HER 5 KİŞİDEN BİRİNİN REFLÜSÜ VAR

Her yaştan kişiyi etkileyen reflü; en çok ağıza ya da boğaza acı su gelmesi, yemek borusunda yanma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Çoğu zaman başka hastalıklarla da karıştırılabilen, kesin tanısı endoskopi ile konulan bu hastalıkla mücadele etmek için etkin yöntemler bulunuyor.

Tam adı Gastroözo Fagesl Reflü olan reflü yakınmaları, neredeyse her beş kişiden birinin sorunu. Acıbadem Kocaeli Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr Soner Dileklen, reflünün mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasına verilen isim olduğun söylüyor. Her beş kişiden birinin her gün, çeşitli zaman dilimleri içinde mutlaka bir reflü atağı geçirdiğinin altını çizen Dr Dileklen, reflü atakları ile beraber hastada şu belirtilerin gözlemlendiğini aktarıyor: “Reflü atağı göğüste ağrı, yanma, sıkışma hissi yaratıyor ve kişinin ağzına ekşi su geliyor. Bazen de ağız kokusu, dişlerde yapısal bozulma, aylarca süren kronik öksürük, bulantı ve kusma şeklinde kendini gösterebiliyor. Göğüste ağrı, yanma gibi hisler yaratması nedeni ile kalp kriziyle karşılaştırılabilen hastalık, kimi zaman da safra kesesi veya solunum yolu hastalıklarıyla benzer özellikler gösterebiliyor.”

Hastada belirgin sıkıntılar yaratan ve başka hastalıklarla karıştırıldığı için ayırıcı bir teşhis konması gereken reflüye endoskopi ile tanı konuluyor. Ancak bazı durumlarda endoskopi dışında asit ölçümü de yapılması gerekebiliyor.

ADIM ADIM REFLÜ TEDAVİSİ

1. ADIM “Sağlıklı Yaşam”

Sağlıklı bir yaşam ve sindirim sistemi için uzmanların önerisi, günlük gıdaların altı porsiyonda alınması. Ayrıca sabah, öğle, akşam öğünleri arasında kişinin, açlığını bastıracak hafif ara öğünler yemesi gerekiyor. Amaç acıkmayı engellemek. Çünkü çok acıkınca çok yeniliyor. Dolayısı ile mide de yoruluyor. Bu yüzden yavaş yavaş yemek ve yemeği çok çiğnemek öneriliyor. Ayrıca çok sıcak ya da çok soğuk yiyeceklerden uzak durmak gerekiyor. Herhangi bir şey yedikten sonra üstünden en az iki saat geçmeden öne doğru eğilmeyi gerektiren bir iş yapmak ya da uzanıp yatmak, özellikle akşamları televizyonun karşısında yatmak, yatmadan önce yemek yemek kesinlikle yapılmaması gereken davranışların başında geliyor. Fıtık ya da mide kapağı gevşekliği gibi anatomik bozuklukları olanların geceleri yere en az 30 derece açıyla ve mümkün olduğunca alçak bir yastıkla yatmaları gerekiyor.

Reflüyü tetiklediği için yenmemesi gereken gıdaların başında krema, mayonez, cips, kebap ve kızartmalar geliyor. Ayrıca reflü hastalarının, kahve ve gazlı içecekleri kesinlikle tüketmemesi gerekiyor. Narenciye ve turunçgiller de yenmemesi gereken diğer bir grup. Ancak bu meyveler çok büyük bir C vitamini kaynağı olduğu için genelde portakal, greyfurt, mandalina, limon gibi meyveler yediğinde hasta, kendini rahatsız hissetmiyorsa belli bir miktarda tüketmesine izin veriliyor.

2. ADIM “ İlaç Tedavisi”

Reflü tedavisinde en önemli unsur, yemek ve yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesi. İlaç tedavisi mide içerisindeki tahrişi düzeltmek için uygulanıyor. İlaçla tedavi süresi, endoskopik bulgulara ve hastalığın derecesine göre ayarlanıyor.

3. ADIM “ Kalıcı Tedavi”

Hastanın anatomik bir problemi yoksa “takip” denilen bir döneme geçiliyor. İlaçlar azaltılarak kesilip tedavi süreci tamamlanınca, kişinin ilaç ihtiyacı ve şikayetleri kontrol ediliyor. Şikayetleri olmayan hastanın endoskopik kontrolü 3 yıl içinde yapılıyor. Ama şikayeti devam eden hastaların endoskopi ile değerlendirilmesi gerekiyor. Anatomik bozukluğu olan hastalarda ilaç kesildiğinde hastalık devam ediyor. Dolayısı ile bu kişiler cerrahiye yönlendiriliyor. Kalıcı tedavi laparoskopik cerrahi ile yapılıyor.