ÇOCUĞUNUZUN DİKKATİNİ BEYİN EGZERSİZİ İLE TOPLAYABİLİRSİNİZ

Çocuklardaki dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda ilaçsız tedavi yöntemi olan Neurofeedback beyin egzersizi ile başarılı sonuçlar alınabiliyor. Türkiye’de de Psikiyatrist Dr. Tanju Sürmeli tarafından uygulanan beyin egzersizi ile çocuklar ilaçsız olarak tedavi edilebiliyorlar.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğunda (DEHA) Randomize plasebo kontrollü körleme çapraz dizayn çalışma yapan Amerika’daki East Tenesse Eyalet Üniversitesi’nden araştırmacılar Roger J. deBeus ve David Kaiser, 7-11 yaş grubu 42 çocukta, 10 hafta 30 dakikalık 40 seans EEG Biofeedback: Neurofeedback (NF) tedavisinin plasebodan üstün olduğunu gösterdiler.

Elsevier yayınlarından 2011’de “Neurofeedback and Neuromodulation Techniques and Applications” kitabında bu çalışmayı yayınladılar. Bu çalışma ilaçsız tedavi yöntemi olan Neurofeedback beyin egzersizi yönteminin çalıştığını ve bilimsel bir yöntem olduğunu göstermesi açısından çok önemli.

Türkiye’de de Psikiyatrist Dr. Tanju Sürmeli tarafından uygulanan Neurofeedback, kişinin kendi beyin dalgalarını değiştirmesine yardımcı olan bir öğrenme stratejisidir. Bu yöntem, kişiye kendi beyin dalgalarının karakteriyle ilgili bilgi verilirse, o kişinin kendi beyin dalgalarını değiştirmeyi öğrenebileceği ve bu değişikliklerin genelde kalıcı olacağı ilkesine dayanır. Bu görüşten yola çıkarak, Neurofeedback’in bir çeşit “beyin egzersizi” olduğunu söylemek de mümkündür. Pekiştireç kullanarak davranışın tekrar oluşma olasılığını arttırma prensibine “operant koşullanma” denir. Biofeedback’te pekiştireç fizyolojik işlevlerin istenilen yönde değişmesi üzerine verilen görsel ve işitsel geribildirim sinyalleridir. Biofeedback ve Neurofeedback biofeedback aletleri suretiyle yapılan tedaviyi ifade eder.

Sürmeli, Neurofeedback yönteminin çocukların, düzenli ve büyük bir yüzdesinde hayat boyu olan ilaç kullanımını elimine etmeyi ya da çok önemli bir derecede azaltmayı vaat ettiğine dikkat çekiyor. Birçok DEHA vakası ve aileleri ilaç kullanmak istemiyorlar. Sayısız çalışma, Amerika Birleşik Devletleri’nde DEHA teşhisi alan çocuk ve erişkinlerin önemli bir bölümünün (% 50 ila 87) ya hiç ilaca başlamadığını ya da ilaca devam etmediklerini gösteriyor. DEHA’da kanıtlanmış Amfetamin grubu ilaçlar iştahsızlık, donukluk, çocuğun boy atmasını geciktirme, kalp çarpıntısı ve kalp büyümesi ve nadirde olsa ani ölümlere yol açabilmektedir.

Birçok otoritenin görüşüne göre EEG Biofeedback, kanıtlara dayalı bir tedavi yöntemi olarak ailelere tedavi seçenekleri sunulurken mutlaka belirtilmesi gereken ailelere bir seçenek olarak sunulması gereken bir tedavidir. Bu vakalarda anlamlı derecede duygusal regülasyonda, kararsızlıklarında ilerleme ve anksiyetelerinde azalma görüyoruz. Bununla paralel olarak ebeveyn ve çocuklar arasında ilişkilerde gelişme ve aralarındaki stres azalıyor.

EEG Biofeedback, Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite, Epilepsi, Depresyon, Anksiyete (Sıkıntı Hastalığı) [obsesif-kompulsif bozukluk, genel anksiyete bozukluğu, posttravmatik stres bozukluğu, fobiler], Okuma Bozuklukları ve Bağımlılıklarda (Alkol, Uyuşturucu v.b gibi), kafa travmasına bağlı nöropsikiyatrik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

Tedavide birden fazla yöntemin kullanılması başarının artmasını sağlamaktadır. Çocuğun eğitimi, çocuğun “Dur, Düşün, Eyleme Geç” davranış modelini uygulamasını öğrenmesi, aile ve ailenin ebeveynlik tarzını değiştirmesi, çocuğun beslenmesinin düzenlenmesi, okuldaki öğretmen ve rehberlik öğretmenleri ile iletişim kurulması ve onların eğitilmesi, gerekirse özel eğitim uzmanından destek almak, neurofeedback yöntemlerinin beraber kullanılması hastalığın % 80 başarıyla tedavi edilmesini sağlamaktadır. Bu bir takım işidir.

Yanlış ebeveynlik tarzının değiştirilmemesi beyinde eroin etkisi yaratıyor mu?

