ULUSLARARASI KANSER SEMPOZYUMU

Sağlık Bakanlığınca düzenlenecek sempozyum, 31 Mart-3 Nisan tarihleri arasında Harbiye Askeri Müze’de yapılacak.

Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, 2020 yılında dünyada kanserli sayısının yüzde 300 oranında artacağının tahmin edildiğini ve bu artışın yüzde 70’nin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde olacağını bildirdi.

Sağlık Bakanlığı’nca bu yıl ikincisi düzenlenecek, “Uluslararası Çevre, Beslenme ve Kanser Sempozyumu”, 31 Mart-3 Nisan tarihleri arasında Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi’nde yapılacak. Sempozyum hakkında bilgi vermek amacıyla Armada Otel’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Tuncer, dünyada her yıl 6 milyon yeni kanser hastasının ortaya çıktığını kaydetti. Türkiye’de de her yıl 70-100 bin arasında yeni vaka ortaya çıktığını ve 40-50 bin kişinin öldüğünü anlatan Prof. Dr. Tuncer, “Dünyada kanserli sayısının 2020 yılında yüzde 300 oranında artacağı tahmin ediliyor. Bu artışın yüzde 70’i bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde olacak” dedi. Kanser nedenleri arasında ilk sıralarda yüzde 35 ile beslenme, yüzde 30 ile de sigaranın geldiğini kaydeden Prof. Dr. Tuncer, iyi bir eğitim ve bilgilendirmeyle vakaların yüzde 60’ının önlenebileceğine dikkati çekti.

TÜRKİYE’DE RİSK FAKTÖRLERİ

Çevre ve beslenme ile kanser arasındaki ilişkiye işaret eden Prof. Dr. Tuncer, “Türkiye’de çevre ve beslenme en önemli risk faktörleri arasında yer almakta” dedi. Çevre açısından Türkiye’de ilk sırada “erionit” ve “asbest” içeren toprakların geldiğini belirten Prof. Dr. Tuncer, bu nedenle akciğer zarı kanseri görülme riskinin, dünyaya göre ülkede 4 bin kat daha fazla olduğunu ifade etti. Suyun da ciddi bir mesele olduğunu ve işlenmiş bazı sularda arsenik ve kanserojen maddeler tespit edildiğini bildiren Prof. Dr. Tuncer, kullanılan her suyun çok ciddi olarak incelenmesi gerektiğini vurguladı. Klor artığının da mide, bağırsak ve mesane kanserine yol açtığını anlatan Prof. Dr. Tuncer, suyun özelliğine göre klor miktarını belirlemek gerektiğini ve İstanbul’da bunun güvenilir oranda olduğunu söyledi.

Güneş ve hava kirliliğine de işaret eden Prof. Dr. Tuncer, şu uyarılarda bulundu:

“Sosis, salam gibi yiyecekleri mümkünse tüketmeyin. Tütsülenmiş ve kızartılmış yiyeceklerden uzak durun. Süt ve süt ürünleri tüketin. Tabi yollardan vitamin alın. Et ve hayvani yağ tüketimini azaltın. Her gün 35 dakika yürüyüş yapın. Hamile ve süt veren anneler saç boyası kullanmasın. Çocukluk çağı aşılarını mutlaka yaptırın.”

Savaşın da beraberinde birçok sağlık sorunu getirdiğini belirten Prof. Dr. Tuncer, Körfez Savaşı’na aktif olarak katılanlarda daha sonra testis kanseri ortaya çıktığını dile getirdi.

ASBESTLİ EVLER

Hacettepe Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Salih Emri de, İç Anadolu, Güneydoğu ve Batı Anadolu’nun bazı bölgelerinde, sıcak ve soğuğu geçirmeyen, asbest içeren ve “beyaz toprak” olarak bilinen toprağın, evlerde tavanlar ile sıva malzemesi olarak kullanıldığı ya da yollara döküldüğünü söyledi. Yine aynı özelliklere sahip “erionit”in de testi yapımı ve yollarda kullanıldığını hatırlatan Doç. Dr. Emri, her ikisinin de akciğer zarı kanserine neden olduğunu anlattı. Doç. Dr. Emri, “kitle imha silahı” olarak nitelendirdiği sigaraya da dikkat çekti. Sempozyuma, 20 değişik ülkeden bilimadamlarının katılacağı bildirildi.