DUYGUSAL GELIŞIM; ÇOCUKLAR IÇIN ÇOK ÖNEMLIDIR.

ÇOCUĞUN DUYGUSAL GELİŞİMİ, ONUN ÇEVRESİ İLE SAĞLIKLI İLİŞKİ KURMASINDAN, KARŞISINDAKİNİN DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİ TANIMLAYABİLMESİNE KADAR BİRÇOK KONUDA ETKENDİR.

Duygu Nedir?

Duygular, birey ile çevresi arasında ilişki kurmak, ilişkileri değiştirmek ve ilişkileri ortadan kaldırmak için bir çaba olarak tanımlanmaktadır. Duygular, belli bir durumun sonucunda ortaya çıkarlar ve o duyguları yaşayan kişiler tarafından da yapılanırlar.

Duyguların Gelişimi

Duyguların gelişimi, gelişimin diğer yönleri ile yakından ilişkilidir. Çocukların duygularını inceleyen psikologlardan biri olan Donald Hebb’e göre duyguların gelişimi çocuktaki nörolojik olgunlaşma ile öğrenmenin bir ürünüdür. Duygularımız doğal birer parçamızdır. Duygular, davranışlarımızı etkiler ve yönlendirir. İhtiyaçlarımız karşısında bizi uyarır. Zorluklar karşısında direnmemize ve kuvvetli olmamıza yardım eder. Heyecan ve istek duymamızı sağlar ve bizleri hedefimize ulaştırır. Bizleri motive eder. Duygular, öğrenmemizi sağlar. İnsanlarla iletişim içinde olmamızı ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.

Duyguların gelişimi çocukların;

• Arkadaşları ile sağlıklı iletişim kurmasını,

• Duygularını sözel olarak ifade edebilmesini ve böylece saldırgan davranışların azalmasını,

• İnsanların ne hissettiklerini ve bir sorunu çözmenin birden fazla yolu olduğunu öğrenmesini,

• Çocuğun arkadaş edinmesini ve arkadaş grubu tarafından kabul edilmesini,

• Duygu ve düşüncelerini daha kolay ifade edebilmesini

• Sözsüz iletişimi daha kolay anlamasına ve sözsüz iletişimi kullanmasını,

• Çocuğun duygularını istenmeyen tepkisel davranışlar ile değil sözcüklerle ifade etmesini sağlar.

Duyguların Nöropsikolojik Temelleri

• Limbik sistem duyguları kontrol eder.

• Ayrıca uzun süreli belleğin önemli bir kısmı da limbik sistem tarafından düzenlenir.

• Duygularımız ve belleğimiz limbik sistem tarafından kontrol edildiğinden dolayı duygusal bağ kurduğumuz olayları daha çabuk hatırlarız. Çünkü aynı bölgedeki duygusal merkez, bellek kısmını ateşleyecek bağlantılara sahiptir.

SAĞ-SOL HEMİSFER

Genellikle beynin sağ yarımküresi negatif ve yoğun duygular ile yaratıcılık süreçlerinden sorumludur. Sol yarımküre ise pozitif duygular, dil gelişimi ve yeni objelere ve deneyimlere ilgi ile sorumludur.

Bu durumda sol frontal alan yaklaşma davranışı ve pozitif duygularla, sağ taraf ise çekingen davranış ve negatif duygularla ilişkilidir.

Duyguları Anlama

Başkasının ne hissettiğini sezebilmenin anahtarı, ses tonu, mimikler, jestler, yüz ifadesi ve benzeri türden sözsüz ifadeleri okuyabilmeye dayanmaktadır. Bebeklerin yüz yüze iletişimde, annenin yüz ifadesi ile sevgi dolu ses tonunu eşleştirerek ilk birkaç ayda duygusal sinyalleri fark ettikleri görülmüştür. 7 ile 10 ay arasındaki bebekler yüze tepki gösterirler. 7 ay civarında ise bebekler seslerini ve yüz ifadelerini koordineli olarak kullanabilmektedirler.

Okul öncesi döneme kadar çocuklar, duygu ve duygusal ifadeye ilişkin birçok şeyi öğrenmişlerdir. Okul öncesi dönem çocukları, diğerlerinin ifade ettiği olumsuz duyguları çok iyi olmasa da, olumlu duyguları kolayca anlayabilirler. Ancak okul öncesi dönemdeki çocuklar, insanların gerçek duyguları ile ifade ettikleri duyguyu ayırt etmede sorun yaşarlar.

Diğerlerinin duygularını açıklarken bilginin farklı kaynaklarını düşünebilme yeteneği ise orta çocuklukta gelişmeye başlar.

Çocuklarda duyguları anlamanın tanımlanmış üç öğesi vardır . Bunlar:

• Çocukların kişisel duygu deneyimlerini hatırlayıp tarif edebilme becerileri

• Çocukların kendi hissettikleri duyguları tanımlayabilme becerileri

• Çocukların başkalarının duygularını tanımlayabilme becerileri

Duygusal Gelişim Nasıl Desteklenmelidir?

• Duygusal gelişimi desteklemek için; öncelikle çocukların bir duygu dağarcığına sahip olmaları sağlanmalıdır.

• Bir sonraki adımda çocuklara duyguları ifade etme ve empati öğretilmelidir.

• 10 yaşın üzerindeki çocuklara ve gençlere, olumsuz veya işe yaramayan düşünce kalıplarını nasıl değiştirecekleri öğretilmelidir. Eğer çocuklar ve gençler olumlu düşünme becerilerini öğrenirlerse, duygularını da daha olumlu ifade etmeyi, yönetmeyi ve kontrol etmeyi öğreneceklerdir.

• Yetişkinlerin neyi nasıl söylediklerinin, çocukların ve gençlerin benlik saygılarının gelişiminde büyük bir etkisi vardır.

• Yetişkinlerin olumlu bir dil kullanması, hatta çocukların ve gençlerin en az beş olumlu davranışını ard arda ifade ettikten sonra bir olumsuz davranışını söylemeleri (ki genellikle tersi gözlenir) onların olumlu düşünce, duygu ve davranışlar geliştirmesini sağlamaktadır.

• Bir çocuğun kendi ile ilgili olumlu şeyler düşünmesi için ailesinin ve öğretmenlerinin ona önem verdiğini ve onunla ilgilendiklerini bilmesi gerekmektedir.

• Çocukların ve gençlerin duygusal gelişimini desteklemenin en önemli yollarından biri de onları dinlemektir.

• Çocuklara iletişim, öfke kontrolü, kişilerarası problem çözme gibi yaşam becerilerinin kazandırılması gerekir..

• Çocukların kendileri ile ilgili olumlu duygular geliştirmeleri için yetenekli oldukları alanlara yönlendirilmeleri gerekmektedir. Çocuklar ve gençler bu becerilerini ortaya koyarken, daha fazla olumlu geribildirim alacakları için kendileri ile ilgili olumlu duyguları da gelişecektir.

Özel ALEV İlköğretim
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Servisi