SAĞLIK HİZMETLERİ

Sağlık hizmetlerinin amacı, toplumda bireylerin yaşam süresini uzatmak,sağlık konforunu arttırmaktır. Bu hizmet, tedavi edici ya da hastalığı önlemek için alınan tedbirlerşeklinde sunulur.

Bireyin sağlığı ile toplum sağlığı arasındaki sıkı ilişki ve bireyin anayasal olan yaşama hakkı, devletin sağlık hizmetlerinde görev almasını zorunlu kılmaktadır.

KAMU EKONOMİSİNDE SAĞLIK HİZMETLERİ

Yakın zamanlara kadar, sağlık hizmetleri sadece piyasa ekonomisine ve hayır kurumlarına bırakılmıştı. Mikropların halk sağlığındaki önemi ve hastalıkların bulaşma süreci konusundaki bilgiler ilerledikçe, bireylerin sağlığı ile toplumun sağlığı arasındaki sıkı ilişki daha iyi anlaşıldı. Ödeme gücü olmayanların tedavisi kamu hizmeti olarak yapılmadıkça ödeme gücü olanların sağlıklarının da tehdit altında kaldığı görüldü. Böylece devlet halk sağlığı konusunda gittikçe daha fazla görevler üstlendi.

Toplumda hastalık halini azaltmak ve hayatı uzatmak için kamu ekonomisi iki tür hizmet sunar:

• Hastalananları iyileştirmek (Tedavi hizmetleri)

• Sağlamların hastalanmaları olasılığını azaltmak (Koruma hizmetleri)

TEDAVİ HİZMETLERİ

• Tedavide hizmetten doğrudan doğruya yararlanan, tedavi gören bireydir,

• Verilen hizmet kişinin bedenine yöneliktir,

• Topluma dış fayda sağlar,

• Sağlık hizmetlerine ayrılan kaynakların çok önemli bir kısmı tedavi hizmetlerine ayrılmıştır.

Tedavi hizmetinin özellikleri sebebiyle, bazı kişilerce diğer mallara kıyasla eksik talep edildiği de söylenebilir. Yetersiz talebin sebeplerinden birincisi kişinin tedaviye ihtiyacı olduğunu, hasta olduğunu bilmemesidir. Tedavi hizmetinin eksik talep edilmesinin bir sebebi de hastaların tedaviden korkmalarıdır. Tedavinin acı vermesi, sonucunun belirsiz sanılması hastayı tedaviden kaçmaya itebilir. Bütün bu sebeplerden ötürü, piyasadan yeterli birşekilde karşılanmadığı için tedavi bir kamu hizmeti olarak kabul edilmiştir.

Devletin yurttaşlara bir tedavi asgarisini vermesi için sağlık hizmetini yurda yayması gereklidir. Özellikle, kendi geliri ile tedavi olamayacak ve tedavi gereksinimi yüksek olan bölgelerde sağlık kurumları açmalıdır. Genellikle sağlık hizmeti istasyonları;

• Poliklinikte ayakta teşhis ve tedavi

• Revir ve sağlık ocaklarında, küçük hastanelerde kısa süreli tedavi

• Tam örgütlü ve ihtisas hastanelerinde uzun süreli tedavi olmak üzere üç kademede kurulur.

Tedavi hizmetlerinin en önemli ayağı olan hastanelerşuşekilde gruplandırılabilir.

Hastaneler

• Devlet Hastaneleri

• Üniversite Hastaneleri

• Vakıf Hastaneleri

• Özel Hastaneler

Zorunlu Sağlık Sigortası

Kişilerin gelirlerinden bir kısmını gönüllü olarak tedavi sigortası için ayırmadaki bilgisizlikleri ve isteksizlikleri karşısında, tedavinin sağladığı toplumsal kazancın büyüklüğü, devleti sağlık sigortasını zorunlu hale getirmeye itmiştir. Sigortalı hastaların tedavi bedellerini, sigortanın sağladığı menfaat planına göre sigorta kurumu öder. Sigorta kurumu daha çok tedaviyi finanse eder. Ancak ülkemizde SSK kendi hastanelerinin işletmeciliğini de üstlenmiştir.

KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ

• Koruyucu sağlık hizmetlerinin tüm faydası kamusal niteliktedir,

• Toplumun yaşadığı ortamda hastalıkların oluşmasını azaltır,

• Bireyler arasında ortak fayda yaratır,

• Tedavi hizmetlerine kıyasla daha yaygın bir biçimde tipik bir kamu ekonomisi üretimi özelliği gösterir.

Az gelişmiş ülkelerde çevre sağlığı hizmetlerinin ortalama ömrü uzatmada etkinliği tedavi hizmetlerine kıyasla gelişmiş ülkelerde olduğundan çok daha yüksektir. Çünkü az gelişmiş ülkelerde çevre sağlığışartları hastalık bulaştırmaya çok elverişlidir. Bu sebepten çevre sağlığı tedbirleri fakir ülkelerin bütçesinde daha büyük bir yer tutar. Gelişmiş ülkelerde ise sağlık bütçesinin büyük bir kısmı tedavi hizmetlerine gider.

Beslenme Hizmetleri

Koruma hizmeti, yurttaşların bünyelerinin hastalıklara karşı direnç kazanmasını sağlayarak da yürütülür. Bunun için asıl ve koruyucu ilaç dışında, genel olarak beslenmenin kalitesinin denetimi, dengeli beslenmenin öğretilip sağlanması da hastalık yayılmasını azaltır.

İlaç,aşı ve dengeli beslenme ile yurttaşlara direnç verme koruyucu sağlık hizmetlerinin önemli bir parçasıdır. Toplum sağlığının besin maddelerine vitaminler katılarak korunması, temel besinlerin (süt, protein) hükümet yardımı ile düşük fiyata satılması, sağlık koruma programının bir parçasıdır.

Aile Planlaması

İstenmemiş nüfus artışının aile dışında topluma da etkileri olduğu için aile planlaması hizmeti bir kamu ekonomisi hizmeti niteliği kazanır. Doğal kaynakların kıt, gelirin düşük, işsizlik oranının yüksek olduğu bir ülkede istenmemiş olduğu halde gerçekleşmiş doğumlar büyüme hızını düşürebilir.

SAĞLIK EKONOMİSİ

Dünyanın hiçbir ülkesinde, hiçbir sağlık politikası istenilen veya ihtiyaç duyulan bütün sağlık hizmetlerini veremez. Bu nedenle maliyet faydası en iyi olan seçeneğin bulunması ve tercih edilmesi gerekir. Devletin yurttaşlarının tedavisine katkısı, toplumsal açıdan en uygun maliyet, hastaya yararı ile toplumsal yararı toplamının maliyete eşitlendiği noktadır.

Sağlık hizmetine olan talep; tıbbi bir ihtiyacın varlığına, sağlığı olumlu veya olumsuz yönde etkileyen diğer mal ve hizmetlere bağlıdır. Ancak sağlık hizmetine olan talebin gerçekte sağlığa bir talep olduğu ve sağlığın alternatifi mal ve hizmetlerin çok az olduğunu ve bir çok durumda da sağlık hizmetinin hiç alternatifinin olmadığı akılda tutulmalıdır.

Sağlığa ve sağlık hizmetine olan talep, sağlıklı olmanın ve hizmetin fiyatı ve talep edenin geliriyle bağlantılıdır.

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; bazı sağlık hizmetlerinin fiyatı arttıkça bu hizmeti kullananların sayısı azalmaktadır.Bir malın fiyatı ile o mala olan talebin miktarı arasında ters bir ilişki vardır. Yani bir mal veya hizmetin fiyatı arttıkça alıcıların o mala veya hizmete olan taleplerinde bir azalma olur. Bir çok defa karşılaştığımız gibi geliri düşük kişiler kendilerine yazılan bir enfeksiyon reçetesinden karşılayabildikleri ilaçları satın almakta, bu da çoğu zaman antibiyotikler değil ağrı kesiciler olmaktadır.

