Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

Küba‘nin Saglik Sistemi




3. Saglik personeli de, ise gelis gidisin uzamasindan fazla çalismak zorunda kalmaya, saglik disi islerle ugrasmak durumunda kalmaktan eksik malzeme ile mesleklerini yapmak konumunda olmaya kadar birçok sikinti ile karsi karsiya kalmistir. Ünlü çocuk hekimi Benjamin Spock Haziran 1993’de Küba’ya yaptigi ziyaretle ilgili izlenimlerini söyle aktariyordu: “Küba’ yi geçen Subat’ ta tekrar ziyaret ettigimde, muhtesem hastanelerde çocuk doktorlarinin bütün sabahlarini çocuklar için gerekli olan ve çok az bulunan ilaçlari sayarak geçirdiklerini kesfettim...Bir kresin müdürü, 7 yasindan büyük bütün Kübali çocuklar için oldugu gibi okul öncesi çagdaki çocuklarin da süt ihtiyaçlarini artik karsilayamaz hale gelme korkusu içinde perisandi... Kübali çocuklardan ilaç ve yiyecegi esirgeyen bir ambargo konusunda ne hissetmemiz gerekiyor? Ben utanç hissediyorum!”

4. Tüm teshis süreçleri-yetersiz de olsa-islese bile, ilaç hammaddesi ithalindeki sikintilar, tedavide kullanilan ilaçlarin sayisini azaltmakta, önemli hastaliklarda kullanilan ilaçlarin bulunmamasina yol açmaktadir. ABD ilaç sirketleri, Küba’ya ilaç ve ilaç hammaddesi ticaretini engellemekle kalmamakta, sinirli dahi ortak oldugu diger ülke sirketlerinin de Küba’ ya ticaretine engel olmaktadir. Tüm bu sikintilar asilsa da, ABD ya da diger Bati ülkelerinden ithal edilen ilaçlar, her zamankinden pahali olmaktadir. Bu pahalilikta, tasima ücretlerinin yüksekligi, Küba’ ya ihracatin “riskli” olusu gibi etmenlerin etkili oldugu da ifade edilmektedir. Örnegin, 1981 yilinda çikan “hemorajik dengue” salgininda, tedavi için gerekli ABD kaynakli ilaçlari veya sivrisineklerin hastaligi yaymasini engellemek üzere kullanilacak dezenfeksiyon aletlerini satin alamayan Küba, durumun aciliyeti nedeni ile söz konusu ilaç ve cihazlari daha pahali olarak Avrupa’ dan almak zorunda kaldi. Yine, fizik tedavi alaninda kullanilan malzemelerinin % 80’ini 10 yil boyunca Hollanda’ dan ithal eden Küba, 1991 ‘de ABD yetki vermedigi için, bu malzemeleri alamaz hale geldi. ABD yasaklari yüzünden Arjantin’ den diyaliz cihazlari, Fransa’dan röntgen yedek parçalari, Japonya’ dan ultrason cihazlari, Isveç’ten elektroforez cihazlari, Almanya’ dan manyetik rezonans cihazlari, vb alinamamistir. Diyabetiler için insülin üretimi yapan firmalarin en önemlisi, ABD kökenli Lilly’dir. Bu firma, Küba’ ya satisi durdurunca, insülin Avrupa’dan daha pahaliya alinmak durumunda kalinmaktadir. Küba’li bilim adamlarinin New York ve Los Angeles’teki egitim ve kurslara katilmalari, vize verilmeyerek engellendi. Bu tür oldukça fazla örnek yasandi.

5. Tibbi bilgi ulasmasinda da sorun yasanmaktadir. Döviz sikintisi ve ambargo nedeni ile Küba’ li hekimler ve bilim adamlari, mesleki birikimlerini gelistirme olanaklarindan yoksun kalmaktadirlar. Iletisimdeki sorunlar da, bilginin ulasmasinda engel olusturabilmektedir. Özellikle, Küba’daki devrime karsitlik üzerinde olusmus “Küba Demokrasi Hareketi”, bilimsel bilginin Küba’ya ulasmasini engellemede oldukça etkili olmaktadir. Tip egitiminin niteligi de etkilenmekte, tip ögrencileri, uygulamali egitim konusunda sikinti yasamaktadirlar. Bu sikintiyi sadece Küba’ li ögrenciler degil, Küba tip fakülteleri ve diger tip okullarinda okuyan binlerce yabanci ögrenci yasamaktadir. 1990’da 16700 yabanci ögrenci, Küba okullarindan mezun olurken, bu sayi 1991 ‘de 2219 olmustur.

