DOKTORLAR DERTLİ: KAMUDA MI ÇALIŞSAM ÖZELDE Mİ?

Şu aralar doktorlar epey dertli. Nedeni, Sağlık Bakanlığı’nın, kamuda görevli doktorların tam gün çalışmalarını öngören yasa düzenlemesi. Tasarı yasalaşırsa kamu doktorları özel muayenehanelerde veya özel hastanelerde görev yapamayacaklar. Yani kamu veya özelden birini tercih etmek zorunda kalacaklar. İşte 14 Mart Tıp Bayramı öncesinde, yasanın getirdikleri ve tarafların konuyla ilgili görüşleri.

Doktorlar “hekim açığı artar, fakültelerde öğretim üyesi sıkıntısı yaşanır, hasta kuyrukları uzar, binlerce hemşire, teknisyen, sekreter işsiz kalır” gibi gerekçelerle düzenlemeye karşı çıkıyor. Sağlık Bakanlığı ise “geri adım atmayız” sinyali veriyor.

Türkiye’deki 54 tıp fakültesi yılda 4.400 doktor yetiştiriyor. Bir mezunun pratisyen hekim olarak Türkiye’nin her yerindeki sağlık ocaklarında, hastanelerin acil servislerinde, 112 istasyonlarında vs çalışması mümkün. Ama önce mecburi hizmet yapmak şart. Doğu ve Güneydoğu’daki doktor açığını kapatmak amacıyla Haziran 2005’te kabul edilen düzenlemeye göre mezunlar, Sağlık Bakanlığı tarafından diplomalarının onaylanmasının ardından iki ay içinde Bakanlığın görevlendirdiği yerde, 300 ile 600 gün arasında değişen sürelerle çalışıyorlar. Mecburi hizmet yükümlülüğü, doktorların her eğitimleri için ayrı ayrı uygulanıyor. Yani mecburi hizmetini tamamlayan bir pratisyen doktor, uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra tekrar mecburi hizmet yapmak zorunda. Aynı durum, yan dal eğitimini (ortopedistin el cerrahisi üzerine yan dal yapması gibi) tamamlayan uzmanlar için de geçerli.

HER DİPLOMADAN SONRA BİR MECBURİ HİZMET

Uzmanlaşmak için yapılması gereken, her yıl Eylül ve Nisan aylarında düzenlenen Tıpta Uzmanlık Sınavı’na (TUS) girmek. TUS’u kazananlar, seçtikleri uzmanlık alanına göre (göz hastalıkları, genel cerrahi gibi) 3 ile 6 yıl arasında süren ikinci bir eğitim yani asistanlık sürecine başlıyorlar. Asistanların tıp fakülteleri, diş hekimliği fakülteleri, Gülhane Askeri Tıp Akademisi ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nca yetkili kılınan sağlık kurumlarında görev yaptıkları bu dönemde, dışarıda çalışmaları yasak. Bu arada belirtmekte fayda var: Bir alanda uzmanlaşmayı isteyen doktorlar için TUS’u ilk yıl kazanmak önemli çünkü bir alana yerleşemedikleri durumda, iki ay içinde pratisyen doktor olarak mecburi hizmetlerine başlamak zorunda kalıyorlar. Bu da, ileride uzmanlık eğitiminden sonra bir kez daha mecburi hizmet yapmak durumunda kalmaları, yani mecburi hizmetlerinin ikiye katlanması demek. Peki mecburi hizmetini tamamlamayanların akıbeti ne oluyor? Mesleklerini serbest olarak yapamıyorlar ve zorunlu hizmet süreleri artıyor.

