DEĞİŞİME HAZIR MISINIZ?

İlerleyen tıp ve medyanın “güzel” insan propagandasının etkisiyle günümüzde estetik operasyonlara ilgi her geçen gün artıyor. Bireylerin estetik operasyon yaptırması için fiziksel değişime gereksinim duymasının yanı sıra, uygun ruhsal duruma da sahip olması gerekiyor.

VKV Amerikan Hastanesi’nden Uzman Psikolog Aslı Akkan bireyleri estetik ameliyat olmaya yönelten faktörler ve ortaya çıkabilecek durumlar hakkında bilgi veriyor. Akkan’a göre estetik ameliyat olmaya yönelten faktörler şöyle:

Toplumun öğretileri: Günümüz toplumunun ancak görünebildiğin/fark edilebilir olduğun kadar varsın. Bunun için de “güzel” / “kusursuz” olmalısın şeklinde aşıladığı narsisistik düşünce yapılandırmasıdır.

Beden imgelemi: Kendi bedenleri ile ilgili düşünceleri, bedenlerini görme eğilimleri, yani bedeni ile ilgili algıladıklarıdır. Psikoloji literatüründe “beden imgesi” veya “beden imajı” olarak anılan bu kavram, kişinin kendi bedeni ile ilgili kafasındaki tablo olarak adlandırılabilir.

Kişinin beden algısıyla gerçekte sahip olduğu beden arasındaki uyumsuzluk sonucunda “negatif beden imgesi”nden söz edilir. Nergatif beden imgesi kişide kaygı yaratır. Bu stresten/kaygıdan kaçmak isteyen kişi stresin kaynağını kaldırmaya yönelik arayışa girer. Bunun sonucunda da, negatif beden imgesine sahip olup bunu pozitif beden imgesiyle değiştirmek için motive olan (istek/çevresel faktörler – beden imajına dair gelen eleştirilerin yoğunluğu gibi) birey estetik ameliyat olur. Operasyon sonucu hasta tarafından “olumlu” olarak değerlendirilirse, bu hastanın yaşam kalitesini olumlu yönde etkiler ancak bu değerlendirme sırasında herhangi bir çarpıtma olursa bu da kişinin hayatını zindana çevirebilir. Bu da estetik ameliyat başarısının hekimin yetkinliği ve başarısının dışında, hastasının operasyon sonucundaki beklentileri ve sonucu algılamasıyla ilgili olduğuna bir işarettir. Bu nedenle estetik ameliyat için uygun hastadan kast edilen uygun fiziksel değişime gereksinim duyan hastanın yanı sıra, uygun ruhsal duruma sahip hastadır.

Hem estetik operasyonu yapacak olan uzmanın hem de operasyonu talep eden kişinin (ki bu çoğu zaman imkansızdır) hastanın aşağıdaki rahatsızlıklardan birine sahip olup olmadığına dikkat etmesi, böyle bir durum söz konusuysa ise hastayı öncelikle bir ruh sağlığı uzmanına yönlendirmesi uygun olacaktır.

Beden Çarpıtma Bozukluğu (Body Dysmorfic Syndrome): Kişinin kendi fiziksel görünüşü yüzünden aşırı kaygılanması ile karakterize bir somataform bozukluk çeşididir. Hayali bir bedensel kusur ile (örneğin biçimsiz bi kulak) aşırı uğraşma veya çok ufak bedensel kusurların çarpıtılıp abartılması ile karakterizedir. Böyle bir endişenin bir psikolojik rahatsızlık olarak kabul edilmesi için, kişide belirgin sıkıntı yaratması veya kişisel, sosyal, mesleki işlevsellikte bozulmaya neden olması gerekmektedir.

En sık olarak 15-20 yaş arasında başlar. Kadınlarda daha fazladır. Bu kişiler, çoğunlukla ruh sağlığı uzmanlarından önce estetik cerrahlara başvururlar. Rahatsızlıklarına umumiyetle depresyon ve anksiyete bozukluğu eşlik eder. Problem hakkındaki kaygı düzeyi zaman içinde azalabilse veya esneklik gösterebilse de, tedavi edilmediği zaman sıklıkla kronik seyreder.

Dismorfik beden sendromlu hastalar tekrar eden estetik operasyonlar geçirme talebindedirler.Bunların neticesinden gelişen garip görünüşten dolayı daha da kötüleşebilirler. Bu durum daha da arttırılan cerrahi girişimlerle kısırdöngüye girebilir. Dismorfik beden sendromlu hastaların %50 den fazlası estetik ameliyat geçirmiş veya geçirmektedir. Bu hastalar diğer hastalara nazaran kendileri ile ilgili daha fazla sayıda kusur tanımlarlar ve geçmişte yapılan estetik cerrahilerden daha az tatmindirler. Estetik operasyondan sonra bu kişiler diğer kusurlarına odaklanırlar ve hatta operasyondan sonra daha da mutsuz olabilirler, çünkü hayalini kurdukları vücut hiçbir zaman gerçekçi değildir ve bu rahatsızlıkları tedavi edilmediği takdirde olmayacaktır da.

Depresyon: Eğer depresif özelliklere sahip bir hasta ise bu hastanın hem nekahat sürecinin uzamasına yol açacaktır hem de ameliyat sonucu objektif kriterlere göre ne kadar “olumlu” olursa olsun, hasta negatif otomatik düşünceleri dolayısıyla durumu “olumsuz” algılayacaktır.

Yeme Bozuklukları: Yeme Bozukluğuna sahip kişilerin beden imajı algıları zaten baştan çarpıtılmıştır. Böyle bir durumda olacakları operasyonlar ya yersiz/gereksiz olacaktır ya da ne kadar başarılı olursa olsun yetersiz kalacaktır.

Bu rahatsızlıklardan herhangi birinin olmaması hali bile, kişinin estetik ameliyat için psikolojik olarak tamamen hazır olduğu anlamına gelmez.

Kişinin ameliyata psikolojik olarak hazır olması için:

Estetik ameliyatı sadece ve sadece kendisi istediği için oluyor olması,

Estetik cerrahinin sonucunda başka biri haline gelmeyeceğini sadece değişeceğini fark etmesi,

Estetik operasyonun günlük hayattaki sorunlarına deva olamayacağını bilmesi,

Doktoruyla iyi iletişime girip ameliyatına dair gerçekci hedefler belirleyebileceği inancında olması,

“Estetik” olacağını düşünerek olayın “cerrahi” kısmını unutmaması,

Her türlü cerrahi müdahale sonunda belli oranlarda komplikasyon çıkabileceğini biliyor ve kabullenebiliyor olması gerekir.

VKV Amerikan Hastanesi
Uzman Psikolog Aslı Akkan