FAZLA KİLOLAR MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR

Tüm dünyada her 10 kadından birinin yakalandığı meme kanserinin oluşumunda, fazla kiloların da ciddi bir etkisi var. Fazla kilolar, menopoz döneminden sonra meme kanseri riskini 2 kat artırıyor. Araştırmalar et ve süt ürünleri gibi yüksek yağ içeren yiyeceklerin tüketilmesi ile meme kanseri riski arasında pozitif bir ilişki olduğunu gösteriyor.

Kadınlarda görülen kanserlerin beşte birini oluşturan meme kanserinin, menopozdan sonra artışında fazla kilolar çok önemli rol oynuyor. Araştırmalar fazla kiloların, meme kanserinin menopoz sonrasında görülme riskini 2 kat artırdığını gösteriyor. Ülkemizde her üç kadından birinin şişman olduğunu belirten uzmanlar, şişmanlığın özellikle menopoz ve menopoz sonrası dönemde arttığına dikkat çekiyorlar.

Acıbadem Sağlık Grubu Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Haluk Onat menopoz öncesi dönemde, şişmanlarda meme kanserinin daha az görüldüğünü, hatta zayıflarda daha fazla olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor:

“Meme kanseri, üst sosyal gruplarda daha sık görülmektedir. Bu gruptaki daha fazla yağ ve kalori alımı olması ile ilişkisi düşünülmüştür. Alınan yağ miktarı mı yoksa kalori miktarı mı önemlidir. Karşı görüşler vardır. Bunun yanında yağın kendisinden ziyade, yiyecek grupları ile ilgili yapılan kontrollü çalışmalarda, et ve süt ürünleri gibi yüksek yağ içeren yiyeceklerin tüketilmesi ile meme kanseri riski arasında pozitif bir ilişki saptanmıştır. Diğer taraftan bitkisel gıdalarla beslenen kadınlarda, meme kanseri eğilimi daha az bulunmuştur. Ayrıca günlük alkol alım miktarı artışı ile risk artışı arasında ilişki vardır. Günde 15 gram ve üstü alkol alımı, alkol içmeyenlere göre meme kanseri riskini yüzde 50 arttırır. Aktif sigara içenlerde risk artışı görülmemiş, ancak pasif sigara dumanına maruz kalanlarda yani örneğin eşi sigara içenlerde veya iş yerinde sigara içiliyorsa bu kadınlarda riskin arttığı bildirilmiştir.”

MEME KANSERİ NE SIKLIKLA GÖRÜLÜR?

Meme kanseri görülme sıklığı yaşla birlikte artıyor. Yaşın yanı sıra meme kanseri aile hikayesi olanlar, üretkenlik hayatı ile ilgili faktörler, diyet, menopozda hormon kullanımı da meme kanseri riskini artıran faktörler arasında yer alıyor.Acıbadem Sağlık Grubu Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Haluk Onat kalıtımın meme kanserinin oluşumundaki rolüyle ilgili şunları söylüyor:

“Görülen tüm meme kanserleri arasında ırsi meme kanseri yüzde 15’i kapsamaktadır. Bu oranda kalıtımın önemi vardır, ama genel olarak kalıtımsal bir hastalık denemez. Kalıtımsal meme kanseri birinci ve ikinci derece akrabalarında (anne, annenin annesi, kız kardeş, teyze, hala, kuzenlerde) meme kanseri, over (yumurtalık), rahim kanseri, hatta kalın bağırsak görülmesi sık olan kadınlarda ve özellikle bu ailelerde görülen meme kanserinin, genç yaşlarda oluşması durumunda şüphe edilmelidir. Kalıtımsal meme kanseri ile ilgili genler saptanmıştır. Bunlar meme kanseri geni 1 ve 2’dir (BRCA 1 ve BRCA 2). Bu aile özellikleri olan bir kadında, bu genlerin olup olmadığı araştırılabilir ve ırsi meme kanseri riski saptanabilir. 300 kadından biri bu geni taşımaktadır. Tüm meme kanseri olmuş kadınların ancak yüzde 4’ünde bu gen mevcuttur. Bu genleri mevcut olan bir kadında, 80 yaşından önce meme kanseri olma olasılığı yüzde 85 olup, bu kadınların yarısında 50 yaşından önce meme kanseri oluşmaktadır.”

