KOLOREKTAL KANSER TARAMALARI HAYAT KURTARIYOR

Bağırsak yani kolon kanseri tüm kanser türleri içinde en sık görülen ve en sık ölüme yol açan ilk beş kanser türünden biri.

Gelişmesi yıllar alabiliyor ve tüm diğer kanser türlerinde olduğu gibi kolon kanserinde de erken teşhis hayati önem taşıyor. İşte bu yüzden içinde bulunduğumuz Mart ayı her yıl yaklaşık 50 bin kişinin kolorektal kanser nedeniyle hayatını kaybettiği ABD’de “Ulusal Kolorektal Kanser Bilinçlendirme Ayı” olarak kabul ediliyor.

Bu ay içerisinde çeşitli kampanyalar gerçekleştiriliyor. Bu kampanyalara en büyük destek ABD Başkan’ından geliyor. ABD Başkanı George Bush Ulusal Kolorektal Kanser Bilinçlendirme Ayı ile ilgili yaptığı açıklamada 2003 yılı içerisinde 148 bini aşkın yeni kolorektal kanser tanısı konacağı tahmin edildiğini belirterek şunları söyledi, “Bu kampanya 50 yaş ve üzeri kişileri kolorektal kanser taramalarının yararı konusunda eğitmek üzere düzenlenmiştir. Halkın bilinçlenmesi, “Sağlıklı İnsanlar 2010” projesinin amaçlarından biri olan kolorektal kanserlere bağlı ölümlerde %34 azalma hedefine de yardımcı olacaktır. Bu ay boyunca, ben tüm dünya vatandaşlarını kolorektal kansere karşı başlattığımız savaşa katılmaya çağırıyorum.”

AMAÇ HALKI BİLİNÇLENDİRMEK

Bu yıl dördüncüsü gerçekleşen kampanyanın amacı, düzenli taramalar ve sağlıklı bir yaşam tarzı ile kolorektal kanserin önlenebileceği konusunda halkı bilinçlendirmek. Kolorektal kanserle savaş konusunda en önde gelen kuruluşlardan biri olan Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) 2002’de bu konuya 245 milyon dolar, bu yıl da 267 milyon dolar bütçe ayırdı. Kampanyaya yukarıda sayılanların dışında kırktan fazla kurum ve kuruluş katılıyor

ERKEN TEŞHİS HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

Kolorektal kanserde hayat kurtarmanın en etkili yolu erken teşhis. Erken teşhisin tek yolu ise düzenli kontrol. Kanser öncesi oluşumların veya poliplerin (Bağırsak duvarından sindirim kanalı içine doğru büyüyen hücre kitlelerine polip denilir ve toplumun %15-30’unda görülür) belirlenerek kolorektal kanserin erken dönemde saptanması ancak düzenli tarama testleriyle mümkün. Bu testler özellikle 50 yaşın üzerinde önem kazanıyor çünkü ABD’de kolorektal kanser tanısı konmuş hastaların yüzde 90’ından fazlası 50 yaşın üzerinde. Araştırmacılar 50 yaş ve üzeri herkesin düzenli kolorektal kanser taramasından geçmesi durumunda ölümlerin en az üçte birinin önlenebileceğini söylüyor. Buna rağmen önerilen aralıklarda tarama testlerinden geçen 50 yaş ve üzeri kişilerin oranı yüzde 40’dan daha az.

BELİRTİLER

Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, tuvalete çıkma ihtiyacının dışkılama ile geçmemesi veya acil tuvalet ihtiyacı, dışkıda kan görülmesi, karında genel rahatsızlık (gaz ağrıları, gerilme, dolgunluk, kramplar), nedensiz kilo kaybı, geçmeyen yorgunluk ve kusma kolorektal kanserin belirtileri arasında sayılıyor. Ancak erken teşhis için düzenli test yaptırmak şart. Halihazırda uygulanan çeşitli tarama testleri mevcut. Ancak son yıllarda geliştirilen tarama testleri hem daha pratik hem de daha doğru sonuçlar verebilecek gibi görünüyor.

KOLON KANSERİNDEN KORUNMADA BESLENMEYE DİKKAT!

Kolon kanserinde beslenmenin rolü bulunduğuna dair ilk somut kanıt Boston’daki Harvard Halk Sağlığı Okulu’nda Dr. Teresa Fung öncülüğünde 38-63 yaş arasındaki 76 binden fazla kadın üzerinde yapılan geniş ölçekli bir araştırmayla elde edildi. Archives of Internal Medicine dergisinde yayınlanan araştırmada kadınlarda beslenme şekilleri ve kolorektal kanser gelişme oranları temel alınarak şu sonuçlara varıldı: “Batı”lı diyet özellikleri taşıyan yani işlenmiş kırmızı et, sodalı içecekler, tatlılar, rafine ekmekler ve yüksek yağ içeren süt ürünleri gibi besinleri tüketen kadınlarda meyve ve sebze ağırlıklı beslenen kadınlara oranla kolon kanseri gelişme riski %46 daha yüksektir.”

Yine beslenmeyle ilgili İtalya’da yapılan ve Uluslararası Kanser Dergisi’nde (İnternational Journal of Cancer) yayınlanan bir başka araştırmaya göre folattan zengin (yeşil yapraklı sebzeler, rafine olmayan tahıl, karaciğer, portakal suyu, baklagiller ve bezelye) bir diyetle beslenenlerin ve az miktarda alkol alanların kolorektal kansere yakalanma riski azalıyor. Kolorektal kanserli bin 953 ve sağlıklı dört bini aşkın kişi üzerinde yapılan bu çalışmaya göre günde 600 ml biradan fazla alkol alanlarda ve yeteri miktarda folat ile metionin tüketmeyenlerde hastalık riski yüzde 40 artıyor. Metionin folik asidin vücutta kullanılabilmesini düzenleyen bir aminoasit. Araştırmada bu aminoasitin genetik olarak hastalık riski taşıyan kişilerde kolorektal kanser riskini azalttığı gözlemlendi. Araştırmaya katılan hastaların diyetlerindeki ana folat kaynakları yeşil yapraklı sebzeler, rafine olmayan tahıl, karaciğer, portakal suyu, baklagiller ve bezelye iken doğal metionin kaynakları ise et, balık, baklagiller, yumurta, sarımsak ve ayçiçeği tohumuydu.

KOLON KANSERİNDE YENİ TARAMA TESTLERİ UMUT VERİYOR

Kolorektal kansere yol açacak prekanser oluşumlar veya polipler erken dönemde ancak tarama testleri ile teşhis edilebiliyor.

KOLON KANSERİ TEDAVİ YAKLAŞIMLARI

Kolorektal kanserlerin tedavisinde önemli bir yer tutan cerrahi operasyonun yanısıra radyoterapi ve kemoterapi uygulanan en önemli tedavi yöntemleridir. Yaygın olarak kullanılan sistemik (Damar yoluyla verilen) tedaviler yanısıra kolorektal kanser tedavisinde ağızdan alındıktan sonra sadece tümörü yok etmeye yönelik yeni yaklaşımlar geliştirilip dünyada ve Türkiye’de hastaların ve hekimlerin hizmetine sunulmuştur.