GÜNDEMDEKİ KONU TAM GÜN ÇALIŞMA

Türkiye’de 103 bin doktor var. Bunların yaklaşık 60 bini pratisyen, geri kalanı uzman. Kamuda görevli uzman doktor sayısı Bakanlık verilerine göre 24,500. Kamuda çalışan doktorlar için yarı zamanlı çalışma serbestisi var. Yani doktorlar, bağlı oldukları kamu kuruluşlarında sabah 08.00’den 16.00’ya kadar çalışıyor, ardından kendi muayenehanelerinde veya özel sağlık kuruluşlarında çalışıyorlar. İşte Sağlık Bakanlığı, son dönemde bunu değiştirmek için çalışıyor. Hekimlerin tam gün çalışması ile ilgili yasa tasarısına göre kamu hekimleri bağlı oldukları kamu kurumunda saat 17.00’ye kadar mesai yapacak, ancak sonrasında özel sağlık kuruluşlarında çalışamayacaklar. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Uzm. Dr. Orhan Gümrükçüoğlu 13 Şubat’ta yaptığı bir açıklamada taslağa henüz son şeklinin verilmediğini, çalışmaların sürdüğünü söyledi. Gümrükçüoğlu, teknik çalışmalar bittikten sonra ilgili kamu kurum ve kuruluşları, bakanlıklar ve meslek odaları ile derneklerden görüş alındıktan sonra çalışmaların tamamlanacağını ve taslağın bu yasama yılı içinde kanunlaşmasını düşündüklerini belirtti. Doktorlar cephesinden ise taslağa tepki geldi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) tasarı hakkındaki görüşlerini yayınladı ve 14 Mart’ta doktorları tepkilerini göstermek için toplanmaya çağırdı. 29 uzmanlık derneğini bünyesinde barındıran Uzmanlık Dernekleri Platformu verdiği tam sayfa gazete ilanında yasanın getireceği sorunları sıraladı. Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) da tasarıya yönelik görüşlerini içeren metni Bakanlığa iletti. Diğer yandan Sağlık Bakanlığı, “tam günden geri dönüş yok” sinyali veriyor. Özetle, doktorlar cephesinde sular uzun süre durulmayacak gibi görünüyor.

Dr. Mehmet’in komando parkuru

Dr. Mehmet Bey Tıp Fakültesi’ndeki en az 6 yıllık eğitimini tamamladıktan sonra pratisyen hekim olarak 300 ila 600 gün arasında mecburi hizmet yapıyor. Ardından TUS’u kazanıyor, seçtiği uzmanlık alanına göre 3-6 yıl daha eğitim alıyor. Bu sefer uzman doktor olarak ikinci kez mecburi hizmet yapıyor. Mehmet Bey bir yan dal uzmanlığı yapmak isterse, Yan Dal Uzmanlık Sınavı’na (YDUS) girmesi gerekiyor. Yan dal uzmanlığını tamamladıktan sonra bir kez daha mecburi hizmet yapması gerekiyor. Bu araya 12 ay askerliği de sığdırması lazım tabii ki!

15 Şubat’tan bu yana kamu doktorlarının istifaları kabul edilmiyor

Sağlık Bakanlığı, 15 Şubat’tan bu yana kamuda çalışan doktorların istifalarını kabul etmiyor. Özel hastaneler ve ayakta teşhis tedavi yönetmeliğinde geçen bu uygulamanın amacının, kamu hekimlerinin özel sektöre geçişlerini önlemek olduğu söyleniyor. Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği yetkilileri, özel sağlık kuruluşlarının yeni doktor alımlarının da durdurulması nedeniyle sıkıntı yaşandığını belirtiyorlar.

