ÇOCUĞUNUZUN SAĞLIK SORUNLARINI İHMAL ETMEYİN

Okul çağı çocuklarında göz hastalıkları, kulak burun boğaz enfeksiyonları, ağız diş sağlığı sorunları ve beslenme problemleri sık görülüyor. Bu sorunların düzenli sağlık kontrolleriyle yakalanması mümkün.

Okul çağı çocuklarında gelişen sorunların zamanında saptanıp tedavi edilmesi sağlıklı bir erişkin olmalarıyla yakından ilgili. Uzmanlar okul çağı çocuklarının, göz sağlığı, kulak burun boğaz hastalıkları, diş sağlığı, beslenme açısından düzenli olarak kontrol edilmesinin önemine dikkat çekiyorlar. Okul dönemindeki yoğunluk yüzünden çocuklardaki sağlık sorunlarının gözden kaçabileceğini hatırlatan uzmanlar, Şubat tatilini bir fırsat olarak görülebileceği belirtiyor.

GÖZ SAĞLIĞI

Okul çağındaki çocuklar daha önce hiç göz muayenesinden geçmemişlerse, damlalı muayeneyi de içeren tam bir göz kontrolünden geçmeleri özellikle tavsiye ediliyor.

Acıbadem Hastanesi Bakırköy Göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Sılay Cantürk, göz bozukluklarının okumayla ilgili performansın azalmasına ve öğrenme güçlüklerine sebep olabileceğine dikkat çekerek şu bilgileri veriyor :

“3 yaşında yapılacak ilk muayeneden sonra çocuklar göz rahatsızlıklarının şiddetine göre takip edilirler. Hiç göz bozukluğu olmayan ve ailede göz rahatsızlığı bulunmayan bir çocuk 2-3 sene aralarla rutin muayene edilebilir. Ailesinde (sıkça rastladığımız) miyopi (uzağı görememe) ve astigmatı bulunan çocuklar daha sık aralarla göz muayenesi olmalılar ( senede bir kez). Görme azlığına yol açan en sık durum ambliyopi (görme tembelliği ve şaşılıktır. Bu problemler erken anlaşıldığında gözlükle, kapama tedavisi ile damlalarla ve bazen de cerrahi ile düzeltilebilir. Erken dönemde başlayacak tedavi görmenin düzelmesinde çok etkilidir.”

KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI

Öte yandan okul döneminde çocukların sınıflarda kalabalık ve iyi havalandırılmayan ortamlarda bulunması enfeksiyonların oluşumunu tetikliyor. Kış aylarında pencerelerin kapalı olması ve ısı kaynaklarına bağlı olarak sınıflarda havadaki oksijen ve nem oranlarının azalması üst ve alt solunum yolu mukozalarının enfeksiyonlara direncini azaltıyor.

Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kulak Burun Boğaz hastalıkları uzmanı Doç. Dr.Teoman Dal şunları söylüyor.

“Okul ortamında sık tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları gelişiyor. Erken okul dönemindeki çocuklarda yılda üç dört kez üst solunum yolu enfeksiyonu oluşması normal kabul edilmektedir. Ana sınıfı ve ilk okul dönemdeki çocuklarda hem genizdeki dokunun aktif olmasına hem de östaki kanalının yapısal özelliklerine bağlı olarak üst solunun yolu enfeksiyonları sırasında sıklıkla kulak enfeksiyonları meydana gelmektedir. Kulak ağrısı, ateş gibi belirgin şikayetler nedeni ile akut orta kulak iltihabı genellikle kolaylıkla tanınmakta, ancak işitme kaybı dışında belirgin şikayet yaratmayan orta kulakta sıvı toplanması hastalığı gözden kaçabilir, uzun dönemde ciddi sorunlar oluşturabilir. Bu yaş grubundaki çocuklarda özellikle sık üst solunum yolu enfeksiyonu hikayesi ya da işitme azlığı şüphesi varsa en az bir kez kulak muayenesi yapılması tavsiye edilmektedir. İşitme azlığı şüphesi oluşturacak en belirgin şikayetler arasında, çocuğun televizyonun sesini çok açması ya da çok yakından seyretmesi, zaman zaman çağrılara cevap vermemesi, okulda başarısızlık, konuşma bozuklukları sayılabilir. Uygun tedaviye rağmen düzelmeyen ya da çok sık tekrar eden üst ve alt solunum yolu enfeksiyonu olan çocukların alerji ve immün sistem yetmezlikleri yönünden araştırılmaları uygun olacaktır.”

AĞIZ DİŞ SAĞLIĞI

Türk Diş hekimleri Birliği’nin araştırmaları ülkemizde her 10 çocuktan 9’unun ağzında çürük diş olduğunu gösteriyor. Düzenli diş fırçalama alışkanlığının olmaması okul çağı çocuklarındaki sorunları büyütüyor.

