ZEHİRLENMEDE İLK SIRAYI İLAÇ ALIYOR

Zehir Danışma Merkezi’nin ‘ücretsiz danışma hattı’ 1988 yılından beri 24 saat hizmet veriyor.

“0 800 314 79 00” numaralı “Ücretsiz Danışma Hattı”na başvurulan zehirlenme nedenleri arasında ilk sırayı antibiyotik, antidepresan ve antigriballe gibi ilaçlar alıyor. İlaçların zehirlenme olaylarında öncelikli faktör olarak ortaya çıkması ise her evde kolaylıkla bulunmasına, renklendirilip, şekerlendirilerek çocuklar açısından cazip hale getirilmesine bağlanıyor.

Zehir Danışma Merkezi’nin “Ücretsiz Danışma Hattı”na gelen başvurular, geçen yıllara ve artan zehirlenme olaylarına paralel olarak artış gösteriyor. Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı Zehir Araştırmaları Müdürlüğü’ne bünyesinde hizmet veren merkez, 1988 yılından beri 24 saat hizmet veriyor.

Merkezin “0 800 314 79 00” numaralı “Ücretsiz Danışma Hattı”na iletilen her türlü zehirlenme olayı, halen merkezde görev yapan 12 doktor ve 2 eczacı tarafından değerlendiriliyor. Verilere göre, merkeze gelen zehirlenme başvurularında son 10 yıllık dönem içerisinde önemli bir artış yaşandı. Merkeze, 1992’de 6 bin 553, 1993’de 7 bin 740, 1994’te 8 bin 483, 1995, 1996, 1997, 1998 ve 1999 yıllarını kapsayan 5 yıllık dönemde 50 bin 868, 2000’de 18 bin 915, 2001’de 17 bin 189, 2002 yılının ilk 6 ayında da 8 bin 433 zehirlenme başvurusu ulaştı. Merkezde, kişilerin karşı karşıya kalabilecekleri zehirlenme olayları, olası acil durumlar karşısında hastaneye başvurmalarının gerekip gerekmediği, evde kısıtlıda olsa neler yapılabileceği konularında bilgiler veriliyor. Hastanelerden gelen başvurularda ise ayrıntılı tedavi, alınan toksik maddenin ölçüsüne bağlı olarak kullanılacak antidot yada yardımcı maddelerle konusunda bilgilendiriliyor.

İLAÇLA ZEHİRLENME İLK SIRADA

Başvurularda ilaçlarlardan kaynaklanan zehirlenme olayları ilk sırada gelirken, onu pestisitler ve kimyasallardan kaynaklanan zehirlenme olayları izliyor. İlaçlara bağlı zehirlenmeler özellikle kaza, intihar, ilacın hasta ya da hastanelerde görevli personelce yanlış kullanımı dolayısıyla yaşanıyor. İlaç kaynaklı kaza ve intihar olaylarındaki zehirlenmelerde ise antibiyotik, antidepresan, antigribal gibi pek çok evde bulundurulan ilaçlar öne çıkıyor. İlaçların zehirlenme olaylarında öncelikli faktör olarak ortaya çıkması ise her evde kolaylıkla bulunmasına, renklendirilip, şekerlendirilerek çocuklar açısından cazip hale getirilmesine bağlanıyor. İlaçların tane yerine kutularla satılıyor olması evlerde sürekli olarak ilaç bulunmasına neden olurken, bu kolay erişilebilir olma özelliği gerek kaza, gerekse intihara bağlı zehirlenmelerde ilaçları ön plana çıkarıyor.

Bu konuda dikkat çekilen bir diğer önemli nokta da ilaçların kırmızı ve yeşil reçeteyle satışı yapılanlar dışındakilerinin eczanelerde reçetesiz olarak satılıyor olması. Zehirlenmelerin bir diğer önemli bölümü de pestisitlerden kaynaklanıyor. Pestisitler, zararlı bitki ve hayvanları yok etmekte kullanılan, insan ürünü kimyasal maddelerden oluşuyor. Hemen hepsi zararlı olan pestisitler gıdalar ve çevresel faktörler aracılığıyla vücuda kolayca girebiliyor. Bu grupta yer alan böcek öldürücü, yaprak dökücü, kemirgen öldürücü türünden bazı tarım ilaçları ve zehirler, insan faaliyetleri yanı sıra genel sağlık açısından tehdit oluşturuyor. Deterjan, çamaşır suyu, tuz ruhu, amonyak, aseton gibi temizlik ve bakım ürünlerinden oluşan kimyasallarda bir diğer önemli zehirlenme grubunda bulunuyor.

UYARILAR

Merkezde görevli uzmanlar, özellikle ilaçlardan kaynaklanan zehirlenmelere dikkati çekerek, ilaçların çocukların ulaşamayacakları yerlerde muhafaza edilmesini önerirken, diğer uyarıları da şöyle sıralıyorlar:

Herhangi bir zehirlenme olayı karşısında müdahalede bulunmadan önce mutlaka merkeze ya da bir hastaneye ulaşılarak bilgi alınması gerekiyor.

Buzdolabının yiyecekleri koruduğu yönündeki yanlış bilgilerin varlığına işaret edilirken, başta et ve süt ürünleri olmak üzere gıda maddelerinin bir kerede tüketilmesi gerektiği bildiriliyor.

Özellikle kırsal kesimde açık olarak satılan kimyasal ilaçların, bozulacak endişesiyle çeşitli gıda maddelerinin kutularına konularak buzdolaplarında saklanması tehlikeye davetiye çıkarıyor.

Uzmanların bile kolay kolay ayırt edemedikleri mantarların gelişi güzel tüketilmemesi istenirken, bu konuda hiçbir tereddüde yer olmaması için kültür mantarlarının tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Konservelerin özellikle cam kavanozlarda saklananlarındaki bozulmalarının anlaşılmaması bir diğer tehlike olarak gösteriliyor. Bu türden zehirlenmeler mücadelenin oldukça zor ve büyük maliyet gerektirdiği ifade ediliyor.

Temizlik maddelerinin orijinal kutularında saklanması ve kullanımları sırasında hiçbir biçimde birbirleriyle karıştırılmamaları gerektiği vurgulanıyor.