YARI YIL TATİLİNDE YENİ ÖĞRETİM YILINA ÇOCUKLARIMIZI NASIL HAZIRLAMALIYIZ?

Yarı yıl tatili; Çocuklara 4.5 ay süren ilk dönemin bittiğini müjdeler. İlk dönem sınavlar, ödevler, ek dersler, dershane, çeşitli aktivitelerle son derece yoğun geçerek sona erdi. Hem çocuklar hem de anne-babalar gerçekten çok yoruldular. Peki ebeveynler tatilde ve tatil sonrasında çocuklarına nasıl yaklaşmalılar….

Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Dr. Zafer Atasoy bu konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Yarı yıl tatilinin ardından çocukları yeni eğitim dönemine nasıl hazırlamalıyız?

Çocuklar, -Yaşasın yarı yıl tatili geldi ! diye sevinirken karne telaşına da düştüler. Çocukların fiziksel, zihinsel ve psikolojik olarak dinlenmeye ihtiyaçları vardır. Karneleri nasıl olursa olsun bir süre dinlenmeleri gerekir. Onbeş günlük yarı yıl tatilinin özellikle ilk haftasının dinlenerek geçirilmesi, yeterince iyi uyumaları, beslenmeleri, arkadaşlarıyla vakit geçirmeleri, sinema-tiyatroya gitmeleri, büyükanne, büyükbaba ziyaretleri yapmaları gerekir. Tatil süresince sabah ya da akşam yatmadan önce okunan bir hikaye kitabı, çocuk kitabı veya roman çocukların dinlenmesinde önemlidir. İkinci hafta; okul ödevlerinin yapılması ve zayıf olan derslerin tekrarı, yeni konuların gözden geçirilmesi ikinci döneme hazırlık olacağı gibi derslerin daha kolay öğrenilmesi ve başarının artmasında yardımcı olacaktır. Ancak ödevler ve dersler yapılırken tatilde olduğumuz unutulmamalıdır. Gereğinden fazla yüklenmeler, beklentiler çocuklarda bıkkınlık ve çaresizlik duygularını arttırmakta, derslere karşı olumsuz tutum öğrenmeye karşı direnç ve inatlaşmaya sebep olmaktadır.

İlk dönem karnesinde zayıfları olan çocuğu hazırlarken nelere dikkat edilmeli?

Karnesinde zayıfı olan çocuğa kötü davranmak, fiziksel şiddet – dayak, ceza, sevdiği şeylerden mahrum bırakmak-oyuncak, giysi, TV vb. Odaya kapatmak, hakaret etmek, aşağılamak çocuk ruh sağlığını son derece olumsuz yönde etkiler. Çocuğu diğer arkadaşlarıyla kıyaslamak, karşılaştırmak özgüveni olumsuz etkilemekte, çocuğun güvensiz, içe dönük, öfkeli olmasına neden olmaktadır. Çocuğu kendisiyle karşılaştırmak en doğrusudur. Örn;geçen sene bu dersin daha iyiydi, bu sene ne oldu gibi..

Zayıf dersler üzerinde konuşularak, nedenleri bulunmaya çalışılmalıdır-dersi anlama güçlüğü mü var, çalışma yöntemi mi yanlış, yeterince çalışmadı mı, görme-duymada sorunu mu var vb

Çocuklar kaç yaşında olusa olsun, onlarla konuşabiliriz. Ve aslında çocuklar sorunlarını ve çözüm yollarını da bilirler. Nedenler çocukla birlikte bulunduğun da, çözümünü de seve seve kabul ederek yapacağı için ikinci dönemde daha az sorun yaşarız.

Yarıyıl tatili boyunca ders çalışmasını sağlamak mı yoksa tatil yapmasını sağlamak mı doğru olan?

Öncelikle zayıf ders çalışılmalı, iyi öğrenemediği konular ele alınmalı, gerekiyorsa daha büyük abladan, öğretmenden yardım alınmalıdır. Çocuğa sadece çalış demek yeterli olmaz. Nasıl çalışacağını da göstermeliyiz, özellikle ilkokul çocuklarına bu konuda yardımcı olmalıyız.

Ödüllendirmek ya da vaatler vermek doğru bir yol olur mu?

Öğrenme de ödüllendirme önemlidir. Ödüllendirme; manevi ödül, takdir, beğenme şeklinde olursa başarıyı olumlu yönde etkiler. Maddi ödül ve vaatler öğrenmeyi tam tersine olumsuz yönde etkilemekte, bir süre sonra ebeveyn-çocuk arasında inatlaşma ve çekişmeye neden olmaktadır. Çocuklarda görev bilinci, sorumluluk gibi nitelikli duyguların gelişebilmesi için maddi ödül, manevi ödülün peşinden gelmelidir.

Sıkı disiplin altında yetiştirilen bir çocuğun başarıya ulaşabileceğini düşünüyor musunuz?

Sıkı disiplin ile yetiştirilen çocuklar gerçek başarıya ulaşamazlar. Beden ve ruh sağlığı birlikte iyi olursa başarıdan söz edebiliriz. Mutlu, huzurlu, kendini seven, hatalarını kabul eden, hatalarını düzeltmek için çaba gösteren, sorumluluklar alabilen, destek ve yardım isteyebilen çocuklar başarılı olurlar. Sıkı disiplin, bir yetişkinin çocuğa karşı uyguladığı zor kullanım metodudur. Çocuğun yeteneklerini, ihtiyaçlarını, kapasitesini, gelişim seviyesini dikkate almayan sıkı disiplin başarıya değil başarısızlığa yol açar. Çocuk eğitiminde-öğretiminde sınırlar vardır. Sınırlar çocuğun okul öğrenmesi ve sosyal öğrenmesinde gereklidir. Katı disiplin yerine sınırlardan ve sorumluluklardan söz edebiliriz. Bunun için de çocukların amaçlar edinmesi ve hedefler koyması istenebilir. Çocuğun kendi özdenetimini sağlayabildiği, sevgi ve destekle ulaşılan başarı sürekli olacak ve hayatın her aşamasında devam edecektir.

Bütün çocuklara mutlu, huzurlu, sevgi dolu başarılı okul günleri dileğiyle..