HAMİLELİKTE GRİP

Hamileyim, grip ve soğuk algınlığından nasıl korunabilirim? Acaba grip aşısı olabilir miyim?…

Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkarı ve Doğum Bölümü doktorlarından Dr. Alper Mumcu, grip ve soğukalgınlığı şikayetlerinin gittikçe arttığı bu günlerde, özellikle anne adaylarının “gripten korunmak için neler yapmalı?” ve “hamilelikte grip aşısı olunabilir mi?” sorularının yanıtlarını veriyor.

Influenza yani grip salgınları kış aylarında sık görülen ve sadece Amerika Birleşik Devletlerinde her yıl 20.000’den fazla insanın hayatını kaybetmesine neden olan ciddi enfeksiyonlardır. Bu hastaların büyük bir kısmı 65 yaşından büyük kişilerdir. Hastalık çocuklarda daha sık görülmekle birlikte ciddi komplikasyonlar ve ölüm 65 yaş üzerinde daha fazladır.

Gribi ve neden olduğu ciddi koplikasyonları önlemenin tek ve en etkili yolu grip aşısıdır.

Amerikan Bağışıklama Ugulamaları Tavsiye Komitesi (Centers for Disease Control and Prevention) grip aşısının asıl hedef kitlesini şu şekilde bildirmektedir:

1. 65 yaşından büyükler

2. Yaşı kaç olursa olsun kronik hastalığı olanlar (astım, diabet vb.)

3. Yüksek risk altındaki kişiler ile temas halinde olanlar (sağlık personeli)

4. Hamileliklerinin 2. ya da 3. trimesteri salgın dönemine denk gelen kadınlar

Grip aşısı genelde 3 tür Influenza virüsüne karşı bağışıklık sağlar. Aşının içeriği her yıl değiştirilerek o yıl içinde salgınlara neden olması beklenilen virüslere karşı olacak şekilde üretilir.

Tavuk yumurtasından elde edilen besi yerlerinde üretilen virüsler inaktive hale getirilerek enfeksiyone neden olma potansiyelleri ortadan kaldırılır. Ancak vücutta antiko üretimini uyarma özellikleri kaybolmaz.

Ne zaman yapılır?

Grip aşısı için en uygun dönem Ekim ve Kasım aylarıdır. Ancak bu aylarda hamileliklerinin ilk trimesterını yaşayanlarda ertelenebilir. Aşı, kas içi enjeksiyon olarak koldan yapılır.

Etkinliği

Aşının etkinliği genelde aşı yapılan kişinin yaşına ve o yıl enfeksiyona neden olan virüsle aşının içerdiği inaktive virüsün benzerliğine bağlıdır ve ortalama %70-90 civarındadır.

Kimlere yapılmaz?

Grip aşısı, aşının içinde bulunan maddelere ve özellikle yumurtaya karşı alerjisi olanlara yapılamaz.

Yan etkiler

Grip aşısı canlı virüs içermediğinde hastalığa neden olmaz. Aşı sonrası erken dönemde ortaya çıkan grip tamamen rastlantısaldır.

En sık karşılaşılan yan etki enjeksiyon alanında görülen şişlik ile hassasyettir ve olguların %10-64’ünde görülür.

Ateş, halsizlik, kas ağrısı gibi belirtiler özellikle ilk kez aşı olanlarda 6-12 saat sonra ortaya çıkabilir ve genelde 1-2 gün içinde kaybolur.

Nadiren alerjik reaksiyon ve anafilaksi gelişebilir. Yine çok nadir olarak Gullain-Barre Sendromu’nun ortaya çıkabileceği bildirilmiştir.

Sonuç olarak hamilelikte grip aşısı güvenlidir ve yapılması önerilmektedir.

Hamilelik, grip ve grip aşısı

Hamilelik sırasında kalp atım hızında, kalbin pompaladığı kan miktarında, oksijen tüketiminde, akciğer kapasitesinde ve bağışıklık sisteminde ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler, gribe bağlı komplikasyonların görülme olasılığını arttırmaktadır.

Öte yandan hamileliğin son dönemlerinde gribe yakalanan bir anne adayının doğum sonrası hastalığını bebeğine geçirme şansı fazladır.

Bununla birlikte aşı sonrası annede gelişen antikorlar bir miktar bebeğe de geçerek yaşamının ilk aylarında onu da gribe karşı koruyacaktır.