Sağlık Hizmetlerinin Arzı

Bir mal veya hizmete olan talebin aksine arz teorisine göre satılan mal veya hizmetin miktarı onun fiyatındaki artışla doğru orantılı olarak artma eğilimindedir. Yeni bir malın veya hizmetin fiyatı ne kadar yüksek olursa o malı veya hizmeti o fiyattan satmak için daha fazla satıcı gönüllü olacaktır. Bazı mal veya hizmet üretici-satıcıları piyasaya arz ettikleri mal veya hizmetin miktarlarını,fiyattaki artış ve azalışlara göre çok kolay ve hızlı birşekilde ayarlayabiliyorlar. Böylece kazançlarını koruyabilir, hatta piyasada fiyatta yaşanan bu dalgalanmaya verdikleri tepkiye ve bu tepkinin hızına göre kazançlarını arttırabilirler.

Ancak sağlık hizmetlerinin sunumunda daha yavaş işleyen bir cevap mekanizması göze çarpmaktadır.

Bunun bazı nedenleri;

• Hizmet sunanların yani yetişmiş sağlık personelinin birçok ülkede kapasitelerinin üstünde çalışmak zorunda olmaları,

• Gerek bina gerekse bunların donanımlarının sağlanması ve buralarda çalışacak personelin yetiştirilmesi çok zaman alır.

• Bazı sağlık hizmetleri devlet eliyle verilmek zorunda olduğundan fiyatlardaki artışlara cevap yavaştır, hatta bazen arzı etkilememesi için cevapsız kalır.

SAĞLIK PİYASALARI

Arz ve talep, bir pazar ortamında bir araya gelebilir. Fiyatlar yüksek olduğunda çok fazla sayıda satıcı, fakat bu fiyat düzeyinde az sayıda alıcı pazarda yerini alır. Bu durumda da arz fazlasından bahsedilir. Diğer taraftan düşük fiyat düzeylerinde bir çok alıcı pazara gelirken, az sayıda satıcı malını bu fiyattan satmayı kabul eder. Burada da talep fazlası vardır. Ancak belli bir fiyat seviyesinde eşit sayıda alıcı ve satıcı karşı karşıya gelir ve yaptıkları alışverişten her iki taraf da memnun kalır. Alıcı ödemeye gönüllüdür, satıcı da arza gönüllüdür. Bir başka deyişle hiç kimse, karşı tarafın zarar etmesiyle daha iyi duruma gelmemiştir. İşte bu durumdaki pazarda bir dengeden ve verimlilikten bahsedilebilir. Buna karşın sağlığın doğası gereği sağlık hizmetlerinin üretiminde ve sunumunda bazı nedenlerden dolayı pazarşartları oluşmaz. Bu nedenlerişöyle özetleyebiliriz.

• Talep edenler tam bilgiye sahip değillerdir

Sağlık hizmeti ihtiyacını karşılamak üzere bunu sunan kişi, kurum veya kuruluşa başvuranların hemen hemen hiçbiri hangi sağlık hizmetinden ne kadar ve ne süre ile talep edeceğini bilemez. Bazı durumlarda bir sağlık hizmetine ihtiyacı olduğunun farkında bile değildir. Yapılan taramalarda tespit edilen hastalık taşıyıcıları buna iyi bir örnektir.

• Sağlık hizmetine talepte kesinlik yoktur

Sağlığın geliştirilmesi, aşılama, profilaksi gibi bazı hizmetlerin dışında talep edenlerin hangi sağlık hizmetini ne kadar ve en önemlisi de ne zaman talep edeceklerini kestirmek güçtür hatta bazen imkansızdır.

