TUVALET EĞİTİMİ

Küçük çocukların aileleri açısından tuvalet eğitimi önemli bir dönüm noktasını oluşturmaktadır. Çünkü çocuğun kirli bezleryle ilgilenmek zorunda olmaktan kurtuluşu simgeler. Bazı ebeveynler için aynı zamanda çocuklarının gelişiminin bir başka yüzünü ve erken yaşta çocuklarının belirli bir beceri edinişinin gururunu temsil eder. Bu konuda ebeveynler, sıklıkla kendi aileleri yada arkadaşlarına danışırlar. Bu şekilde, aldıkları öneriler de tipik olarak kendilerininkine benzer kültürel ve sosyoekonomik özellikleri olan kişilerden gelmiş olur. Ancak tuvalet eğitiminde zorluklarla karşılaştıklarında (örneğin çocuğun tuvaletini yapmayı reddetmesi, kabızlık, altına yapma), ebeveynler sıklıkla, çocuklarını takip eden çocuk hekiminden yardım isterler.

Temel ilke, çocuk hazır olmadıkça tuvalet eğitimine başlanmamasıdır. Çocuğun bu eğitime hazır olması, bağırsakların veya mesanenin dolduğunun farkında olabilme, idrar ve dışkıyı tutabilme ve sfinkterelri uygun yer ve zamanda gevşetebilme, ayrıca söylenenleri anlıyabilme yeteneklerinin kazanılmış olması anlamına gelir. Gelişimin bu yönleri kuşkusuz aynı zamanda olgunlaşmaz, bu nedenle genellikle 18-20 aydan önce tuvalet eğitimine başlanmaması uygun olur. Ortalam olarak, çocuklar 18. aylarında gelişimsel olarak tuvalet eğitimine başalmaya hazırdırlar ve 2-3 yaşlarında bu eğitim tamamlanır. Bazı çocuklarda bu olgunlaşma daha erken olur; belirli bir eğitime gerek kalmadan çocuk idrar ve dışkısını haber vermeye başlar. Tüm çocukların %25 inden azı 24 ayda tuvalet eğitimini kazanır, ama çoğu 48 ayda bunu kazanmış olacaktır.

Tuvalet eğitiminin verileceği zaman ve ortam önemlidir. Çocuk, anne için uygun olan bir zamanda değil, dışkı ve idrarın beklenebileceği saatlerde tuvalete oturtulmalıdır. Anne ve baba, çocuğun rutin yaşamını izleyerek uygun zamanı hissedebilir. Bezinin değişmesi gerektiğinin farkında olduğunu gösterebilen bir çocuk öğrenmeye hazır olabilir. Ebeveynlerini hoşnut etmek isteyen ve kişisel bakım becerileri gösteremk isteyen çocuk tuvaleti kullanmak için motive edilebilir. Dışkı için bir köşeye giderek bir miktar utangaçlık ve bedeb fonksiyonları için farkındalık göstermeye başlıyan çocuk bu fonksiyon için banyoya yada tuvalete yönlendirilebilir. Tuvalete götürülürken koşullanma meydana gelmesi için ‘çiş’, ‘kaka’ gibi bazı kelimeler tekrarlanabilir. Çocuk tuvalet oturağında çok kısa süre oturtulmalıdır. Eğer başarılı olunursa bu başarıyı destekleyici bir tutum alınmalıdır. Diğer becerilerde olduğu gibi, tekrarlama yararlı, pekiştirme daima yardımcıdır. Çocuğun çabalarını övme şarttır. Sonuçta gereçekten dışkılama gözlendiğinde övgü artırılır. Ailenin olumlu tavrı koruması daima önemlidir. Tuvalet alışkanlığı kolayca öğretilemezse, bu başarısızlık olarak değerlendirilmemeli ve çocuğu kabul etmiyormuş, ona küsülmüş, kızılmış gibi davranış göstermekten kaçınılmalıdır. Çocuğun tuvalet zamanı belli olmuyorsa sabah kalkınca, akşam üstü, akşam yatmadan önce, öğle uykusundan önce yada ana yemek öğünleri sonrası gibi belirli zamanlar denenebilir. Önceleri çocuk oturağa günde 4-5 kez oturtulabilir, aralıklar sonradan genişletilir. Çocuklar oturağı kullanma veya süreç sırasındaki kazalar nedeniyle asla utandırılmamalıdır.

Tuvalet eğitiminde, acele ediyormuş veya ediliyormuş ya da söylenilen yer ve zamanda yapmazsa büyükler kendisine kızıyormuş gibi bir duygu yaratılmamalıdır. Sakin yaklaşım çok daha etkin olur. Ebeveynler buna hazırlıklı olmalıdır.

Amerikan Hastanesi
Pediatri Bölümü
Dr. Sinan Mahir Kayıran