında, ortopedik sorunların bir başka sebebi de bu dönemin favori sporu kayaktır. Kayak, yurdumuzda her yıl daha çok bölgede ve daha çok kişi tarafından yapılmaktadır. Dolayısıyla bu sporu yaparken oluşan yaralanmalar, giderek artan bir şekilde ortopedistlerin karşısına gelmektedir. Kayakta kırıktan çok, diz eklemi bağlarının kopuk ve yırtıkları, menisküs yırtıkları görülür. Kayak ayakkabıları ayak bileğini tamamen sabitlediği için diz ekleminde anormal yüklenmeler oluşur ve ters hareketlerde dizler kolaylıkla sakatlanabilir. Travmaya maruz kalan diz eklemi şişer ve ciddi ağrıya neden olur. Yüksek hızlara ulaşılması ve kontrolsüz yapılması halinde, kayak sırasında düşmeler ve çarpışmalara bağlı olarak, el bileği, bacak ve kalça kemiklerinde kırıklar oluşabilir. Bu kırıklar genellikle yüksek enerjili travmalar ile oluşur ve cerrahi tedavi gerektirir.

Herhangi bir travma sonrası ciddi ağrı ve şekil bozukluğu oluşursa, kırık ihtimali akla getirilmeli ve derhal hastaneye başvurulmalıdır.
Hastaneye nakil için kırık bölgesi sert karton veya tahta ile atellenmelidir.
Atelleme sırasında bandaj gevşek sarılmalı, dolaşım bozulmamalı ve sadece uzvun hareketi engellenmelidir.
Omurga ve leğen kemiği kırığı şüphesi varsa hasta mutlaka sedyeyle taşınmalıdır.

Hastanede ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından muayene ve röntgen ile değerlendirilen hastanın tedavisi düzenlenir. Gerekirse en kısa sürede cerrahi tedavisi yapılır.

Bağ yaralanmalarında ise diz eklemi atelle sabitlenmeli, buz uygulaması ile soğutulmalı, en erken sürede hastaneye başvurulmalıdır.

Genellikle ilk tedavi uygun dizlik ve istirahattir. Radyolojik incelemeler ve muayene ile gerekli görülen olgularda artroskopik cerrahi tedavi uygulanır.

Bilindiği gibi modern tıpta yaşam süresinin ve kalitesinin artırılması en büyük amaçtır. Bunun sağlanması da gençlerde spor yaralanmaları ve trafik kazalarını en aza indirmek, yaşlılarda ise ölüm sebepleri arasında ilk üçte gelen düşme sonrası kırıkları mümkün olan en alt düzeyde tutmaktır.

Amerikan Hastanesi
Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü
Prof. Dr. Mahmut Berkman