ÇOCUĞA HER İSTEDİĞİNİ VERMEYİN

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ünal, her insanın yaşamında her istediğini yerine getiremeyebileceğini ifade ederek, çocukların, hayatın bu gerçeklerine erken yaşlardan itibaren hazırlanması gerektiğini anlattı. Ünal, hayatın gerçeklerine hazırlanmayan çocuğun ise sorumsuz yetişmesinin kaçınılmaz bir sonuç olacağını savundu. Çocukların, doğaları gereği taleplerinde sınır olmadığını ve istedikleri herşeyin yapılmasında ısrarlı davrandıklarını ifade eden Ünal, ailelerin de anne ya da babalık duyguları ağır basıp bu talepleri yerine getirdiklerinde, aslında onlara kötülük yaptıklarının farkında olamadıklarını bildirdi.

Prof. Dr. Mehmet Ünal, çocukların birbirlerinden çok farklı karekterlere sahip olduğunu, bazı çocukların para biriktirme, bazılarının ise eline geçen parayı son kuruşuna kadar harcamaya eğilimli olduğunu belirterek, çocuk savurgan bir yapıya sahipse günlük, değilse haftalık para verilmesini önerdi. Ailelerin, çocuklarının karakterine göre parayı nasıl vereceğini kendilerinin tespit etmesi gerektiğine dikkati çeken Ünal, “Çocuğa belirli aralıklarla sınırlı ölçülerde para verilmeli. Maddi durumu iyi olan aileler bile para verirken bir sınır belirlemeli” dedi. Prof. Dr. Ünal, anne-babaların, çocukların paralarını istedikleri gibi harcamalarına engel olmamaları gerektiğini, böylece çocukların deneme yanılma yoluyla başarılı bir harcama modeli geliştirebileceğini kaydetti.

Ünal, günümüzde hala pek çok anne-baba için ailenin ekonomik sorunu ve varlık durumunun çocukların yanında konuşulmayan konular arasında görüldüğünü belirterek, “Oysa bu durum, çocukların, paranın gerçek değerini yeterince anlayamamalarına yol açmaktadır” dedi. Ünal, şöyle konuştu:

“Çocukların, aileyi geçindirme ve ay sonunu getirmenin anlamını kavramalarında, anne-babaların ekonomik durumlarını konuşabilmelerinin önemi büyüktür. Aksi halde çocuklar, gerçek dışı beklentiler, belki de kendi çocuklarına aktaracakları yanlış davranışlarla büyüyeceklerdir.”

Prof. Dr. Ünal, bazı çocukların ailelerinin zayıf noktalarını keşfedip, arkadaşlarının aldığı para miktarı ve sahip oldukları eşyaları örnek göstererek duygu sömürüsü yapabileceklerini de anımsattı. Ünal, şöyle devam etti:

“Son günlerde lise, hatta ilköğretim çağındaki çocukların elinde dahi cep telefonu var. Oysa bir çocuğa, üniversiteye başlamadan cep telefonu alınması, yapılabilecek en büyük yanlıştır. Zaten hemen hemen her evde telefon varken, cep telefonu ile ne işi olabilir? Bunun yanı sıra arabayı iyi kullanıyor diye 16-17 yaşındaki bir çocuğa araba vermek, bisiklet almak dururken motosikletle ödüllendirmek ya da lüks sayılabilecek eşyalara sahip olmasını sağlamak son derece yanlış. Her istediğini elde etmeye alışan çocuklar, yarın şartlar değiştiğinde ve ailesi aynı talepleri yerine getiremediğide bunalıma sürüklenebilir.”