VEREM, ‘UTANILACAK BİR RAHATSIZLIK’ DEĞİL

Utanma ya da toplumdan dışlanma endişesinin, veremin kronik bir hal almasına ve tedavisinin güçleşmesine neden olduğu belirtildi.

Adana’da, son yıllarda artış görülen tüberkülozun (verem) utanılacak bir hastalık olmadığı, utanma ya da toplumdan dışlanma endişesinin, hastalığın kronik bir hal almasına ve tedavisinin güçleşmesine neden olduğu bildirildi.

Adana Verem Savaş Derneği Başkanı Levent Etiz, solunum yoluyla bulaşan verem hastalığının, gelişen tıp sayesinde kesin tedavisinin bulunduğunu, ancak toplumun bu hastalığa hala “utanılacak bir rahatsızlık” olarak bakması yüzünden sorunlar yaşandığını söyledi.

Hastalığını yakın çevresinden, ailesinden bile gizleyenlerin bulunduğuna işaret eden Etiz, “Oysa, hiçbir hastalığın utanılacak tarafı yoktur. Çünkü, utanma ya da toplumdan dışlanma endişesi hastalığın kronik bir hal almasına ve tedavisinin güçleşmesine neden oluyor” dedi. Etiz, öksürük, balgam çıkarma, gece terlemesi ve ateş, kan tükürme, göğüs ağrıları, iştahsızlık ve aşırı zayıflama ile belirti veren verem hastalığının tedavisinin verem savaş dispanserlerinde ücretsiz olarak yapıldığını anlattı. Adana’da, kayıtlı 750 verem hastası bulunduğunu ancak son yıllarda hastalığa yakalananların sayısında artış görüldüğünü ifade eden Etiz, hastalığın balgam tetkiki, akciğer filmi ve deri testi ile teşhis edilebildiğine dikkati çekti.

“AŞIYI İHMAL ETMEYİN”

Etiz, verem hastalığının sanıldığı gibi sadece yoksullarda değil, ekonomik durumu iyi insanlarda da görüldüğünü vurgulayarak, öncelikle bebeklerde ilk 3 ay içinde aşı uygulamasının ihmal edilmemesi, bu uygulamanın 7 yaşında da tekrarının gerektiğini bildirdi. Verem Savaş Derneği faaliyetleri hakkında da bilgi veren Etiz, Seyhan’da Dr. Ali Menteşoğlu, Yüreğir’de ise Karşıyaka Dispanserlerinin bulunduğunu, her iki yerin de mülkiyetlerinde olmasına rağmen İl Sağlık Müdürlüğü’nden kira bedeli almadıklarını anlattı.