KANINDA 1 PROMİL ALKOL SAPTANAN SÜRÜCÜLERİN YÜZDE 70’İ KAZALARA NEDEN OLMAKTA

Emniyet Genel Müdürlüğü’ün el ilanında, alkol aldıkça kandaki oksijen miktarının azaldığına, bunun sonucunda yeterince oksijen alamayan beynin fonksiyonlarını yavaş yavaş kaybettiğine, sürücüyü fiziksel ve psikolojik yönden olumsuz etkilediğine dikkat çekiliyor.

Alkolün trafik kazalarına yol açmasının uyarıcı ve uyuşturucu etkisi olduğu belirtilen ilanda, şu bilgilere yer veriliyor:

”Alkol aldıktan sonra bazı konulardaki çekingenlikler azalır. Bunların başında korku gelir. Korkunun azalması ve kendine güvenin artması sonucunda sürücü risk almaya yönelik davranışlarda bulunma eğilimine girer. Yüksek hız ve tehlikeli manevralar yapma girişimlerinde artış görülür. Bu da sürücünün hata ve kaza yapma oranını yükseltir. Kandaki alkol oranının 10 binde 1 düzeyine çıkması, bu etkilerin belirmesi için yeterli.

Kanında 1 promil alkol saptanan sürücülerin yüzde 70’i kazalara neden olmakta. Kandaki alkol miktarı arttıkça, kişinin denge, görme ve işitme gibi beyinsel fonksiyonlarında azalmalar ortaya çıkar. Alkollü sürücü, etrafında olan ve hızla akıp giden olaylar zincirini kavramakta güçlük çeker. Alkollü sürücü, önüne aniden bir canlının veya aracın çıkması halinde alkolsüz sürücüye oranla durma mesafesi artar.”

UYUŞTURUCU VE İLAÇLARIN ETKİSİ

Uyanıklığı artıran maddeler arasında ”kokain” ve ”amfetamin”in başta geldiği bildirilen ilanda, ”Bu maddeler kişide aşırı etkinlik ve neşe duygusu yaratır. Bunun sonucunda kişi dengesiz, aşırı ve beklenmedik davranışlarda bulunur. Kısa bir kullanımdan sonra bile bu maddeler tedirginlik ve dikkati bir noktada toplama yeteneğinde zayıflık yaratır. Yatıştırıcı ilaçlar da gevşemenin ardından yarı uykulu bir hava getirir. Uzunca bir süre kullanıldığında ise çoğunlukla pasifliğe, uyuşukluğa ve bazı durumlarda da bilinç kaybına yol açar” deniliyor.