DÜŞÜK RİSKİNİ AZALTAN YÖNTEM: HASSAS SEVGİ GÖSTERİMİ

Bebeğini kucağına almayı hayal eden kadınların kabusu olan düşüğün tedavisinde psikolojik desteğin olumlu sonuçlar doğurduğunu söyleyen Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Sedat Kadanalı:

Tekrarlayan gebelik kaybı olan gebelere, ‘hassas sevgi gösterimi’ (Tender lovering care) adı verilen bir yöntemde, haftada bir ultrason ile bebekleri gösteriliyor. Anne- bebek arasındaki sevgi bağını güçlendiren bu yöntem tekrarlayan düşükleri azaltıyor

Heyecanla bebeğini kucağına almayı hayal eden anne adaylarının kabusu olan düşüklerin farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini söyleyen Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Sedat Kadanalı; düşüklerin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler verdi:

• Heyecanla doğacak bebeğini sevmeyi, okşamayı, büyütmeyi bekleyen anne adayı için düşük yapmak çok üzücü bir olaydır. Düşüklerin 2-3 defa peş peşe olması ise; anne adayını umutsuzluğa iter ve tüm gebeliklerinin düşükle sonuçlanacağı kaygısı artırabilir.

• Genetik sebepler, bebekte yapısal bozukluklar, endokrinolojik (hormonal) sebepler, bağışıklık sistemiyle ilgili problemler, pıhtılaşma sistemi bozuklukları, rahimle ilgili anormallikler, enfeksiyonlar ve bebeğe zararlı maddelerin yanlışlıkla alınması düşük sebepleri arasındadır.

• Düşüklerde en sık görülen genetik sebeplerdir. İlk üç ayda düşükle sonuçlanan gebeliklerde, yüzde 50-80 oranında fetuste (bebekte) genetik anormallikler saptanmıştır. Son yıllarda daha detaylı inceleme yapan CGH (comparative genetik hibridizasyon) yöntemi ile yapılan araştırmalarda; erken düşüklerde, genetik anomali oranının yüzde 90’lara kadar çıktığı görülmüştür.

SEVİNMENİZ BİLE GEREBİLİR!

• Bu bilgi ışığında, aslında bazı düşüklere üzülmek yerine sevinmek gerektiğini söyleyebiliriz. Her hamile kalan kadın, doğal olarak sağlıklı bir bebek hayal eder ve sakat bebek doğurmak istemez. Anne vücudu da aynı istekle çalışır ve sağlıksız gebeliği ya rahme kabul etmez ya da erken dönemde düşükle sonuçlanır; bunu doğal bir seçim mekanizması olarak kabul edebiliriz.

• Genel olarak bakıldığında tüm gebeliklerin yaklaşık yüzde 15’i düşükle sonlanır. Birkaç gün geçmesi ile ortaya çıkan, farkına varılmayan erken düşükler de hesaba katılırsa; düşük oranı tüm gebeliklerde yüzde 20-25’lere kadar çıkmaktadır. Ardı ardına iki veya üç kez düşük yapan kadınlarda ise; tekrarlayan gebelik kayıplarından bahsedilir ve bu olayın görülme ihtimali tüm toplumda yüzde 1-2 civarındadır. Yani bir kadının “ben hep böyle düşük mü yapacağım?” kaygısını büyütmemesi gerekir.

ÖNCE TEDAVİ SONRA GEBELİK

• Gebeliğin taşındığı rahmin doğumsal anomalileri (çift rahim, rahimde bölme olması, yarım rahim, rahmin şekil bozukluğu veya rahim ağzı yetmezliği), tekrarlayan gebelik kayıplarına yol açabilmektedir. Bu problemler, görüntüleme yöntemleri ile ortaya konmakta ve yapılan endoskopik ameliyatlar ile rahim gebeliği taşıyacak hale getirilebilmektedir. Rahim ağzı yetmezliğinde geç düşükler olmaktadır; bu durumda rahim ağzının gebeliğin 3-4. ayında basit bir operasyonla dikilmesi ile gebelik kayıpları önlenmektedir.

• Anne adayında olan endokrinolojik problemler; erken gebelikte salınan progesteron hormon eksikliği, süt hormonu (prolaktin) fazlalığı, troit bezi ile ilgili sorunlar, şeker hastalığı ve polikistik over hastalığı, düşük nedenlerinin yüzde 8-12’sini oluşturmaktadır. Hamile kadında ortaya çıkan pıhtılaşma bozuklukları, tekrarlayan düşüklere yol açmaktadır. Tanı konulduktan sonra ilaç veya gebelik boyu kullanılacak kanı sulandırıcı günlük enjeksiyonlar ile canlı ve sağlıklı doğumlar elde edilmektedir.

HASSAS SEVGİ GÖSTERİMİ YÖNTEMİ DÜŞÜĞÜ AZALTIYOR

• Tekrarlayan düşük yapan kadınlara sonraki gebeliklerinde verilen psikolojik desteğin, gebelik kayıplarını azalttığı görülmüştür. Örneğin; tekrarlayan gebelik kaybı olan gebelere, ‘hassas sevgi gösterimi’ (Tender lovering care) adı verilen bir teknik olumlu etkiler gösterebiliyor. ‘Hassas sevgi gösterimi’nde; haftada bir ultrasonografi ile anne karnında bebeklerinin gösterilerek, anne- bebek arası sevgi bağının kuvvetlendirilmesi yönteminin, düşükleri belirgin şekilde azalttığı bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir.

BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR

• Tekrarlayan düşük yapmış kadınlar iki gruba ayrılarak; bir gruba erken gebelik döneminde ultrasonografi ile bebekleri gösterilerek psikolojik destek verilmiş, diğer gruba ise normal gebelik takibi yapılmıştır. Bu bilimsel çalışmada ‘hassas sevgi gösterimi’ yöntemi uygulanan kadınların yüzde 86’sı düşük yapmadan sorunsuz doğum yapmış iken, normal takip olanların ancak yüzde 33’ü düşük yapmamıştır. Başka bir araştırmada ise; tekrarlayan düşük yapmış kadınlara ilk aylarda psikolojik ve tıbbi destek verilen grupta sağlıklı gebelik yüzde 51 olmuş iken, destek verilmeyen grupta yüzde 26 olarak bulunmuştur. Tekrarlayan düşük yapan kadınlarda farklı mekanizmaların bu olaya yol açtığı düşünüldüğünden bu kadınlarda sıra dışı yolların izlenmesi başarıyı artırmaktadır.

NORMAL GEBELİKLERDE GEREKSİZ

• Ultrason ses dalgası olduğundan, gebelikte bebeğin sağlığına zararı olmadığı gösterilmiştir. Ancak normal gebeliklerde çok sık ultrasona girmenin bir faydası olmadığı ve gerekli olduğu dönemlerde girilmesi, hekim işgücünün verimli kullanılması açısından değerlidir. Avrupa ve Amerika ülkelerinde gebelikte ultrasona gebeler daha seyrek gitmektedirler; hatta bu konuda çok daha tutucu olan İngiltere’de gebelikte ultrasona gerek var mı, varsa 1 veya en fazla 2 defa girmenin yeterli olduğu tartışılmaktadır. Burada öne sürülen düşünce, ultrasonun zararlı olduğu değil, iş gücünün verimli kullanılması ve gereksiz yapılan ultrason incelemelerin gebeliğin takibine fayda sağlamayacağı açısıdır. Normal gebelik için çok sık ultrasona girmenin gereksizliğine biz de katılıyoruz. Fakat tekrarlayan gebelik kayıplarında “hassas sevgi gösterimi” için sık ultrason kullanımı bu kapsamda değerlendirilmemelidir.

DÜŞÜĞE KARŞI SOSYAL VE PSİKOLOJİK DESTEK

• Gebelik öncesi yapılacak bir doktor değerlendirilmesi; annede düşüğe yol açacak olası faktörlerin belirlenmesi ve buna yönelik önlem alınması açsından değerlidir. İki veya üçten fazla düşük yapmış kadınlarda ise daha özel ve detaylı testler ile düşüğe yol açan nadir faktörler ortaya konarak tedavi edilmektedir. Bunların yanı sıra düşük yapan kadınlara verilecek olan sosyal ve psikolojik desteğin önemli olduğu açıktır. Ancak şunu da unutmamak gerekir; bir kısım düşük, tamamen vücudun sağlıklı gebeliği seçme mekanizmasıyla ilgili olup, bunları önlemek hem istenen bir durum değildir, hem de başarılı olmamaktadır.

HER KANAMA DÜŞÜK DEĞİL!

• Hamile kalan her kadın, düşük korkusunu yaşıyor ve gebeliğin kadın bedeninde oluşturduğu normal değişimleri yanlışlıkla düşük belirtisi olarak yorumlayarak endişelenebiliyor. Düşüğü veya düşük tehdidini düşündürecek belirtilerin başında; gebelik esnasında kanama olması ve bu kanamaya ağrıların daha doğrusu gelip geçen sancıların eşlik etmesi geliyor. Bu ağrıları çoğu kadınlar tarafından, “adet görecekmişim gibi belim ve kasıklarımda ağrı var” olarak tanımlamaktadır. Ancak şunu hemen vurgulamalıyız ki; her gebede rahmin hızla büyümesine bağlı olarak, erken gebelik döneminde kasık ağrısı olabilmektedir. Bu ağrılar, periyodik olmayan gerilme tarzında ağrılardır. Yine bazı gebelerde cinsel ilişki sonrası da kanama olabilmektedir, bu da düşükle karıştırılmamalıdır. Bebeğin erken dönemde annenin karnında ölmesi ile sonuçlanan düşüklerde ise bulantı, kusma ve memelerde gerginlik gibi gebelik belirtilerinin aniden kaybolması da düşüğü akla getirebilmektedir.

EN GÜVENİLİR İPUCU BEBEĞİN KALP ATIŞLARI

• Günümüzde ultrason incelemede görülen ipuçları, bazı gebeliklerin düşükle sonuçlanacağını öngörse de, bir gebeliğin düşükle sonuçlanacağını önceden gösteren bir yöntem yoktur. Ancak ultrason incelemesinde boş gebelik olması veya bebeğin kalbinin çalışmadığının görüldüğü durumlarda, kesin düşük olacağı söylenmektedir. Çoğu gebe kadının korkarak sorduğu “bu gebeliğimde düşük yapar mıyım?” sorusunu, normal ultrason bulguları olan bir gebelikte tahmin etmek mümkün değildir. Fakat bazı olumlu bilgiler vardır; mesela bebek kalp atışları görüldüğünde düşük riski yüzde 65 azalmıştır veya gebeliğin ilk 3 ayı dolduğunda düşük riskinin yüzde 90’ı kaybolmuştur gibi pozitif bilgiler verebilmekteyiz.