Psikiyatrist Dr. Tanju Sürmeli, yanlış ebeveynlik tarzının değiştirilmemesinin beyinde eroin etkisi yarattığına da dikkat çekiyor. Çocuğunuz ağlayarak, inatlaşarak, isteklerinde inatçı olup sizinle pazarlık yaparak bir şeyi elde etmemelidir. ‘Hayır’ her zaman ‘Hayır’ olmalıdır. Bir kere ‘Hayır’ deyip dayanamayıp ‘Hayır’ınızı, ‘Evet’e dönüştürmemelisiniz. Bu konuda % 75-90 istikrarlı davranmalısınız. Böylesine bir tutumda bulunursanız, çocuğunuz anne-baba konumuna gelmiş olur. Bu gibi durumlarda, çocuğunuz beklemeyi, sabretmeyi ve motive olmayı öğrenemez. Sözünü ettiğimiz bekleme, sabretme gibi nitelikler duygusal zekânın da öğeleridir. Bu nedenle ebeveynlik tarzınızdaki hatalar ile çocuklarınızın duygusal zekâlarını geliştirmesine engel olabilirsiniz. Ayrıca eroinman gibi hep istediği yapılsın isteyerek eroinin beyinde uyardığı aynı bölgeleri uyarmış oluyorsunuz. Devamlı kendi istediğinin yapılması ona mutluluk veriyor ama beyinde dikkat, sabır, motivasyon ve öğrenme ile ilgili bölgeleri olumsuz etkiliyor. Motive olmak demek dikkatini, konsantrasyonunu vererek bir işi yapabilmek demektir. Unutmayın ki, tedavi sürecindeki çocukların motivasyon merkezleri rahatsızlıklarından dolayı yavaş çalışır. Ebeveynlik tarzınızda sergilediğiniz her hata da bu yüzden, çocuklarınızın motivasyon merkezini daha da yavaşlatır. Ebeveynlik tarzınızı değiştirince bu konuda kısmen rahatlama olduğunu görürsünüz.

Unutmamanız gereken bir başka konu da, kazanılmış yanlış davranışların birdenbire unutulmasının ya da değiştirilmesinin mümkün olmadığıdır. Bu yanlış davranışların ortadan kaldırılması ya da olumlu yönde değiştirilmesi zaman ve sabır ister.

Disiplinsiz ortamda çocuklar ileride birer zorba, aileler de kurban rolünü üstlenir

Sürmeli, çocukların sınırlarının ne olduğunu bilmeleri durumunda, kendilerini güvende hissedeceklerini özellikle vurguluyor. Sınırları koymadığınız takdirde disiplin havada kalır, düzensiz bir hale gelir. Aileler genelde huzursuzluk çıkmasın diye çocuklarının her dediğini yapma taraftarıdır, ama elde edilen bu huzur geçicidir ve kısa vadede işe yarayabilir. Zaman ilerledikçe, yaratılan disiplinsizliğin bir felakete dönüşmesi kaçınılmazdır. Böyle bir durumda çocuklar ilerde birer zorba, aileler de kurban rollerini üstlenir. Ebeveynler uygun olan ve olmayan davranışlar için bir ölçüt belirlediği zaman çocuklar bu sınırları test edecektir. Ebeveynler bu test sırasında pek de hoş olmayan davranışlarla karşılaşabilir. Özellikle zor çocuklar, diğer çocuklara oranla ebeveynlerinin kararlığını daha fazla deneyecektir.

Çocuklar sınırların devam ettiğini gördüğü zaman düşmanca yaklaşımlarda bulunabilir, hayal kırıklığına bağlı olarak çok kızabilir. Sorumlu ebeveynler olarak kabul etmelisiniz ki, çocuklarınıza sınırları kabul ettirmeye çalıştığınızda, çocuklarınız her zaman sizden hoşlanmayabilir. Çocuğunuzun yapmak istediği bir şeye izin vermediğiniz zaman karşılığında hoşnut olmadığınız davranışlarla karşılaşabilirsiniz. Onların gelecekteki mutluluğunu, iyiliğini ve rahatını düşünerek bu davranışları hoşgörüyle karşılamalısınız. Sizin onlar için yaptıklarınızı şu anda takdir etmelerini beklememelisiniz.

Dikkat, konsantrasyon merkezimiz beynimizin ön bölgesinde, prefrontal kortekste, yer almaktadır. Dikkat ve konsantrasyon merkezinde sıkıntı problem düzeyinde veya bozukluk düzeyinde olabilir. Akademik bilgiyi öğrenebilmemiz için dikkat ve konsantrasyonumuzun normal düzeyde olması gerekmektedir. Bilgiler, dikkat ve konsantrasyon merkezleriyle bağlantılı olarak süzülüp beynin çeşitli bölgelerine kodlanmaktadırlar. Nörolojik açıdan bakarsak, öğrenme bozuklukları bir insanın bilgiyi biriktirebilme, işleme ve öğrenmesine engel olmaktadır. Öğrenme bozukluğu, kişilerin gördükleri bilgiyi anlama ve kavramada ya da işittikleri bilginin beynin farklı kısımlarına bağlanmasındaki yeteneklerinde azalma ya da hiç olmamasıdır. Bu duruma sebep olan bozukluklardan birisi Dikkat Eksikliği Hiperaktivite ve Dürtü Bozukluğu diğeri de Genel Öğrenme Bozukluğudur.

