TÜRKİYE’Yİ KAHREDEN KAZA!

Dünyada gelecek vaat eden 10 bilim adamı arasında yer alan ve tüp bebek konusunda dünya çapında ün yapan Dr. Murat Taşdemir ile eşinin çocuklarını almak için çıktıkları yol, hayatlarının son yolculuğu oldu.

Ölüm bile ayıramadı

Doktor Işık-Murat Taşdemir çifti, bugüne kadar yüzlerce çifti çocuk sahibi yaptı… Ama onların, 11 yaşındaki kızları Turkuaz ile 3 yaşındaki oğulları Tuna’yı İzmir’den almak için İstanbul’dan çıktıkları yol sonları oldu.

Taşdemir çifti, önceki gece 34 UR 8968 plakalı ciple, tatil nedeniyle Işık Hanım’ın annesi Dr. Alev Ersoy’un yanında olan çocuklarını almak üzere yola çıktı. İki aydır görmedikleri çocuklarına bir an önce kavuşmak için sabırsızlanıyorlardı. Ancak her şey normal giderken saat 24.00 sıralarında Dr. Murat Taşdemir’in yaptığı hatalı sollama, onları çocuklarının yanı yerine, trajik bir sona götürdü…

BİRİ 38, DİĞERİ 37 YAŞINDAYDI

Karşı yönden gelen Ahmet Demirtaş’ın kullandığı 34 GDL 14 plakalı kamyona çarpan Nissan marka cip, gecenin karanlığında tarlaya savruldu. 38 yaşındaki Dr. Işık Taşdemir olay yerinde öldü. 37 yaşındaki Opt. Dr. Murat Taşdemir ise kaldırıldığı Manisa Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Hafif yaralanan kamyon şoförü 46 yaşındaki Ahmet Demirtaş gözaltına alındı.

OKULDA TANIŞTILAR

İstanbul Bebek’te Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi’nin sahipleri olan Işık ve eşi Murat Taşdemir, tüp bebek ve kısırlık tedavisinin ünlü isimlerindendi.

İki doktorun yolları ilk kez, mezun oldukları Hacettepe İngilizce Tıp Fakültesi’nde kesişti. Son sınıfta evlenen çift, daha sonra uzmanlıklarını tamamladı. Japonya’ya giden çift, Akita Üniversitesi’nde yardımcı üreme teknikleri konusunda eğitim gördü ve uzmanlık eğitimleri çeşitli ülkelerde devam etti.

Dr. Murat Taşdemir, ABD’de çeşitli merkezlerde, Dr. Işık Taşdemir de ABD, Almanya ve Singapur’da eğitimlerini sürdürdü. Türkiye’ye döndükten sonra çeşitli hastane ve kliniklerde çalıştıktan sonra kendilerine ait Ferti – Jin’i kurdular.

TÜP BEBEKLER YETİM KALDI

Yıllarca pek çok çifte umut olan, çocuk sahibi olamayanlara anne-baba olma mutluluğunu tattıran Doktor Işık Taşdemir ile eşi Murat, tüp bebek yöntemleriyle dünyaya getirdikleri bebeklerin ikinci anne ve babası oldular. Onlar önceki geceki kazada sadece kızları Turkuaz ile oğulları Tuna’yı değil, yüzlerce tüp bebeği de öksüz – yetim bıraktılar.

Dünya çapında ilk 10’a girmişti

Ankara Fen Lisesi ve Hacettepe İngilizce Tıp Fakültesi mezunu olan Doktor Taşdemir, Japonya Akita Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nde ‘Şeref Bursiyeri’ olarak iki yıl tüp bebek ve mikroenjeksiyon konusunda çalışmalar yaptı.

Amerika’da iki ayrı üniversitede çalışmalarına devam etti. 1996 yılında, testis biyopsisi yoluyla elde edilen spermler üzerinde yaptığı çalışmasıyla, Avrupa Üreme Sağlığı Cemiyeti tarafından “Dünyada gelecek vaat eden en başarılı ilk 10 genç bilim adamı” arasında gösterildi. Tüp bebek, mikroenjeksiyon ve kadın hastalıkları konusunda uluslararası dergilerde yayımlanmış 50 makalesi, 55 uluslararası tebliği ve bu çalışmalarına yabancı araştırmacılar tarafından yapılmış 45 atfı vardı. Taşdemir, Oxford Üniversitesi tarafından yayımlanan ‘Human Reproduction’ dergisinin bilimsel yayın komitesinde de 7 yıldır görev yapıyordu. Avrupa, Amerika ve Japonya’da beş uluslararası bilimsel cemiyetin aktif üyesiydi.

Dr. Işık Taşdemir

İzmir Amerikan Lisesi ve Hacettepe İngilizce Tıp Fakültesi mezunuydu. Ege Üniversitesi’nde Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları uzmanlığını yapan Taşdemir, Japonya’da Akita Üniversitesi’nde 2 yıl yardımcı üreme teknikleri konusunda eğitim gördü. Daha sonra ABD, Singapur ve Almanya’da da çalışmalar yaptı. Uluslararası dergilerde yayımlanmış birçok bilimsel çalışması vardı.

Doktor Işık’ın annesi, İzmir’in tanınmış çocuk doktoru Alev Ersoy, kızını ve damadını yitirmenin acısıyla şoka girdi. Sakinleştirici ilaçlarla ayakta durabilen Ersoy, gözyaşı dökerken şunları söylüyordu: “Torunlarım iki aydır bizdeydi. Onları almak için yola çıkmışlardı… Birkaç gün burada dinleneceklerdi. Feribotla Bandırma’ya gelmişler. Manisa yakınlarında hatalı sollama yaptıklarını söylediler. Her ikisi de güzide insanlardı. Bu inanılmaz, korkunç bir kaza.”