SAĞLIK ÇALIŞANLARI, DİĞERLERİNDEN 16 KAT DAHA FAZLA ŞİDDET GÖRÜYOR

İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezince ‘Makale Sunumları’ adı altında düzenlenen panellerin ilki 10 Eylül 2011 Cumartesi günü saat 9.30-18.00 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

Açılışta konuşan Sağlık Hukuk Merkezinden sorumlu İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Av. İsmail Altay, Baro yönetiminin yaz dönemi çalışmaları hakkında bilgi verdi.

İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezi Başkanı Av. Halide Savaş da açılışta, panelleri hukuk ve tıp mensuplarının ortak çalışması olarak düzenlediklerini, panelin ikincisinin 17 Eylül 2011 Cumartesi günü aynı yerde yapılacağını söyledi. Merkezin çalışmaları hakkında da bilgi veren Savaş, alt kurullar oluşturduklarını ve bu kurulların sağlık hukukunun her alanında çalışmalar yaptıklarını bildirdi.

Açılış konuşmalarından sonra Av. İsmail Altay’ın yönettiği ilk oturumda da konuşan Av. Halide Savaş, genel olarak hasta hakları ve hasta güvenliği ile sağlık çalışanlarının hakları ve güvenliği üzerinde durdu.

Panelin diğer konuşmacısı Av. Tülay Yıldız Akar, sağlık hukuku alanında köklü bir reform gerektiğini, ancak bugün böyle bir siyasi irade bulunmadığını bildirdi. Konuşmasında genel olarak hastane enfeksiyonları üzerinde duran Akar, tıpta her yanlışın bir doğru yolu açacağına inandığını, hastane enfeksiyonlarının sıkı bir denetimle önlenebileceğini belirtti ve hastanelerde enfeksiyon kontrol hekimlerinin bu denetimi yapabileceğini söyledi.

Panelin son konuşmacısı Av. Yıldız Ertuğ Ünder, asistan hekimlerin hukuki sorumluluğu ve hekimlere yönelik şiddet olgusu üzerinde durdu. 657 sayılı Devlet Memurları Yasasına göre sağlık çalışanlarına şiddet konusunda çok kolay soruşturma izni verildiğini hatırlatan Ünder, sağlık çalışanlarının diğer çalışanlara göre 16 kat daha fazla şiddet gördüklerini ve bu konuda açılmış davaların bulunduğunu bildirdi.

İkinci oturumu Sağlık Hukuku Merkezi Başkanı Av. Halide Savaş yönetti. Bu oturumda konuşan Av. Doç. Dr. Özlem Yenerer Çakmut, hekimlik mesleği ve genital muayene suçu hakkında ayrıntılı bilgi verdi.

Konuşmasında ‘Sahte ya da taklit ilaçla mücadele ve TCK’da yer alan sahte ve taklit ilaç suçları’ konusunu ele alan Av. Bilge Aydın, ilaçta sahteciliğin örgütlü bir iş olarak yapıldığını, sadece ülkemizde değil, dünyada bu konuyla ilgili büyük bir mücadelenin sürdüğünü anlattı.

Av. Pınar Bulut ise, sağlık çalışanlarının suçu bildirme sorumluluğu konusu üzerinde durdu. Bulut, suçu bildirmeme suçunun Anayasa Mahkemesinin aldığı bir kararla ortadan kalktığını, ancak gerekçeli karar açıklanmadığı için yorum yapmanın erken olduğunu bildirdi.

Oturumun son konuşmacısı Av. Nazan Altundere ise Türk Hukuk Sisteminde henüz yer almayan ‘Güven İlkesi’ hakkında bilgi verdi. Güven ilkesini “faaliyete girişen herkesin karşısındaki kişinin de kurallara uyacağını bilmesi” olarak tanımlayan Altundere, bunun için yatay ve dikey iş paylaşımlarında sorumluluk alanlarının iyi belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Sağlık çalışanlarının bu ilkeye uymasıyla sağlık hizmetlerindeki riskin azalacağını belirten Altundere, uygulamaya ilişkin Alman hukukundan örnekler verdi.

Av. Doç. Dr. Özlem YLenerer Çakmut’un yönettiği son oturumda konuşan Av. Nesrin Özkaya, adli psikiyatri bakımından kusur yeteneğinin, bilirkişilik müessesesi ve adli rapor hazırlanması açısından değerlendirmesini yaptı.

Panelin son konuşmacısı Av. Yeter Kılıç ise, işkence ve hekim raporları, tutuklu ve hükümlünün sağlık hakkı, cezaevlerindeki açlık grevine müdahale bakımından hekimin durumunu ele aldı ve ceza kanunu açısından değerlendirmeler yaptı. Kılıç, konuşmasında AİHM kararlarından da örneklere sundu.

Panelin tamamlanmasından sonra dinleyicilerin katılımı ile pratik çalışma yapıldı. Av. Halide Savaş’ın yönettiği pratik çalışmada, panelde ele alınan konulara ilişkin örnek davalar ele alınıp değerlendirildi ve benzer Yargıtay kararları ile karşılaştırıldı.

Oturum sonlarında panel konuşmacılarına Baro Başkanlığı adına birer Teşekkür Belgesi sunuldu.