Aileler çoğu zaman çocukları ile ilgili “Sevdiği şeye dikkatini saatlerce veriyor, ama derslerine gelince 5-10 dakikada sıkılıyor. Dersler işine gelmiyor:” diye anlatırlar. Sevdikleri herhangi bir şeye dikkatlerini verdikleri zaman beyinlerindeki limbik sistemin primitif refleksini kullanıyorlar. Bu, beynimizde daha derinde korunmuş bir merkez olduğu için kolay kolay etkilenmemekte bu yüzden beynin ön bölgesinde bir düzensizlik ya da bir sıkıntı oluştuğunda genel akademik performansa verilen dikkat konsantrasyon çabuk bozulmakta, aileleri bu durum şaşırtmaktadır ve “Benim çocuğumun dikkati sevdiği şeyde çok iyi ama derse gelince yapmak istemiyor” diye yorumlanmaktadır.

Dikkat Eksikliği bozukluğunda çeşitlerine göre genellikle görülen problemler nelerdir?

Kolayca dikkatleri dağılır, uzun süre dikkatlerini veremezler, başkalarını dinlerken zorlanırlar, organize olmakta zorlanırlar, nesneleri kaybetmeye eğilimlidirler, unutkandırlar, kıpır kıpırdırlar, yaramazdırlar, bir yerde uzun süre oturmakta zorluk çekerler, kontrol edilemeyen bir enerjileri vardır, dürtüseldirler. Oldukça fazla hayal kurarlar, sürekli sıkılmaktan şikayet ederler, motive olamazlar,fikirlerini sonuna kadar savunurlar, kin tutmaya eğilimlidirler. Aynı hareketleri tekrarlamaya (kompulsif hareketler) eğilimlidirler, konudan konuya atlarlar, herşeye çok dar açıdan bakarlar. Enerjileri azdır, sık sık huzursuz olurlar, toplumdan izole olma eğilimleri vardır. Sık sık umutsuzluk ve suçluluk duygusuna kapılırlar. Eğlenceli şeylere ilgileri azdır, uyku değişiklikleri yaşarlar ve kronik şekilde kendilerine güvenleri azdır.

TEŞHİSTE OBJEKTİF YÖNTEMLER ÖNEMLİ:

Subjektif testler, Conner’s Öğretmen ve aile skalası, DSM-IV Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite, Dürtü Bozukluğu skalası en çok kullanılan skalalardır. Ayrıca WISC-R (Wechsler çocuklar için zeka testi) testi yapılabilir ve ailelerin ebeveynlik tarzlarını gösteren soru-cevap skala ilk görüşmede verilmektedir. Subjektif değerlendirmeler ayırıcı tanıda beklediğimiz kadar hassas olmadığı (hassasiyet oranı % 39-79) için A.B.D’de daha objektif yöntemler geliştirildi. Bu yöntemlerden en çok kullanılanı ve Esentepe’deki merkezimizde de uyguladığımız T.O.V.A testi ve QEEG –NxLink Veri Bankası yöntemidir. T.O.V.A testi görsel ve işitsel dikkati ve algılamayı bilgisayar ortamında matematiksel istatistiksel analiz yaparak ölçmektedir. Beynin görsel ve işitsel dikkat merkezleri farklı yerlerdedir. Beynin bu bölgeleri hakkında objektif bilgi vermektedir ayrıca % 85 doğruluk oranıyla Dikkat Eksikliği Hiperaktivite tanısı koymaya yardımcı bir testtir. Ayrıca uyanık veya uykuda çekilen EEG’de epileptik aktivasyonlar varsa bunlarda tespit edilebilinir. Bu aktivasyonlar dikkat ve öğrenme zorluğuna neden olabilmektedir. QEEG ile bu çocukların beyin dalgaları kaydedilip New York Üniversitesi tarafından hazırlanan F.D.A (Amerikan Gıda İlaç Birliği) tarafından onaylı data bankasında işleme sokulup Dikkat Eksikliği Hiperaktivite veya Öğrenme Bozukluğu hastalığının tanısının % 90-94 objektif olarak konulmasına tavsiyede bulunmaktadır.

Amerikan Pediatrik Birliği, QEEG’nin tanı konulması için kullanımını tavsiye etmektedir. QEEG’nin Klinik Psikiyatride kullanımıyla ilgili Amerikan NöroPsikiyatri Birliği’nin Araştırma Komitesi’nin raporu, QEEG Nörometrik analizin bazı psikiyatrik hastalıkların teşhisinde çocuklarda dikkat ve öğrenme problemlerinde, yetişkinlerde duygudurumu ve akıl sağlığı bozukluklarında kullanılmasının bilimsel kanıtlanmış bir yöntem olduğunu deklare etmektedir.

Beyin haritasının çekimi yaklaşık 20 ile 40 dakika sürmektedir.