HİPERTANSİYONU OLANLAR YAŞA BAĞLI MAKULA DEJENERASYONU’NA (SARI NOKTA HASTALIĞI) DAHA SIK YAKALANABİLİRLER…

Halk arasında “sarı nokta hastalığı“ olarak da bilinen “yaşa bağlı makula dejenerasyonu” ile kalp damar hastalıklarının birçok ortak yönü bulunmaktadır. Son 20 yılda yapılan çalışmalar sigara içilmesi, hipertansiyon, yüksek kolesterol düzeyi ve yüksek vücut kütle endeksi gibi kalp damar hastalıkları ile ilişkili risk faktörlerinin, yaşa bağlı makula dejenerasyonu ile de ilişkili olduğunu göstermiştir.

Sigara içilmesi ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu arasındaki direkt ilişki oldukça belirgindir. Retina yani ağ tabakanın altındaki kalın damar tabakası üzerindeki etkisi ile hipertansiyon ve damar sertliğinin ise ıslak yani kanamalı tip Sarı Nokta’da esas etkenler olduğu düşünülmektedir.

Hipertansiyon ve Sarı Nokta arasındaki ilişki birçok kapsamlı çalışmada saptanmıştır. Araştırmalar daha önce hipertansiyonu kontrol altında olan kişilerin, normal kan basıncına sahip kişilere oranla yaklaşık iki kat daha fazla ve kontrolsüz hipertansiyonu olanların ise normal kan basıncına sahip kişilere oranla yaklaşık üç kat daha fazla ıslak makula dejenerasyonu (sarı nokta) hastalığına yakalandığını göstermektedir. Başka çalışmalarda ise, hipertansiyonu olan kişilerin hipertansiyonu olmayan kişilere oranla 1,5 kat daha fazla olasılıkla ıslak makula dejenerasyonu geçirdiği saptanmıştır.

Makula dejenerasyonuna (Sarı Nokta Hastalığı) yakalanmamak veya ilerlemesini engellemek için “lutein” yönünden zengin beslenmenin fayda sağlayabileceğini gösteren önemli kanıtlar bulunmaktadır. Sarı noktadaki (görme merkezi) lutein miktarı normal bireylerde dahi yaşla birlikte azaldığından lutein erken yaşta almak, sarı nokta hastalığı oluşumu ve ilerlemesini önlemede rol oynayabilir.

Lutein; en çok ıspanak, brokoli gibi yeşil sebzelerde ve sarı renkli meyvelerde bulunuyor. Ancak yaşa bağlı makula dejenerasyonu hastalığını önlemek için gerekli miktarı bu besinlerle beslenerek almak çok güç olmaktadır. Çünkü yeterli miktarı tüketebilmek için belirtilen besinlerden günlük olarak çok fazla miktarlarda yemek gerekmektedir (örn: Günlük 1,2 kg mısır veya 48 adet yumurta gibi). Bu öğeler, mikronutrisyon* ürünleri yani lutein ve antioksidan desteği olarak dışarıdan sağlanabilir ve sarı nokta hastalığı riski önemli oranda azalabilir.

*Mikronutrisyon, mikro beslenme ile eş anlamlı olup, özellikle vücut için gerekli besin desteklerinin istenen oranda alınması şeklinde tanımlanabilir. Mikro beslenmenin en net örneklerinden birinin vitaminler olduğu söylenebilir.

Kaynaklar:
The Beaver Dam Eye Study. The association of cardiovascular disease with the long-term incidence of age-related maculopathy. Ophthalmology; 110: 636-643, 2003.
R. Klein ve ark. The epidemiology of age-related macular degeneration. Am J Ophthalmol; 137:486-95, 2004.

Doç.Dr.Serra Arf Karaçorlu
İstanbul Retina Enstitüsü