‘SU VE SABUN’ İLE KORUNUN

Eller, mikropların vücuda girmesinde köprü işlevi görüyor.

Ellerini yıkamaya özen göstermeyen, bu alışkanlığı kazanmayan çocuklar, doğal ortamda bulunan mikroplarla karşı karşıya kalıyor.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sevim Karaaslan, el yıkamanın genellikle, üzerinde durulmayan davranış olarak görüldüğünü, ancak sağlık açısından büyük önem taşıdığını anlattı. Ellerin, dış ortamda bulunan tehlikeli mikropların vücuda girmesinde önemli rol oynadığını vurgulayan Karaaslan, sağlıklı yaşam için, ellerin temizliğine gereken özenin gösterilmesi gerektiğini kaydetti.

Karaaslan, çocukların vücut direncinin yetişkinlere oranla daha zayıf olduğunu ve bu nedenle hastalık yapıcı mikroorganizmalara çok kolay teslim olabileceklerini ifade ederek, şunları söyledi: “Eller, mikropların vücuda girmesinde köprü işlevi görüyor. Hastaneye gelen çocukların önemli kısmı, sadece ellerini yıkamadığı için çevresinden aldığı mikroplar nedeniyle hastalanıyor. Özellikle tuvaletten sonra ellerin gerektiği gibi yıkanmaması, dışkı yoluyla bulaşan E.Coli gibi tehlikeli mikroorganizmanın vücuda rahatlıkla girmesine neden oluyor. El temizliğine gereken önemin verilmemesi, sarılık ve paraziter rahatsızlıklar başta olmak üzere çok sayıda hastalığa yol açmaktadır.”

Karaaslan, okulda çocuklar arasında yapılan silgi, kalem gibi eşyaların alışverişinde bile mikrop transferi olduğunu belirterek, öksürme ve hapşırma ile bu eşyalara bulaşan hastalık yapıcı mikropların eller aracılığıyla vücuda alınabildiğini anlattı.

EN İYİ TEDAVİ YÖNTEMİ, SU VE SABUN

Karaaslan, kendilerine gelen küçük yaştaki hastaların ailelerinden, ilaçtan önce, çocuklarının ellerini temiz tutması ve bunu alışkanlık haline getirmesini sağlamalarını istediklerini ifade ederek, su ve sabun ikilisinin hastalıklardan en iyi korunma yöntemi olduğunu bildirdi.

Bir hastanın, ilaçlarını ne kadar düzenli kullanırsa kullansın temizliğe gereken özeni göstermemesi durumunda iyileşmesinin çok güç, hatta olanaksız hale geleceğini vurgulayan Karaaslan, şöyle devam etti: “El temizliğine çocuklardan önce anne ve babalar duyarlı olmalıdır. Çocuklar oyuncaklardan ve oyunlardan büyük zevk alırlar. Bu nedenle, çocuklara el yıkamanın önemi eğlenceli yaklaşımla kavratılmalı ve bu alışkanlık haline getirilmelidir. Havaların soğuduğu ve hastalıkların arttığı bu dönemde el yıkama daha da fazla önem kazanıyor. Her zaman olmasa da, milyonlarca mikrobun vücuda girişini kolaylaştıran yemeklerden önce eller iyice yıkanmalıdır.”