• Tekelcilik bazen kaçınılmazdır

Sağlığın ve verilecek hizmetin doğası gereği bazı hizmetlerin pazarşartlarında özel sektöre bırakılması bazen uygun olmayan sonuçlar doğurabilir. Kan üretimi, aşı üretimi ve dağıtımı, organ nakli buna örnek olabilir. Ayrıca satıcılar bir Pazar ortamında yaptıkları yatırımlardan maksimum faydayı elde etmeyi amaçlar. Ancak bazen belli bir hizmeti vermek için yapılacak yatırımlar ve bunun işletilmesi çok büyük sermayeler gerektirir. Doğu Anadolu Bölgesinin ücra bir köy veya mezrasına sağlık kuruluşu kurmak ve işletmek pahalı ve az karlı olduğundan özel sektörün yatırım yapması beklenemez. Bu durumda devletin buralarda yaşayanlara sağlık hizmetini götürmesi kaçınılmazdır. Böylece o hizmeti üreten tek bir kuruluş pazarda yerini alır.

• Pazara girişte ve çıkışta kısıtlama olması gereklidir

Sağlık hizmeti sunacak kişi ve kuruluşların temel bazı bilgi, beceri ve deneyimlere sahip olması gerekmektedir. Yani kamu tarafındanşekillendirilmiş standartlara ulaşamayanlar sağlık hizmeti veremezler. İşte bu kısıtlamadan dolayı her isteyen kişi sağlık hizmeti sunmak üzere pazara giremez.

• Dışsallık olabilir, hatta bazen olması da amaçlanır.

Hemen tüm sağlık bakım hizmetlerinde dışsallıklara rastlamak mümkündür. Göğüs kliniğinde tek bir tüberkülozlu hastanın tedavi edilmesiyle bu hastanın kaynak vaka olarak hastanede ve toplumun genelinde hastalığını yayması önlenmiş olur. Dolayısıyla tedavinin ekonomik ve sosyal maliyetlerine sadece hasta katlanmakta ve onun dışındakiler de bu müdahalenin pozitif dışsallığından yararlanmaktadır. Bir otomobilin egzozundan çıkan duman çevre ve kişi sağlığını tehdit eder bu da negatif bir dışsallıktır.

• Bazı sağlık hizmetleri devlet eliyle verilmek zorundadır.

Aşılama, aile planlaması, sağlık eğitimi, gebe takibi ve yeni doğan bakımı gibi bazı hizmetler doğrudan ödeme yapmayan kişilere de verilmek zorundadır. Bu nedenle bu hizmetler kamusal olmak zorundadır.

• Devlet müdahalesi kaçınılmazdır.

Sağlık hizmetlerinin bazıları tamamen özel sektör tarafından verilmektedir. Bu hizmetlerin verilmesinin standartlarının belirlenmesi ve bunlara uyulup uyulmadığının takibinde ve bazen de fiyatlandırılmasında kamunun müdahalesi gerekir. Dolayısıyla pazara hizmet sunmaya gelen bir satıcıya devlet müdahale ederek hangi hizmetleri nasıl satabileceği konusunda yönlendirme yapmaktadır.

• Sağlık hizmetlerinde homojenlik sağlanamaz

Talepler düzensiz olarak gelir. Hangi hastalık ya da hangi tedaviye ne zaman talep olacağı bilinmez. Ayrıca hastalıklar farklı bünyelerde farklı tepkiler de yaratır. Doktorların nosyon farklılığı da hizmetlerin homojenliğini etkiler.

• Sağlık hizmetleri ikame edilemez ve ertelenemez

Herhangi bir sağlık hizmetinin, başka bir sağlık hizmeti ile ikamesi mümkün değildir. Örneğin böbrek taşı ameliyatı geçirecek bir hastaya diş taşı tedavisi yapılamaz. Acı çekme, erken tanının önemi sağlık hizmetinin ertelenmesini imkansız kılar.