‘İDRAR KAÇIRMA’ ÇÖZÜMSÜZ DEĞİL

Günümüzde genelde kadınlarda erkeklerden 2 – 3 kat daha fazla sıklıkta görülen, istem dışı idrar tutamama hijyenik ve sosyo-psikolojik sorunlar yaratan, yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir durumdur. Görülme sıklığı yaşla artmakla birlikte, yapılan değişik çalışmalarda %11-%72 arasında bulunmuştur. Yine 1995 – 1997 yılları arasında Norveç’te 27.936 kadın üzerinde yapılan EPINCONT çalışmasında, idrar kaçırma oranının %25 civarında olduğu rapor edilmiştir. Bu nedenle, yaşanan sorunların bir kader olmadığı hastalara anlatılmalı, esas olanın hastanın yaşam kalitesinin geri döndürülmesi olduğu vurgulanmalıdır. Kadıköy Şifa Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Op. Dr. Mustafa Günhan idrar tutamama problemi ile ilgili en önemli bilgileri derledi.

Doğru tanı ve tedavisinde; idrar tutamama sorununun nedenlerinin tanımlanması – çoğunlukla ürodinami ile – detaylı hasta hikayesinin alınması, 24 saatlik idrar günlüğünün tutulması, ayrıntılı muayene, mesanede rezidüel idrar miktarının saptanması ve ürodinamik testler büyük önem taşır. Ürodinami, sinir sistemleri yardımıyla depolama ve boşaltma görevlerini yürüten mesane kasının aktivitesinin ölçülmesi prensibine dayanır.

Sıklıkla görülen dört tip idrar tutamama tipi mevcuttur;

1. Stres Inkontinans: Öksürmek, aksırmak, gülmek veya ağır kaldırmak gibi karın içi basıncının arttığı durumlarda görülür. En sık rastlanan nedenleri arasında, zor, uzun veya sık doğumlar neticesinde mesaneyi ve uretra dediğimiz mesaneden çıkış idrar borusunu destekleyen kasların zafiyetiyle ortaya çıkar. Tedavi seçenekleri arasında; yaşam tarzının tekrar düzenlenmesi, kilo verilmesi, sigara içilmesinin kesilmesi, sıvı alımının düzenlenmesi (kahve ve çay), biyo feed-back dediğimiz o bölgede bulunan kasların güçlendirilmesi ve vajinal yolla yapılan ameliyatlar yer alır. Operasyonlarda amaç, üretranın tekrar eski açılanmasını sağlayarak mesane boynuna adeta bir kolye gibi asılmasıdır. Son yıllarda cerrahi girişimler, TOT, TVT gibi yöntemlerin kullanılmasıyla oldukça başarılı hale gelmiş, 5 yıllık idrar kaçırmama yüzdeleri 85’lere ulaşmıştır. Ameliyat komplikasyonları (mesane ve üretra yaralanmaları) son derece düşük olup, %1 – 4 civarındadır. Hasta aynı gün içerisinde eve yollanabilmektedir. Bu duruma eşlik eden mesane ve bağırsak sarkması da mevcutsa aynı seansta düzeltilmelidir.

2. Urging (yetişememe) şeklinde inkontinans: Mesanenin kasılması veya gevşemesini sağlayan kasların koordineli çalışmaması sonucunda ortaya çıkar. Hastada ani idrar yapma isteği şeklinde ortaya çıkar. Tedavisinde yeni kuşak ilaçlar öncelik içerirler.

3. Miks inkontinans: stres ve yetişememe şeklindeki idrar kaçırmalarının kombine halidir. Tedavisinde yukarıda bahsedilen tiplerde hangisi ürodinamik olarak ön plana hangi tip ortaya çıktıysa o şekle göre tedavi düşünülmelidir.

4. Overflov (taşma) inkontinans: Hastada idrar yapma isteğinin hissedilmemesi neticesinde mesane kapasitesini aşmasıyla ortaya çıkar. Genellikle diyabet gibi sinir ileti sistemini etkileyen kronik hastalıklar, prostat gibi mesane yolunu tıkayan hastalıklar bu tip probleme yol açarlar.