Acıbadem Hastanesi Bakırköy’ün Diş Hekimi Dt. Mete Dalbeler, çocuklara ilkokul çağından itibaren düzenli olarak diş fırçalama alışkanlığı kazandırmanın önemini vurgulayarak şunları söylüyor:

“Çocukların şekerli gıdaları küçük yaşlarda biraz daha kontrollü bir şekilde tüketmeleri gerekir. Tükettikten sonra da ağızlarını çalkalamalıdırlar. 5 yaşından itibaren ailelerin çocuklarını diş hekimlerine getirmeleri gerekir. Şubat tatilinde çocuklara diş kontrolü yapılabilir. Bu dönemde panoromik film( tüm çene filmi) yardımı ile ağızdaki çürük, eksik, çapraşık dişler iskeletsel gelişim bozuklukları saptanıp bunlara yönelik tedaviler, bunların haricinde koruyucu tedaviler- çürümeye yatkın bölgelerin örtülmesi dişlerin yapısını kuvvetlendirmek için fluor uygulaması- yapılabilir.”

OKUL ÇAĞI ÇOCUKLARINDA BESLENME

Okul çağı dediğimiz 0-12 yaş grubundaki çocukların beslenme alışkanlıkları da büyüme ve gelişmelerini birebir etkiliyor.Bu çağdaki çocuklar zamanının büyük kısmını geçirmiş oldukları okul ortamında beslenme sorunlarıyla sık karşılaşıyorlar. Araştırmalar her beş çocuktan birinin beslenme yetersizliği sorunuyla karşılaştığını gösteriyor.

Acıbadem Hastanesi Bakırköy Beslenme ve Diyet Uzmanı Evrim Ayhan, “Bu gruptaki çocukların biyolojik olarak devamlı bir değişim içinde olduklarını için, besin gereksinimleri erişkinlerden çok farklıdır. İlkokul yılları hızlı bir büyümenin başladığı dönemdir. Okul çağındaki çocuklarda 9-10 yaşa kadar kilo artışı yılda 2.-2.7 kg. olacak şekildedir. Daha sonraki yıllarda vücut ağırlığı eğrisi sabit bir biçimde artar” diyor. Okul öncesi çağda çocuğun beslenme alışkanlıkları ailenin beslenme alışkanlıkları tarafından belirleniyor. Okul çağındaki çocuğun daha önce kazanmış olduğu beslenme alışkanlıklarını devam ettirmek istediğini belirten beslenme ve diyet uzmanı Evrim Ayhan şöyle konuşuyor :

“Bu yıllarda kazanılan alışkanlıklar çok zor değiştirilir. Ayrıca, çocuk okulda kontrolsüz olduğu için ve özellikle anne, babası çalışan çocukların okuldan eve geldiklerinde kendilerine yiyecek hazırlamaları sonucunda yanlış beslenme alışkanlıkları gelişebilir. Bu yüzden ilkokul çağındaki çocuğun doğru ve dengeli beslenmesi çocuğun, ailenin ve okul yönetimindeki kişilerin eğitimini gerektiren önemli bir konudur. Çocukların yanlış beslenme alışkanlıkları edinmeleri sonucunda aşırı şişmanlık oluşabilir ki, bu ileri yaşlarda oluşan şişmanlıktan çok daha tehlikelidir. Bu çocukların aşırı yemelerinin dışında şişmanlığa yol açabilecek başka etmenlerde bulunabilir. Bunlardan birisi hormonal bozukluk ki, buna nadir rastlanılır. Kalıtım çocuklarda şişmanlığın diğer bir etmenidir. Anne ve babası şişman olan çocukların, kendilerinin de şişman olmaları ailesinde şişmanlık görülmeyenlere göre 3 kat daha fazladır. Bebeklik döneminde anne sütü alan bebeklerde mama ile beslenenlere göre şişmanlık daha az görülmektedir. Anne ve baba arasında olumsuz ilişkiler, arkadaş edinememe, televizyon ve bilgisayar başında fazla zaman geçirme, mutsuzluk gibi psikolojik etkiler de çocuklarda şişmanlığın oluşumuna zemin hazırlar. Doğru beslenme alışkanlıkları kazanabilmelerinin en doğru zamanı çocuk yaşlarda başlamalıdır. O yüzden çocuklarında kilo problemi olduğunu düşünen aileler, onların sağlıklı büyüme ve gelişmeleri açısından doğru beslenme alışkanlıkları kazanabilmeleri için, bir beslenme uzmanına başvurmalıdırlar.”