ÖZEL HASTANELER VE SAĞLIK KURULUŞLARI DERNEĞİ

Özel sektör uzman bulmakta sıkıntı yaşar

Ülkemizde hekim ve sağlık personeli açığı herkesçe biliniyor. Açığı bugünden kapatmaya başlarsak 25-40 yıl alır. Böylesi bir yetersizlik durumunda hekimlerimizi kamuda 40 saat çalışmaya tabi tutmak, ek çalışmalarını önlemek hastaların hekime ulaşma hakkını engellemeyecek mi? Hekimler kendi rızalarıyla, baskı altında kalmadan ek çalışma, kısmi zamanlı çalışma yapmak istiyorlar. Ayrıca hekimlerin devletten çalışma alanı, maddi teşvik vb. herhangi bir beklentileri de yok. “Kamuda hekim açığı var”, “kamuda çalışan hekimlerin gözü dışarıda”, “kamudan muayenehanelere hasta yönlendiriliyor”, “yarı zamanlı çalışan hekim kamuda verimli olamıyor” gibi yaklaşımlar yüzeysel ve ideolojik. Çeşitli önlemlerle kamuda ve özel sektörde yarı zamanlı çalışan hekimlerin sorunları giderilebilir. Kamuda mesaisini tam gün yapan bir hekimin mesai sonrası muayene veya özel sağlık sektöründe görev alarak ek çalışma yapmasının ülkeye büyük katkısı olduğuna inanıyoruz. Kanun bu şekilde çıkarsa özel sağlık sektöründe akşam, hafta sonu ve bayram tatillerinde çalışacak uzman maalesef bulunamayacak. Bu yükü tamamen kamu kurumları karşılamak durumunda kalacak.

KİM NEYİ SAVUNUYOR

SAĞLIK BAKANLIĞI

Kararlılıktan geri dönüş yok

Bakanlık, tasarının gerekçesi olarak, “Türkiye’de sağlık hizmetlerinin modern tıbbın ve teknolojinin ulaştığı noktada sunulmak istenmesi”ni gösteriyor. Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Uzm. Dr. Orhan Gümrükçüoğlu şubat ortasında yaptığı bir açıklamada tam zamanlarını hastaneye ayıran hekimlerin daha verimli olduklarını, kurumlarını daha fazla sahiplendiklerini ve tedavileri daha iyi takip ettiklerini belirlediklerini söyledi. Yapılacak yasal düzenlemeyle muayenehanelerin, özel merkezlerin ve özel hastanelerin kapatılmasının söz konusu olmadığını belirten Gümrükçüoğlu, “Hekimlerimize bir seçenek sunulmaktadır. Hekimler, Türkiye’de sağlık sunumunda ya kamuda tam zamanlı çalışmayı ya da yine tam zamanlı özel hastanelerde, muayenehanelerinde ya da dal merkezlerinde çalışmayı tercih edeceklerdir” dedi. Gümrükçüoğlu, kamu hastanesinde çalışmayan ve muayenehane işleten, cerrahi branşlarda görev yapan hekimlerin, ikinci bir yerde çalışmamaları durumunda ameliyat yapmak için özel hastaneyi tercih edebileceklerini söyledi. Gümrükçüoğlu, “O zaman, orada hem muayenesini hem ameliyatlarını yapabilir. Ancak muayenehanesi olan hekimlerin, hem muayene hem de ameliyatlarını özel tıp merkezi ya da özel hastanede yapabilmesinin teknik detayı üzerinde çalışılıyor” dedi. Gümrükçüoğlu, yasal düzenleme ile hekimlerin ikinci bir yerde çalımasının kesinlikle söz konusu olmadığının altını çizdi, “Saat 17.00’den sonra da çalışmak isteyen hekimler, çalıştıkları kurumda hizmet üretmeye devam edebilirler. Bu kararlılıktan geriye dönüş yok” dedi.

BAŞBAKAN ERDOĞAN

Muhalefet edenlerin bizi anlamaları gerekiyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 5 Mart’ta yaptığı bir konuşmada, tam gün çalışma saatine muhalefet edenlerin olduğunu söyledi: “Artık bizi anlamaları gerekiyor. Biz halkımızı seviyorsak, bizler halkımıza hizmet yarışında varsak, bu millet bizleri ve tıp mensuplarını bu okullarında okutup yetiştirmişse bizler de halkımıza hizmette yarı zamanlı hizmetle kendimizi aldatmayalım. Tam zamanlı hizmet… Çalışacağız halkımıza tam gün hizmetimizi vereceğiz. Bizler bu acıları yaşadık. Halkımıza aynı acıları yaşatmayacağız. Hastanelerde belli saatlerden sonra doktor bulamadığımız, doktor yerine hasta bakıcı ile karşılaştığımız günler oldu, bunları yaşadık. Filan yerde doktor bey kendi odasında dedikodu yapıyor, öbür taraftan hastabakıcı hastayı almış bağırtarak, çağırtarak tedavi ediyor. Bakan Bey’i gece 01.30’da yataktan kaldırdık. Mesele ne biliyor musunuz? Eğer değerler noktasında dünyanızda insana olan sevgi yerini kaplamışsa siz gece nöbetinde uyuyamazsınız. Bizim eksiklerimiz varsa onu da giderin. Çalışma saatlerini ona göre ayarlayın.

