FAZLA KİLO LAPAROSKOPİK CERRAHİYE ENGEL DEĞİL

Aşırı kilo; rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanseri başta olmak üzere pek çok jinekolojik hastalığın görülme olasılığını artıyor.

Kanserin ilk tedavi seçeneği olan cerrahinin laparoskopik yani kapalı ameliyat şeklinde uygulanması, hastaya işlem sırasında önemli ayrıcalıklar sunuyor ve ameliyat sonrasında hasta fazla kiloların yaratacağı risklerden korunuyor.
Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Mehmet öztürkmen, jinekolojik onkoloji ameliyatlarında laparoskopik yöntemlerin hastaya sağladığı ayrıcalıklar hakkında bilgi verdi.
Açık cerrahide iyileşme süresi uzar
Jinekolojik cerrahide rahim ağzı ve rahim kanserinin tedavisinde uygulanan açık ameliyatlar, göbeğin orta hattından göğüs kemiğine kadar kesi yapılmasını gerektirebilir. Bu da hastanın iyileşme ve hastanede kalış süresini uzatır, kanama riski ve ağrı kesici ihtiyacını da artırır. Hasta açık ameliyat sonrası an az 4 ila 6 haftaya kadar uzayan bir iyileşme dönemi geçirmek durumunda kalır.
Laparoskopik cerrahi ile 1 haftada normal yaşam
Laparoskopik ameliyatlar, vücutta açılan 0,5 – 1,5 cm’lik küçük deliklerden girilip, vücut içine yerleştirilen teleskopa monte edilmiş yüksek çözünürlüklü kamera sistemi ile bir ekrana yansıtılan ve organın yaklaşık 10-15 kat büyütülmüş görüntüsü eşliğinde yapılan ameliyatlardır. Bu yöntemle ameliyat olan hasta birkaç günde taburcu olur ve bir hafta sonra günlük yaşamına devam edebilir.
Aşırı kilolu hastalar için de önemli bir seçenek
Laparoskopik ameliyatlar aşırı kilolu hastalarda uygulandığında, açık cerrahide hastanın kilosuna bağlı olarak ortaya çıkabilecek önemli risklerin de önüne geçilmiş olur. Hastalar, normal kilodaki diğer hastalar gibi aynı sürede taburcu olmakta ve iyileşme süreleri kısalmaktadır. Kilolu hastaların önemli bir bölümünde diyabet ve buna eşlik eden yüksek tansiyon gibi önemli sağlık soruları da bulunmaktadır. Laparoskopik cerrahi bu açıdan da hastaya önemli bir ayrıcalık sunmakta ve işlem küçük deliklerden yapıldığı için özellikle yaraları geç iyileşen diyabet hastalarına hızlı bir iyileşme süreci sağlamaktadır.
Ek tedavilere geçiş daha hızlı
Tüm jinekolojik kanserlerde laparoskopik (kapalı) yöntem günümüzde ilk seçenek olmaktadır. Ameliyat sonrası hastaların hızlı iyileşmeleri, radyoterapi, kemoterapi gibi ek tedavilere hemen geçilebilmesi ve bu tedavilere hastanın toleransının artması laparoskopinin avantajlarıdır. Kilolu hastalarda açık ameliyatların yarattığı diğer bir risk de yağ dokusunun enfeksiyona daha açık olmasıdır. Enfeksiyon riskinin hem küçük kesilerle hem de hastanede kısa kalış ve iyileşme süresi sayesinde azaltılması mümkün olabilmektedir. Laparoskopik ameliyatlar enfeksiyon riskini en aza indiren özelliği ile de kilolu hastalar için tercih edilmelidir.
Cerrahide başarı için erken teşhis önemli
Cerrahi tedavinin başarısı için erken tanı önemli olduğundan, rutin jinekolojik kontrollerin aksatılmaması önem taşımaktadır. Yılda bir jinekolojik kontrol muayenesi ile yaptırılacak smear testi, rahim ağzı kanseri oluşmadan kanser öncesi bulguların fark edilmesi ve sorunun hastalık aşamasına gelmeden tedavi edilmesine olarak tanımaktadır. Kontrol ultrasonu ile rahim duvarında yer alan tümörler, rahim içi tabakasındaki kalınlaşmalar ve yumurtalıklardaki kistik ve solid tümörler erken dönemde teşhis edilebilmektedir. Böylelikle cerrahi tedavinin başarısı artmaktadır.