Fazla kilolar ve kalıtımın yanı sıra erken yaşta adet görmek ve geç yaşta menopoza girmek de önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Doğum yapmamış veya 30 yaşından sonra ilk doğumunu yapmış, bebeğini emzirmemiş kadınlar açısından riskin daha fazla arttığını hatırlatan Prof. Dr. Onat sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bugün iyice anlaşılmıştır ki, meme kanseri riski üzerine gebeliğin etkisi ilk doğum yaşı ile ilgilidir. İlk doğum yaşı 18 veya 19 olanlara karşın, ilk doğum yaşı 30 ve üstünde olanların meme kanseri olma riski 4 ile 5 kat artmaktadır.”

HORMON KULLANIMININ ETKİLERİ

Meme kanserinin oluşumunda hormon tedavisinin rolü yıllardır tartışılıyor. Son olarak Amerika’da 16 bin kadın üzerinde yapılan bir araştırmada, rahmi yerinde olan kadınlarda verilen hem östrojen hem de progesteron kapsayan hormon tedavisinin uzun süreli kullanımı ile meme kanseri riski arttığı saptandı.

Prof. Dr. Onat “Menopoz şikayetleri için hormon verilmesi gerekiyorsa kadınların özellikle medikal onkoloji uzmanları tarafından meme kanseri risklerinin olup olmadığı, hatta hormon kullanımı ile diğer risklerinin örneğin kalp hastalığı, damar tıkanıklığı gibi risklerinin de olup olmadığı araştırılması gerekir” diyor ve ekliyor:

” Doğum kontrol haplarının, riski küçük oranda arttırdığı saptanmıştır, ancak uzun süreli kullanımı ve genç yaşta kullanmaya başlamak riski arttırmaktadır. Özellikle annesi veya kız kardeşi meme kanseri olanlarda risk, kullanmayanlara göre 3 katı artmaktadır.”

MEME KANSERİNDEN KORUNMA

Meme kanserinden korunmada, özellikle kişinin kendi risklerini bilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle riskli kişilerin, riskini azaltabilecek önlemler alması öneriliyor. Prof. Dr. Haluk Onat bu önlemlerin yaşam tarzı ile ilgili olduğunu belirterek şöyle konuşuyor:

“Meme kanserinden korunmanın en kolay yolu genç yaşta sağlıklı doğum yapmaktır ve doğan çocuğu emzirmektir. Bir kadın için bundan doğal bir olay olamaz, bunu yapmakla meme kanseri riski önemli ölçüde azalacaktır. Bunun yanında kilo almamaya gayret edilecek, alkol alımının makul ölçülerde olmasına dikkat edilecek, egzersiz yapılacak. Hormon kullanımında ise, gerek menopozda gerekse doğum kontrol hapları için mutlaka risklerinin belirlenmesi gerekir. Hormon alımı, mutlaka kısa süreli olmalıdır.”

FİZİKSEL AKTİVİTE VE EGZERSİZİN YARARI

Fiziksel aktivitenin, meme kanseri riskini azalttığına dair çok önemli kanıtlar var. Özellikle kız çocuklarında erken yaşlardan itibaren atletizm ve balenin vücudun hormon yapımını etkileyerek adeti geciktirebileceği yani yumurtlama sayısının azaltılabileceği ve meme kanseri riskini azaltabileceği gösteriliyor. Bunun için özellikle ailesinde meme kanseri olanların kızlarına, spor yaptırmalarının önerilebileceğini söyleyen Prof. Dr. Onat şu testlerin düzenli olarak yaptırılmasının gerekliliğini vurguluyor:

“Menopoz sonrası kilo alımının, aktivite ile önlenmesi de meme kanseri riski üzerine olumlu etkisi vardır. Aile hikayesi olanlarda bunun kalıtımsal olup olmadığının araştırılması gerekir. Kalıtımsal ise 20’li yaşlarda rutin kontrollere başlanmalı. Ancak meme kanserinin önemli kısmı kalıtımsal değildir. Genel olarak kadınların 35 yaşında, ilk kez bu konuyla ilgili kontrollerine başlamaları, ilk kez bir mamografi çektirmeleri, her ay kendi kendilerine meme muayenesi yapmaları, yılda bir kez meme muayenesini bilen bir doktor tarafından muayene edilmelidir. Bir sorun gelişmediği takdirde menopoza girene kadar mamografi çektirmelerine gerek yoktur. Ancak menopozdan itibaren her yıl mamografi çekilmelidir.”