6. Eczanelerde raflarin bosalmasi, saglik kurumlarinda sunulan hizmetin kalitesinin düsmesinin yani sira, temel gereksinimlerini karsilama konusunda sikintilarla karsilasan Küba halki, stresin yasaminda önemli sorun oldugunu görmektedir. Temel gereksinimleni karsilayamama, fuhus olgusunun da yayginlasmasini gündeme getirebilmektedir.

7. Küba’daki kriz, Küba Hükümeti’nin yillardir üçüncü dünyaya yaptigi felaketler ve salginlarda tibbi malzeme, yardim ve insangücü yardimi;:bilimsel arastirma yardimi, asilama ve egitim yardimlarini da olumsuz etkilemistir. 1980’ lerde üç kitada yaklasik 36 ülkeye, en az iki yilligina 2000-3000 saglik.çalisan4 gönderen Küba’nin yardimlari kesilmek zorunda kalmistir~

8. Ambargonun yanisira, Mart 1993’de yasanan ‘Asrin Firtinasi”, Küba’nin büyük bölümünü harabeye dönüsmesine, tarimdan limanlara; altyapidan hastane ve okullara kadar çok sayida binanin .tahrip olmasina, 150 bin insanin evsiz kalmasi, içme suyu ve gida depolarinin zarara ugramasina yol açarak,Küba’da yaklasik olarak 1 milyar dolar zarara mal olmustur. Ayni yil Haziran ayindaki sel ise, 200-300 milyon dolarlik bir zarar yaratmistir.

Bu arada, ekonomik krizin ortasinda, esrarengiz bir hastalik olarak nitelenen “nöropati” salgini da, 1991 yilinin sonlarindan sonra, Küba halkini önemli ölçüde etkiledi. “Optik nöropati, agri, zayiflik, kol ve bacaklarda karincalanma ve koordinasyon kaybi” ile seyreden bu salginin nedeni tam olarak tespit edilememekle birlikte, bunda kötü beslenmenin (toksik maddeler ve viral ajanlarin da) etkisi oldugu düsünülmektedir. 1991 -93 yillari arasinda yaklasik 45 bin insanin yakalandigi bu hastaligin nedeninin belirlenmesi konusunda çok sayida Küba’ li ve yabanci bilim adami çalisirken, hastane yataklarinin % 30’unun bu hastalar için ayrildigi, bu hastaligin önlenmesinde tüm halka vitaminli tabletler dagitildigi, 1993 yilinda yaklasik 100 milyon dolar paranin sadece bu hastalik için harcandigi bir baska gerçekliktir.

Bu faktörlerin tümü, devrimden sonraki en büyük krizini yasayan Küba’ nin bu yillarinda yanyana gelmistir. Devrim boyunca elde edilen kazanimlarin ciddi tehlikede oldugu bu dönemde, saglik hizmetlerinin ayni kalitede sürdürülmesi mümkün olamaz hale gelmistir. 30 yillik ABD ambargosunun Kübalilara maliyeti, yaklasik 40 milyar dolar olmustur.

Küba 1990’Ii yillarda girdigi ekonomik krizin etkilerini en çok 1990’larin ilk yarisinda yasamis, ancak daha sonra bu etkilerin azaltildigi bir döneme geçmistir. “Insanlarin acilarindan para kazanmama” ilkesi, Küba’yi 40 yilda, tüm sikintilara karsin, sagligin ve “mutlulugun resmi” haline getirmistir. Ambargo, bu resmi bozabilecek midir? Bugüne kadar ki gelismeler, bunun mümkün olmadigini gösteriyor...

