YOKSULLUĞUN AZALTILMASI VE ÜREME SAĞLIĞI HİZMETLERİNİN İYİLEŞTİRİLMESİ

BM Türkiye Temsilciliği’nden yapılan açıklamaya göre her 10 dakikada bir bebek ölüyor.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilciliği’nden yapılan açıklamaya göre, Dünya Nüfus Günü, 1987’den bu yana her yıl 11 Temmuz’da kutlanıyor. Etkinlikler kapsamında bu yıl da tüm dünya ülkelerinde tartışılacak ana temalar ”yoksulluğun azaltılması ve üreme sağlığı hizmetlerinin iyileştirilmesi” olacak.

Yapılan araştırmalar yoksulluk içindeki annelerin ölüm riskinin, yüksek gelirli olanlardan daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Gayri Safi Milli Gelir düştükçe gebelik, doğum ve doğum sonrası problemlerden kaynaklanan anne ve bebek ölümleri artıyor.

Her yıl büyük bölümü gelişmekte olan ülkelerden 514 bin kadın gebeliğe bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor. Buna göre her dakika bir kadın, gebelik ya da doğum sırasında ortaya çıkan sorunlar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Ayrıca her yıl, 50 milyondan fazla kadın da gebelik ve doğuma bağlı kalıcı sağlık sorunları yaşıyor.

Açıklamada, kadının, kalkınmanın vazgeçilmez ve temel unsurlarından biri olduğu ancak özellikle gelişmekte olan ülkelerde kız çocuklarının ”daha az eğitim aldığı, daha kötü beslendiği, sağlıkhizmetlerinden daha az yararlandığı ve daha düşük ücretle çalıştırıldığı” belirtildi. Kadınların hala erkekler kadar iş olanaklarına ve ekonomik güvenceye sahip olamadığına da işaret edildi.

Bu gerçekler ışığında Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun, 2001-2005 yılları arasında, nüfus ve kalkınmayla ilgili Türkiye’de uygulanacak projeler için, 3. Ülke Programı çerçevesinde, 5 milyon dolardan fazla kaynak sağladığı belirtildi.

Program, ”üreme sağlığı”, ”nüfus ve kalkınma stratejileri” ile”savunuculuk” alt başlıklardan oluşuyor. Açıklamada, özellikle ”savunuculuk” alt programı çerçevesinde ”kadının eşitlik hakkının ve temel sorunlarının gündemde tutulması ve karar süreçlerinde daha güçlü temsil edilmesi için dernekler, vakıflar ve medya işbirliğiyle çalışmalar yürütüldüğü” ifade edildi.

Açıklamaya göre, Türkiye nüfusu 75 yılda yaklaşık 5 kat artarak, 2000 yılında 67.5 milyona ulaştı. Ülkede her yıl yaklaşık 1.5 milyon bebek dünyaya geliyor ancak bunların 60 bini birinci doğum gününü kutlayamadan hayatını yitiriyor. Bu rakamlar, her 10 dakikada bir bebeğin öldüğünü ortaya koyuyor.

Devlet İstatistik Enstitüsü’nün tahminlerine göre, bu yıl beklenenbebek ölüm hızı, binde 37.8, ölen bebek sayısı da 56 bin 813.

Türkiye’de aile planlaması hizmetlerinin yasal temellere dayanmış olmasına rağmen hizmetten yararlanmak isteyenler arzulanan düzeye ulaşmadı. UNFPA’nın desteğiyle yapılan Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması da evli kadınların yüzde 76’sının yeni bir çocuk istemediğini ancak etkili aile planlaması yöntemi kullanan çiftlerin oranının yüzde 38 olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle, açıklamada, ”aile planlaması hizmetlerinde kullanıcıların yöntem tercihlerini ve yönteme ulaşmalarını kolaylaştıracak tedbirler alınması gerektiği” vurgulanıyor.

DÜNYA NÜFUS GÜNÜ BİLDİRİSİ

UNFPA İcra Direktörü Thoraya Ahmed Obaid’in Dünya Nüfus Günü dolayısıyla hazırladığı bildiri ”Bir kez daha dünyanın tüm ülkelerindeki kadınları destekleyeceğimize, kötü sağlık şartlarından ve cehaletten kurtaracağımıza söz verelim” ifadesiyle başlıyor.

Erkek ve kadınların toplum içindeki düzenlerini koruyacak seçenekleri, imkanları ve temel hizmetleri azaltan yoksulluk içinde sıkıştığı belirtilen bildiride, eşitsizlik ve ayrımcılıktan dolayı bunun acısını en çok kadınların çektiği kaydediliyor.

Bildiride, gelişmekte olan ülkelerdeki her 4 kadından birinin hayatlarının bir döneminde uygun ana sağlığı hizmetlerinin olmamasından dolayı zarar gördüğü, her dakika bir kadın gerekli bakım ve tedaviyi alamadığı için hamilelik süresinde veya doğum anında öldüğü belirtiliyor.

Bu ölümlerin büyük ihmaller sonucunda meydana geldiği belirtilen bildiride, özetle şu görüşlere yer veriliyor:

”Özellikle acil doğum hizmetleri başta olmak üzere güvenli annelik için gerekli olan müdahalenin artırılması ile her yıl yarım milyon kadının, yedi milyon bebeğin ve yara, enfeksiyon ve imkansızlıklardan dolayı acı çekmekte olan milyonlarca kadının hayatını kurtarabiliriz.

Üreme sağlığı hizmetlerine en çok HIV/AIDS’e karşı yapılan savaştaihtiyaç vardır. Bu virüs, her gün 14 bin kişiye bulaşmakta ve bu insanların yarısını 25 yaşın altındaki gençler oluşturmaktadır. Bazı Afrika ülkelerinde genç kızlar aynı yaştaki erkek çocuklarına oranla HIV virüsü ile 5 kat fazla karşı karşıya kalmaktadır.

Aynı zamanda aile planlaması için atılacak adımları da hızlandırmalıyız. Bugün gelişmekte olan ülkelerdeki kadınlar 1960’larda yaptıkları doğum sayısının yarısı kadar çocuk doğurmaktadır, aile başına ortalama 6 çocuk sayısının 3’e düştüğü görülmektedir. Bununla birlikte halen 350 milyon çift, etkili ve ucuz aile planlaması hizmetlerine ulaşamamaktadır ve bu taleplerin gelecek 15 yıl içinde yüzde 40 oranında artması beklenmektedir.”