TÜTÜN ENDÜSTRİSİNİN HEDEFİ KADINLAR

Türk Toraks Derneği, Dünya Sağlık Örgütü’nün öncülüğünde 1987’den bu yana gerçekleştirilen “31 Mayıs Sigarasız Dünya Günü” ile ilgili yaptığı açıklamada tütün salgınının farklı bir boyutuna dikkat çekti. 31 Mayıs Sigarasız Dünya Günü ile ilgili dünyada ve ülkemizde gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında, “Tütünsüz Gençlik”, “Pasif İçicilik Öldürücüdür”, “Dumansız Kapalı Alanlar”, “Sağlık Çalışanları Tütüne Karşı”, “Tütünün her şekli öldürücüdür, aldanmayın!”, “Tütün VEYA Sağlık: Sağlığı Seç!” gibi temalara yer veriliyor.

2010 yılı “Sigarasız Dünya Günü” etkinliklerin ana teması ise “Tütün endüstrisinin, kadınlarda sigara içiciliğini arttırmaya yönelik pazarlama taktiklerine vurgu yapılarak, kadınlarımızı sigara konusunda uyarmaktır”. Bu nedenle Türk Toraks Derneği tarafından “Uyarıyoruz; Kadınlar Hedefte” sloganı ile yapılan bilgilendirmede;

Dünya genelinde her 5 sigara içicisinden birisi kadındır.

Her geçen yıl daha çok sayıda kadın sigara bağımlısı olmaktadır.

Tütün endüstrisi kazançlarına kazanç katmak için kadınları hedef seçmiştir.

Tütün endüstrisi, sigara içen kadını daha özgür, daha sosyal, başarılı, seksi ya da cazibeli gösterecek şekilde sigara reklâmı yapmakta ve kadınlarda sigara içiciliğini arttırmaya yönelik yeni pazarlama taktikleri geliştirmektedir.

Bugünkü sigara kullanıcılarının yarısını, gelecekte sigara ile ilişkili bir hastalık nedeniyle kaybedeceklerini çok iyi bilen tütün endüstrisi, yeni kullanıcılar yaratmak ihtiyacı içindedir. Bu sebeple “Kadınlar Hedef”tedir. ifadesine yer verildi.

Kadınlar Türkiye’de de hedef!

Kadınların sosyoekonomik bağımsızlıklarını kazanması ve sosyal hayatta erkek tipi davranışlar gösterdikleri zaman muhatap alınmaları nedeniyle ne yazık ki Türkiye’de yıllar içerisinde kadınlarda sigara içim oranı erkeklerin aksine artmaktadır. Türkiye’de halen 18 yaş üstü kadınlarda yaklaşık 6 kadından birisi sigara içmektedir.

Sağlıksız Kadınlar, sağlıksız gelecek demektir

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün ‘Kadın ve Sağlık’ raporu, dünya üzerinde birçok eşitsizliğe maruz kalan kadınların sağlık konusunda da erkeklerin gerisinde olduğunu göstermiştir. Rapor; kadınların erkekler ile aynı sağlık sorunlarını paylaşmasına ve biyolojik nedenlerle daha uzun yaşar görünmelerine rağmen, yaşamlarını genel olarak erkeklere göre çok daha kalitelisiz ve sağlıksız sürdürdüklerini ortaya koyar. Tütün endüstrisi, kadınların bu sağlıksız ve kalitesiz hayatlarına bir de sigara içiciliğini ve nikotin bağımlılığını sokmaya çalışmaktadır.

Sigara içiciliğinin ve nikotin bağımlılığının kadınlardaki etkileri, erkeklere göre çok daha yıkıcı ve yok edicidir. Tütün kullanımı kadınlarda da kalp ve akciğer Hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığa ve organ hasarına sebep olur, ölümcül sonuçlar doğurur. Sigara içiciliği, kadının sağlığını ve güzelliğini bozar.

Oysa unutmayalım ki;

“Kadın sağlığını korumak ve iyileştirmek, yalnızca günümüz toplumu için değil gelecek nesillerin sağlığı ve gelişimi için de kritik öneme sahiptir.”

Kadınlarda Sigara Kullanımı ve Kısırlık;

Bugüne dek yapılan birçok araştırmada; kadınların sigara içmesinin üreme fonksiyonları üzerine olumsuz etkilerinin olduğu gösterilmiştir yani “sigara, kadının doğurganlığını azaltır”.

Gebelik isteyen kadınların yaklaşık yarısında; eğer sigara içiyorsa beklenen gebelik için ortalama 1 yıl kadar gecikmeye neden olmaktadır yani “sigara, beklenen gebeliği geciktirir”

Sigara içiciliği, suni döllenme veya tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemlerinin başarısını da olumsuz etkiler. Hatta bazı ülkelerde, tüp bebek uygulamalarında sigara içen kişiler programa alınmamaktadır. Yani “sigara yardımcı üreme yöntemlerini güçleştirir”.

Kadınlarda Sigara Kullanımı ve Gebelik;

Gebe iken sigara içen annelerin kanındaki nikotin ve karbonmonoksid gazı plasenta yolu ile anne karnındaki bebeğe kolayca geçmektedir. Yani anne karnındaki bebek, anne her sigara içtiğinde tütünün zararlı etkilerine doğrudan maruz kalmaktadır. Bu durum “erken düşüklere ve anne karnında ölümlere” yol açmaktadır.

Gebe iken sigara içen annelerde; “erken doğum ya da düşük doğum ağırlıklı bebek” ve “ani bebek ölümleri” daha sık karşılaşılan bir durumdur.

Gebe iken sigara içen annelerin çocuklarının; doğumda normal görülmelerine karşın ileri hayatlarında “öğrenme ve kavrama yeteneklerinin daha az geliştiği” gösterilmiştir.

Kadınlarda Sigara Kullanımı ve Çocuklardaki Etkisi;

Kadınların sigara içicisi olması çocukların çok erken dönemde sigarayla karşılaşmalarına neden olmaktadır. Annenin sigara içiyor olması, çocuk ve gençler için sigaraya başlamada bir etkendir.

Ayrıca tüm gün evde olan anneler, evin herhangi bir kapalı alanında sürekli sigara içiyor ise; ev içinde o havayı soluyan çocuklarda pasif içiciliğe yol açabilir. Bu durum, çocukların sık sık havayolu enfeksiyonu geçirmesine, akciğer sağlığının bozulmasına ve genel olarak daha sağlıksız olmalarına neden olmaktadır.

31 Mayıs 2010 tarihi itibariyle ÜLKEMİZ KADINLARINA seslenmek istiyoruz:

Tehlike kapımızda!!! Gelişmekte olan ülkelerin kadınlarında sigara içiciliğini arttırmaya yönelik geliştirdikleri yeni pazarlama taktikleri ile; tütün endüstrisinin yeni hedefi sizlersiniz. Bu tuzağa düşmeyin. Bu günden itibaren sadece sigaraya değil tütünün her şekline hayır deyin. Unutmayın; sizlerin bu konudaki doğru tutumu yalnızca günümüz toplumu için değil gelecek nesillerin sağlığı ve gelişimi için de kritik öneme sahiptir.