Saglik Sektörünün Finansmani ve Harcamalar

Küba saglik sistemi, bütünüyle, saglik sektörünün planli hedeflerine ulasmayi ve bütçe kaynaklarini etkin biçimde kullanmayi hedefleyen devlet tarafindan finanse edilmektedir. Devlet, koruyucu ve rehabilite edici hizmetleri (yalnizca primer, medikal ve dental hizmetleri degil, ayni zamanda en sofistike teknolojileri kullanan hastanecilik hizmetlerini de içerecek biçimde) parasiz sunar.

Hospitalize hastalar ve gebeler için tanisal testler ve tedavi ile ayaktan tedavi hizmetlerindeki bazi programlar parasizdir. Aile bütçesi ayaktan tedavi hizmetlerinde yazilan ilaçlarin çogunu, isitme, ortopedik, dis cihazlarini, tekerli sandalye, koltuk degnegi gibi tedavi giderlerini, gözlük masrafini karsilayacak durumdadir. Ancak bütün bu durumlarda tedavi giderleri düsüktür ve devlet tarafindan sübvanse edilmektedir. Düsük gelirliler finansal yardim alirlar ve ilaç ve protez gibi bazi hizmetler için para ödemezler.

Saglik finansmani yüksek derecede desantralize edilmistir. Kamu sagligi harcamalarinin %92.6’si belediye bütçelerinden finanse edilir. Belediyeler ayrica egitim finansmaninin %82.O’ini ve sosyal yardim finansmaninin da %92.4’ünü karsilarlar. Son yillardaki güç ekonomik kosullara ragmen kamu saglik harcamalari düzenli olarak artmaktadir ve bu Küba’nin kamu sagligindaki basarisinin arkasinda bulunan politik istegi göstermektedir. 1994’teki toplam saglik harcamasi miktari 1061.1 milyon peso tutmustur ve bu miktar 1989’dakine göre %17 lik bir fazlalik anlamina gelmektedir. Bu mutlak artis, kamu saglik harcamalarinin GDP içindeki, toplam harcamalar içindeki ve kamu harcamalari içindeki görece artisindan ileri gelmektedir. 1994 de kamu saglik harcamalarinin GDP içindeki orani %7.8, toplam harcamalar içindeki orani %7.5, kamu harcamalari içindeki orani %14.6 olarak gerçeklesmistir. Yatirim harcamalarinda önemli azalma vardir. Yatirim harcamalarinin toplam harcamalar içindeki orani 1984 yili için %3.1 ‘dir. Ancak bu azalma saglik sisteminde ciddi bir zarara neden olmamistir. Bunun nedeni, bu sektörde 1980’ler boyunca, ekonomik krizin baslamasina kadar olan dönemde güçlü bir yatirim uygulamasinin gerçeklestirilmis olmasidir.
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: 0 RH -
Selime Seyil 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 5308726097

Çapa’da bulunan kan merkezine 0 rh(-) kan verebilecek kişilere  ihtiyaç vardır. Çevrenizde 0 rh(-) kan grubuna sahip kan verebilecek kimseler varsa benimle irtibata geçebilir. 05308726097

Tarih: 7/17/2018 1:49:40 AM
Feyzullah NEFES
  Aranan Kan: 0 RH -
MARMARA ÜNİ. PENDİK EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05384994527

TROMBOSİT KANA ACİL ihtiyac var

Tarih: 7/11/2018 6:38:10 AM
ayten kaya
  Aranan Kan: 0 RH +
marmara pendik egitim arastırma hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 507 863 85 08

bir yakınıma cok acil kan gerekıyor, 0+ yogun bakıma alındı lutfen yardımlarınızı beklıyorum

Tarih: 7/10/2018 9:08:33 AM
elif okşaş
  Aranan Kan: AB RH -
Ankara Gazi Hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05455490556

Gazi hastanesinde yatmakta olan hastz için acil AB rh (-) kana ihtiyaç vardır. İletişim : 05455490556

Tarih: 7/10/2018 3:36:10 AM
Mert Söylemez
  Aranan Kan: 0 RH -
Okmeydanı devlet hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: +905535070347

Okmeydanı Devlet Hastanesi Onkoloji bölümünde yatan hastz Acil Ameliyata alınacaktır. 0 RH - kana ihtiyaç lazımdır.

Tarih: 7/9/2018 4:34:53 AM
Serhat Ayhan
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası