TÜRKİYE’DE HER YIL 1200 ÇOCUK LÖSEMİ HASTASI OLMAYA ADAY…

Her yıl biraz daha sayısı artan lösemi hastalarının tedavisinde erken tanının önemi çok büyük. Löseminin her yaştaki insanda görülme olasılığı var ancak özellikle çocuklarda risk faktörü fazla.

30 Mayıs – 5 Haziran Dünya Lösemi Haftası nedeniyle açıklamalarda bulunan Anadolu Sağlık Merkezi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Necdet Üskent, 0-16 yaş grubundaki her çocukta löseminin görülebileceğini, çocukların kanserojen maddelerden, radyasyondan uzak tutulmasının ve mümkün olduğu kadar, organik gıdalarla beslenmesinin gerektiğini belirtti.

30 Mayıs- 5 Haziran Dünya Lösemi Haftası nedeniyle Lösemi konusunda önemli noktalara değinen Anadolu Sağlık Merkezi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof.Dr. Necdet Üskent, “Löseminin önemi diğer kanser türlerinin aksine yaşlıların olduğu kadar çocukların ve gençlerin de bu hastalığa yakalabilmesinden doğmaktadır” dedi.

Lösemilerin kesin nedeninin belli olmadığını belirten Prof. Dr. Necdet Üskent sözlerine şöyle devam etti; “Bazı virüsler, radyasyon, bir takım kimyasallar ve ilaçlar, beslenme ve genetik yatkınlıklar gibi çevresel etkenler hastalığın ortaya çıkışında rol oynarlar” dedi.

“Hastalığın erken dönemlerinde belirtiler, nezle gibi sık rastlanan hastalık belirtileri olduğu için genelde gözden kaçar.”

Hastalığın belirtilerinin, enfeksiyona yatkınlık, mikrobik hastalıklar ve ateş; kan pıhtılaşmasında rol alan trombositlerin yapımındaki azalma ile cildde morarmalar şeklinde kanamalar,diş eti kanamaları ve burun kanaması gibi çeşitli kanamalar olduğunu belirten Prof. Dr. Necdet Üskent, ayrıca hastada kilo kaybı ve terlemelerin, lenf düğümlerinde şişliklerin, karında da şişkinlik hissinin oluştuğunu belirtti. “Hastalığın erken dönemlerindeki halsizlik, kemik ve eklemlerde ağrılar gibi belirtiler ise nezle gibi sık rastlanan hastalık şikayetleriyle paralellik gösterir. Bu nedenle bu belirtiler genelde gözden kaçar” dedi.

“Lösemi tedavisi hastalığın tipine ve hastanın ihtiyaçlarına göre farklılık gösterir.”

Tedaviyi hastalığın yaygınlığının yanı sıra hastanın yaşı ve genel sağlık durumunun da etkilediğini belirten Prof. Dr. Necdet Üskent, lösemi hastalarının büyük çoğunluğunun kemoterapi tedavisi gördüğünü, kemoterapi tedavisinde tek bir ilaç kullanılabileceği gibi birden fazla ilaçtan oluşan kombinasyonların da uygulanabileceğini belirtti.

Sözlerine devam eden Prof. Dr. Necdet Üskent; “Lösemi tedavisinde radyasyon veya radyoterapi gibi ışın tedavisi de uygulanabilir. Bu tedavi yönteminde yüksek enerjili ışınlar kanserli hücrelere yönlendirilerek hücrelerin büyümesi engellenir. Hastalığın bir başka tedavi yolu da kemik iliği naklidir. Kemik iliği naklinde, lösemiye yol açan kemik iliği yüksek doz ilaç veya ışınla ortadan kaldırılarak yerine sağlıklı bir kemik iliği dokusu konur. Sağlıklı kemik iliği bir vericiden alınabildiği gibi bazı hastalarda ise kendi kemik iliği de kullanılabilmektedir” dedi.

Çocukluk çağı lösemilerinde sadece standart konvansiyonel kemoterapi ile tam şifanın %90 oranında sağlanabileceğini belirten Prof. Dr. Necdet Üskent, erişkin çağı lösemilerinde 1980’lerde %10 olan iyileşme oranın şimdi %40’lara çıktığını de ekledi.