DÜNYANIN EN BÜYÜK SİGORTA ŞİRKETLERİNİN CEO’LARI İSTANBUL’DA BULUŞTU:

Kaiser Permenante’nin CEO’su ve ABD Başkanı Obama’nın Sağlık Danışmanı George Halverson da Türkiye’de!

Uluslararası Sağlık Sigortacıları Federasyonu (IFHP), dünya çapında ülkelerinde lider konumda bulunan 100 sigorta şirketinin üst düzey yöneticilerinin üye olduğu bir federasyon. Federasyona Türkiye’den seçilen tek Türk üye olan Acıbadem Sigorta Yönetim Kurulu Üyesi ve Acıbadem Sağlık Grubu İş Geliştirmeden Sorumlu Yönetim Kurulu Başkan Danışmanı Dr. Ömer Karahan, hem ünlü CEO’ları, hem de federasyon üyeleri ve eşlerinden oluşan 400 kişilik bir heyeti Türkiye’ye ve İstanbul’a getirmeyi başardı.

Aralarında dünyanın lider sigorta şirketleri arasında yer alan Kaiser Permenante’nin CEO’u ve ABD Başkanı Barack Obama’nın sağlık danışmanı, sağlık reform paketini hazırlayan ekibin de üyesi olan George Halverson’ın da yer aldığı üyeler; daha ucuza kaliteli sağlık hizmetinin nasıl verileceğinden, sağlık turizmindeki yeni fırsatlara kadar birçok önemli konuyu İstanbul’da Çırağan Sarayı’nda üç gün sürece toplantıda masaya yatırıyor.

Çırağan Sarayı’nda 23 Mayıs’ta başlayan toplantıya AXA, PPP, BUPA, HSBC, Pacific Blue Cross, Achmea, Bonitas, ETNA gibi her biri birkaç milyon sigortalıya sahip dev şirketlerin CEO’ları, Barcelona ve Roma’daki buluşmalarının ardından, Türkiye’nin çabalarıyla 2010’daki toplantılarını İstanbul’da gerçekleştiriyor.

Toplantının en önemli gündem maddesinin sağlık hizmetini kaliteli ve ucuza mal etmenin yolları, formüllerini aramak olduğuna değinen Acıbadem Sigorta Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ömer Karahan, “Yıllardır tüm devletler, sigorta şirketleri ve sağlık kuruluşları bunun yolunu arıyor. Bunu en iyi formüle eden sistemi, Kaiser Permenante kurmayı başarmış. ABD’de bir kişinin sağlık hizmeti maliyeti 7500 dolarken, Kaiser sahibi olduğu 35 hastanelik HMO (sigorta ve hastane) modelinde 8 milyon kişinin kişi başına sağlık hizmeti maliyetini 3500 dolara kadar düşürmüş. Bu sağlıkta bir zihniyet değişikliği, sistem devrimidir” diye konuştu.

İNSANLARI HASTA EDEREK DEĞİL, SAĞLIKLI TUTARAK MALİYETİ DÜŞÜRÜYORUZ

“Dünyanın Sağlıkteki En Etkili 100 Kişisi” listesinde, ABD’de hazırlanan yeni sağlıkta reform paketindeki önerileri, yaklaşımları, ürettiği çözümler ve sektördeki başarıları nedeniyle 78’inci sıradan 12’inci sıraya yükselmeyi başaran George Halverson, sağlık sisteminde yarattığı bu devrimin formülünü soranlara, çok önemli bulduğu birkaç noktanın altını çizerek şöyle yanıt verdi:

“Sağlık hizmeti sunanların hastalıktan değil, sağlıktan para kazanmaları gerekiyor. Biz hastanelerimizde ve kendi yarattığımız sistemde insanların bize hastalanarak gelmelerini istemiyoruz. Önleyici tıp ve koruyucu tıp hizmetlerine çok önem veriyoruz. Hastalandıktan sonra tedaviyi bir şekilde gerçekleştirirsiniz. Asıl önemli olan insanları hasta etmeyecek, sağlıklarını koruyacak önerileri onlara sunmak, bilinçlendirmek, kendi kendilerinin doktorları olmalarını sağlamaktır”

“ABD’de hastane enfeksiyonları nedeniyle her yıl 1,7 milyon insan ölüyor. Yani her 5 kişiden biri bu nedenle hayatını kaybediyor. Hastaneye yatıyorsunuz, yatarken sizde olmayan bir mikrobu kapıp hastaneden çıkıyorsunuz. Hastane enfeksiyonunu önlemek için çalışmak sağlık kuruluşlarının en önemli görevi olmalıdır”

