YÜKSEK TANSİYON ANLAŞILMIYOR

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Dilek Ural yaptığı açıklamada, Türkiye’de her yıl 12 bine yakın bebeğin kalp hastası olarak doğduğunu ve yaklaşık 130 bin kişinin de koroner kalp hastalığı sonucu yaşamını yitirdiğini söyledi.

Hipertansiyonun, kalp hastalığı riskini yüzde 22 oranında artırdığına dikkati çeken Ural, şöyle konuştu: “Koroner kalp hastalığını ve koroner kökenli ölümleri belirleyici en önemli etken hipertansiyondur. Hipertansiyon, tıpkı kanser gibi yavaş ilerleyen sinsi bir hastalıktır. Uzun yıllar sinsice seyredebilen hipertansiyonun fazla yan etkisi bulunmuyor. Ancak, birikim sonucu vücutta hasar yaratabiliyor.”

Ural, göz damarlarında da olumsuzluklar yaratabilen hipertansiyonun, kalp kaslarında kasılmalar yaratarak, kalp-damar rahatsızlıklarını ortaya çıkardığını kaydetti.

Hastanın bu şikayetlerle geldiğinde, hipertansiyon tedavisinde çok geç kalınmış olduğunu anlatan Ural, şöyle devam etti: “Bize geldiklerinde, bıçak kemiğe dayanmış oluyor. Hastaların yüzde 95’indeki hipertansiyonun nedeni belirlenemiyor. Yüzde 5’lik bölümündeki hipertansiyon ise hormonal hastalıklar, böbrek ve damar hastalıklarına bağlı olabiliyor. Bu hastaların tansiyonu, tedavi sonrası normal duruma dönebiliyor. Hipertansiyonun, kalıtsal olduğu yolunda da önemli bulgular var. Yüzde 95’lik bölümün anne, baba veya kardeşlerinde de hipertansiyon olduğu görülüyor. Sigara, alkol kullanımı, hareketsiz çalışma tarzı, aşırı hayvansal yiyecekler, yağlı besinlerle beslenme ve stresli çalışmanın hipertansiyon riskini artırdığı görülüyor. Her 8 hipertansiyon hastasının 4’ü, hasta olduğunu bilmiyor. diğer 4’ünden 2’si tedaviye başlıyor, ancak 1’i etkin tedavi oluyor.

Çünkü, hastalar genellikle tedavi için gerekli çabayı göstermiyor, yarıda bırakıyor. Hastaların büyük bölümü ise yüksek tansiyon sınırlarını bilmiyor. Küçük 9, büyük 14 riskli durumdur. İdeal ise 12, 8 ölçüleridir. Halen 5 milyon erkek ile 6 milyon kadında yüksek tansiyon olduğu tahmin edilmektedir Erkeklerde ise son yıllarda artma görülmektedir.”

Dilek Ural, hipertansiyon sorunu olan kişilerin tansiyon, kan şekeri, kolesterol ve kalp ritmi ölçümlerini belirli periyotlarla yaptırmasında yarar olduğunu sözlerine ekledi.