Bu bulguların ışığında Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi (Centers for Disease Control and Prevention) grip sezonunda 2. ya da 3. trimesterda olacak olan tüm hamile kadınların grip aşısı olmalarını önermektedir. Amerikadaki diğer bilimsel dernekler de bu öneriyi desteklemektedir.

Grip aşısı inkative virüs aşısı olduğundan yani canlı virüs içermediğinden gebelikte kullanımının herhangi bir sakıncası yoktur. 2000 hamile kadın üzerinde yapılan bir araştırmada aşının ne anne adayı, ne de bebek üzerinde herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığı gösterilmiştir.

Grip aşısı gebeliğin her döneminde güvenli olmakla birlikte, ilk trimesterda çok gerekli olmadıkça ilaç kullanımından kaçınma geleneği nedeni ile pekçok hekim aşıyı bu dönemin sonunda yaptırmayı uygun görmektedir. Yine ilk trimesterda düşük olma olasılığı fazla olduğundan bu dönem atlatıldıktan sonra aşının yapılması daha uygundur.

Grip aşısı aynı zamanda emziren annelerde de güvenle yapılabilir.

Tedavi

Ne yazik ki grip ya da soğuk algınlığı içinde etkili bir tedavi yoktur. Hiçbir ilaç ya da uygulama hastalığın süresini kısaltmaz. Eskiler, soğuk algınlığı ilaç ile 7 günde, ilaçsız bir haftada geçer derler. Ancak yakınmaların daha hafif ve daha az rahatsızlık verecek şekilde atlatılmasına yardımcı olabilecek destek tedavileri uygulanmalıdır.

Amerika Birleşik Devletlerinde Influenza virüsüne karşı ilaçlar bulunmaktadır. Ancak, bu ilaçların etkili olabilmesi için hastalık belirtileri başladıktan sonraki ilk 48 saat içinde alınması gereklidir. Hamilelikte C kategorisine giren bu ilaçlar ancak anne adayı ciddi risk altındaysa kullanılmalıdır.

Grip ya da soğuk algınlığı sırasında destekleyici tedavi ve yapılması gerekenler şunlardır:

Her iki hastalık da virüslerin neden olduğu hastalıklardır. Antibiyotikler virüsler üzerinde etkili değildir, bu nedenle ikincil bir bakteriyel enfeksiyon olmadığı sürece antibiyotik kullanılmamalıdır.

Tedaviden çok hastalığa yakalanmamak daha önemlidir. Bu nedenle salgın dönemlerinde kapalı yerlerde fazla uzun kalmamak ve elleri sık sık yıkamak koruyucu olabilir.

En iyi ve en etkili destek tedavisi istirahattir. Eğer mümkünse yatak istirahati yapılmalıdır.

Yatarken başınızı yukarıda tutmak (2 yada daha fazla sayıda yastık ile yatmak) geniz akıntısının vereceği rahatsızlığı azaltacaktır.

Bulunulan ortamın yeteri kadar sıcak olmasına ve iyi havalandırılmasına dikkat edilmelidir.

Havanın kuruması engellenmeli, nemli olması sağlanmalıdır.

Yeteri kadar sıvı alımı son derece önemlidir.

Hastalık dönemlerinde beslenmeye dikkat etmeli, iştahsızlık varsa enerji ihtiyacını gidermek için karbonhidrattan zengin diet uygulanmalıdır.

Boğaz ağrısını gidermek için pastil kullanılabilir.

Burun tıkanıklığı için tuzlu su ya da okyanus suyu vb. kullanılabilir.

Ağrı ve ateşi gidermek için parasetamol alınabilir.

Yakınmalar düzeldiğinde hemen normal aktiviteye dönülmemeli, tam bir iyileşme için bir süre daha dinlenmeye devam edilmelidir.

Aşağıdaki durumlarda mutlaka doktorunuza başvurmalısınız

Yüksek risk grubundaysanız,

Ateşiniz 38.5 derecenin üzerine çıkarsa ve birkaç gün içinde düşmezse,

Soluk alıp vermede güçlük olursa,

Göğüs ağrısı ortaya çıkarsa,

Şiddetli kulak ağısı, kulaktan akıntı ve kanama olursa,

Döküntü ve kızarıklık ortaya çıkarsa,

Ense sertliği ortaya çıkarsa,

Birkaç gün içinde düzelemediğinizi ve ciddi derecede hasta olduğunuzu düşünüyorsanız.