“Gelişmiş bilgisayarların olduğu ve çok hızlı network ağlarını kurabildiğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Böyle bir dünyada yaşayıp bilgiye ulaşmamamız düşünülemez. Sağlık hizmeti verirken işin en önemli püf noktalarından ve maliyeti düşürmenin yollarından biri, tüm doktorların hasta kayıtlarına çok hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlayacak olan teknolojik altyapıyı oluşturmaktır. Böylece hastayla ilgili tüm verilere anında ulaşabilirsiniz, bir testi ikinci defa yapmazsınız. Testlerin ikinci tekrarlarının gereksiz yere yapılmaması da maliyetleri düşürür. Böylece sağlık hizmetini ucuzlatırsınız.”

“İyi bir sigorta sistemi kurmak, sağlık hizmetinin olmazsa olmazlarındandır. Bu konuda en büyük görev devletlere düşüyor. ABD’de sağlıktaki yeni reform paketini hazırlayan ekipte yer alan bir kişi olarak, sigortanın önemini bir kez daha vurgulamak isterim. Yeni paketimizde sadece fakir ve çocuklu kadınların değil, fakir ve bekar erkeklerin, kadınların da sigorta şemsiyesi altına alınmasını hedefliyoruz.”

“Nitelikli ve kaliteli sağlık hizmeti sunan denizaşırı ülkelere de hasta göndermeye sıcak bakıyoruz. Türkiye bu anlamda iyi bir alternatif olabilir.”

SAĞLIĞIN TÜSİAD’INI İSTANBUL’DA TOPLADIK, ABD’DEN HASTA GETİRMEYE TALİP OLDUK

ABD Başkanı Barack Obama’nın sağlıkta reform paketi ve denizaşırı ülkelerden sağlık hizmeti satın alınabilmesine sıcak bakan yaklaşımı nedeniyle, değişim rüzgarlarından Türkiye’nin de yararlanması gerektiğini belirten Dr. Ömer Karahan, bu amaçla bazı girişimleri olduğunu söyledi. Akredite Hastaneler Derneği’nin çabaları sayesinde ABD’den Türkiye’ye akredite hastanelere hasta getirmeye hazırlandıklarını belirten Dr. Ömer Karahan şunları söyledi.

“IFHP’nin toplantısının İstanbul’da yapılması Türkiye adına çok önemli bir başarıdır. Biz bu toplantı sayesinde gelecek 10 yılın, sağlık turizminin kilometre taşı olabilecek adımları atmış oluyoruz. ABD’den ve diğer ülkelerden Türkiye’ye gelecek hastalar sayesinde, belki de 5 yıl sonra milyar dolarlık cirolardan bahsedebileceğiz. Ülkemizde nitelikli ve kaliteli sağlık hizmeti verildiğini, bu hastanelerde hastane enfeksiyon oranları konusunda büyük başarılar elde edildiğini, hizmetin ucuza ama kaliteli bir şekilde sunulduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Bu çerçevede yeni bir çalışma başlattık ve pilot bölge olarak da Chicago’yu seçtik. THY de bu projenin içinde yer alıyor. Oradan ülkemizdeki hastanelere gelecek olan hasta ve hasta yakınlarına indirim yapılıyor. Hastalar havaalanından alınıyor, gerekli sağlık hizmetini alıyorlar, İstanbul turu yapıp ülkelerine dönüyorlar.”

Türkiye’de sağlık hizmetinin ABD’ye göre yüzde 70 daha düşük maliyetle ama kaliteli olarak sunulduğunu dile getiren Dr. Ömer Karahan, “Önümüzdeki dönemde ABD’den hasta alıp hastanelerimizde tedavi etmeyi umuyoruz. Orada bir kalp ameliyatı 130 bin dolar, Türkiye’de 15 bin dolar. Üstelik sunulan hizmetin kalitesinde ABD’den eksik kalan hiçbir yan yok. Çok iyi ve ileri teknoloji kullanıyoruz, kendi alanında en iyi hekimlerle çalışıyoruz. ABD’lilerin bizi tercih etmemeleri için bir neden göremiyoruz. Bu 10 yıl önce hiçbirimizin inanmayacağı bir hayaldi, şimdi gerçekleştirmek yönünde somut adımlar attık ve meyvelerini de toplayacağımıza inanıyoruz. Bugün Türk Sağlık Sektörünün ve Acıbadem Sağlık Grubu’nun geldiği nokta ve Türkiye’yi tıp turizminin gözdesi yapmakla ilgili hedeflerimizi anlattığımız sunumda sigortacıların büyük ilgisi ile karşılaştık” diye konuştu.