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ

Bu şekilde ülkenin yararına olmaz

Tam Gün yasası Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşlarında ve üniversite hastanelerinde çalışan hekimlerin özlük hakları bakımından güvencesiz kalmasını getirir. Hekimlerin yanı sıra diğer sağlık çalışanları, üniversite ve Sağlık Bakanlığı eğiticileri ve sonuçta sağlık hizmetlerinin sunumu ve toplum sağlığı üzerinde olumsuz bir etki oluşturur. Uygulamayla ayrıca özelde büyük hastane zincirlerine, kamuda özelleştirilme yolundaki üniversite ve devlet hastanelerine ucuz işgücü sağlanacak; hekimler düşük ücretle ve güvencesiz çalışmaya zorlanacak; tıp ve uzmanlık eğitiminin niteliğinin yükseltilmesi yerine, üniversite ve eğitim hastanelerinde döner sermayeye daha çok kazanç sağlamak için performans yöntemiyle daha fazla işlem yapılması hedeflenecek, eğitici niteliği taşıyan belirli bir orandaki hekimin kurumlarından ayrılmalarına yol açarak tıp eğitimini olumsuz etkileyecek; kapanacak özel muayenehanelerde çalışan yardımcı personelin istihdamı ve buralarda kullanılan teçhizatın akıbeti açısından sorun oluşturacak. Tam gün çalışma düzeni bu şekliyle ülkemizin yararına olmaz. Biz bunun yerine hekimler ve diğer sağlık çalışanlarına emekliliğe yansıyan, kalıcı özlük hakları ve insani yaşam koşulları yaratan, özelde çalışanlara da diledikleri kurumda çalışma olanağı sağlayan, emeğe saygının gösterildiği bir düzenlemeden yanayız.

UZMANLIK DERNEKLERİ PLATFORMU

Hasta kuyrukları ve hatalar artar

Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde kısmi çalışan doktorlar tam gün çalışmaya geçtiklerinde sadece 1 saat fazla çalışmış olacaklar. Buna karşılık özel kurumlarda verdikleri ek hizmet ortadan kalkacak ve hekimlerin işgücü kısıtlanacak. Kamu hastanelerinde hasta kuyrukları ve tıbbi hata olasılığı artacak. Tıp fakülteleri ve eğitim hastanelerinde çalışan öğretim üyelerinin, tam gün çalışma zorunluluğu nedeniyle bu kurumdan ayrılmaları öğrencilerin yetişmesinde ciddi sıkıntılar yaratacak. Mecburi hizmet ile kapatılmaya çalışılan Doğu ve Güneydoğu’daki hekim açığı artacak. Yaklaşık 25 bin muayenehanenin kapanması ile 10.000 civarında hemşire, teknisyen ve sekreter gibi personel işsiz kalacak. Devletin ilgili sağlık kuruluşlarından düzenli olarak sağladığı KDV, stopaj ve gelir vergisi gibi gelirler ortadan kalkacak. Tüm gün çalışma düzenine geçen hekimlere ödenecek ilave ücretle kamu maliyesi zarara uğrayacak. Muayenehaneler ve kapanacak diğer sağlık kuruluşlarındaki milyonlarca dolar tutarındaki tıbbi cihazlar kullanılmaz hale gelecek.

Hürriyet İK