GEREKSİZ RÖNTGEN VE TOMOGRAFİ ÇEKTİRMEYİN

Doktorlarımız da, hastalarımız da röntgen çektirmeye pek meraklıdır…

Doktorlarımız da, hastalarımız da röntgen çektirmeye pek meraklıdır. Her gün hastanede, muayenehanemde gereksiz yere röntgen ya da tomografi çektirmiş hastalarla karşılaşıyorum. Özellikle de bir tomar akciğer röntgeni ile tomografilerle gelen hastalar ve hele, o küçük astımlı çocuklar… Hepsinin en az 4-5 akciğer röntgeni oluyor ellerinde. Çocuk öksürdü röntgen, nefesi tıkandı röntgen, ateşi çıktı röntgen…

Bunların bazıları doktorlar tarafından istenirken, bazen hastalar da doktorları kendilerine röntgen ya da tomografi çektirtmesi için zorluyorlar. Hatta, kendiliklerinden gidip tomografi, akciğer röntgeni çektirmiş pek çok hasta gördüğümü de söylemeliyim.”

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet rasim Küçükusta, bu radyolojik incelemelerin elbette doktorun en büyük yardımcısı olduğunu ve bir çok hastalığın tanısının da bu sayede konulduğunu belirtiyor. Ancak, küçükusta, her hastalık için röntgen çekilmesinin gerekli olmadığının altını çiziyor. Bir hastadan radyolojik bir inceleme istenirken, bunun tanıya ve tedaviye katkısının ne olacağı mutlaka hesaplanmalıdır. İngiltere’de yapılan bir araştırmada, radyolojik incelemelerin %30’a yakın kısmının gereksiz olduğu sonucuna varılmıştır.

Gereksiz çekilen röntgenler ekonomik kayba neden olmaları dışında, bu sırada kullanılan X-ışınları hastaları radyasyona maruz bırakmaktadır. X-ışınları, özellikle daha çok bölünen hücrelere sahip olan çocuklarda ve gençlerde çok daha zararlı olabilir. Gebe olan hanımlarda da mutlaka gerekli değilse röntgen çektirilmemelidir.

CHECK UP İÇİN TOMOGRAFİ DOĞRU DEĞİL Son yıllarda bazı gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de hiçbir şikayeti olmayan insanlara kanser erken tanısı için her yıl tüm vücut tomografisi önerilmektedir. Bu şekilde bazı kanserlerin, tümör henüz çok küçükken ve hiçbir belirtiye de neden olmamışken tanınması amaçlanmaktadır. Oysa, sağlıklı insanlar için erken tanı amaçlı tüm vücut tomografisi yapılmasının bir yararı olduğunu gösteren hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Hatta, 1981 yılında yapılan bir araştırmada, tüm kanser ölümlerinin %0.5’inin tanı amacıyla kullanılan X-ışınlarına bağlı olduğu hesaplanmıştır. O zamandan beri tanısal radyolojik yöntemlerin kullanımında büyük artış olduğu dikkate alınacak olursa, günümüzde bu oranın çok daha yüksek bulunacağı kolayca tahmin edilebilir.

İlk bakışta çok mantıklı gibi gelen checkup amaçlı tomografilerin, hasta için bir yararı olmadığı gibi, aksine kanser riskini artırabileceği bile ortaya çıkmıştır. İşte, bu konuda yapılan araştırmalarda elde edilen bilgilerin özeti: Bilgisayarlı tomografi sırasında hastanın aldığı ışın dozu standart bir akciğer röntgenin 500, bir mamografi filminin ise 100 misli daha fazladır. Tek bir tüm vücut tomografisi sırasında maruz kalınan radyasyonun kanser riskini %1 oranında artırmaktadır. Buna göre, tek bir tomografinin 45 yaşındaki her 1.200 kişinin birinde tümör oluşumuna neden olabileceği hesaplanmaktadır.

45 yaşından başlayarak 30 yıl tomografi çekilen her 50 hastanın birinde tümör oluşumuna neden olmaktadır. Tomografi çekimi sırasında alınan radyasyon 13 miligray olup, bu miktar Hiroşima’da atom bombasının atıldığı yerin 1,5 mil uzağında bulunan insanların aldığı radyasyona eşittir. Genç hastalar radyasyonun etkilerine daha duyarlıdırlar, çünkü gençlerde bölünen hücre sayısı daha fazladır.