BEBEK SAHİBİ OLMANIZ İÇİN DİĞER UMUDUNUZ TÜP BEBEK OLSUN

Kendiliğinden gebe kalamayan çiftlerde sıkça uygulanan “Tüp Bebek” tedavisi, gün geçtikçe daha da yaygınlaşıyor. VKV Amerikan Hastanesi’nden Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Ünitesi Bölüm Şefi Doç. Dr. Bülent Urman, tüp bebekler ile kendiliğinden oluşan gebeliklerden doğan bebekler arasında olumlu ya da olumsuz bir fark saptanamadığını söylüyor.

Tüp Bebek (In Vitro Fertilizasyon: IVF) nedir?

Kadında oluşan olgun yumurta, erkeğin spermi ile kadının tüplerinde karşılaşmakta, döllenme gerçekleşmekte ve oluşan embriyo rahim içerisine tutunarak dokuz ay boyunca büyümektedir. Kendiliğinden gebe kalamayan çiftlerde, kadından alınan yumurta ve erkekten alınan spermler, laboratuvar şartlarında bir araya getirilerek döllendirilebilmektedir. Oluşan embriyoların gelişimi, birkaç gün laboratuvar şartlarında takip edilmekte ve iyi kaliteye sahip iki veya üç tane embriyo rahim içine yerleştirilmektedir. Kadın tüplerinde doğal şartlarda olan döllenmenin, dışarıda laboratuvar şartlarında sağlanmasına “Tüp Bebek” işlemi adı verilmektedir.

Mikroenjeksiyon (ICSI) nasıl uygulanır?

Erkeğe ait çeşitli faktörlerden dolayı sperm yumurtayı dölleme yeteneğini yerine getiremediğinde ise sperm, mikroskop altında, yumurta içerisine enjekte edilmekte ve döllenme bu şekilde elde edilmektedir. Bu işleme “Mikroenjeksiyon” adı verilmektedir. Bu yöntem ile sadece meniden elde edilen spermlerle değil, menisinden sperm çıkmayan erkeklerde de, testislerden elde edilen spermler kullanılarak gebelik sağlanabilmektedir. “Tüp Bebek” ile “Mikroenjeksiyon”un farkı; “Tüp Bebek” de spermlerin yumurtanın çevresine konması, “Mikroenjeksiyon”da ise, tek tek her bir yumurtanın içine enjekte edilmesidir.

Tüp bebek sağlıklı mıdır?

Bu zamana kadar yapılan çalışmalarda; “Tüp Bebek” ve “Mikroenjeksiyon” uygulamalarıyla dünyaya gelen bebekler ile kendiliğinden oluşan gebeliklerden doğan bebekler arasında olumlu veya olumsuz yönde bir fark saptanmamıştır.

Merkezimize gelmeden önce;

•Eğer kullanıyorsanız sigarayı bırakın,

•Günde 0.4 mg folik asit almaya başlayın

Tedavi ne zaman başlar?

• Tedaviye kanamanızın ilk 10 günü içinde herhangi bir günde başlanabilir.

• Tüp bebek tedavisi için bir ön hazırlık dönemi gerekebilir.

Yumurtalıkların Uyarılması

“Tüp Bebek Mikroenjeksiyon” tedavisinin başarılı olabilmesi için yumurtalıklar birden fazla sayıda yumurta üretmek üzere uyarılmalıdır. Bu amaca ulaşabilmek için ‘Gonadotropin’ adı verilen güçlü ilaçlar kontrollü bir şekilde uygulanır. Günümüzde pek çok ilaç, cilt altı enjeksiyon şeklinde yapılabildiği için, Gonadotropin tedavisi hastanın kendisi tarafından da uygulanabilir.

Ne kadar ilaç kullanmam gerekir?

Yumurtalıkları uyarmak için gerekli olan ilaç miktarı, kadının yaşına ve yumurtalık rezervine göre değişir. Genç yaştaki kadınlarda daha az miktarlarda ilaç yeterli olurken, yaş ilerledikçe yumurtalıkları uyarmak için gerek duyulan ilaç miktarları artmaktadır. İlaç dozlarındaki bu değişim, iki katına kadar çıkabilmektedir.

Tedaviye nasıl başlanır?

Hastaneye gelindikten sonra bir ultrason incelemesi yapılır. Bu inceleme daha önceki adet siklusunda baskılanma uygulanan (burun spreyi ya da cilt altına enjeksiyon şeklinde uygulanan leuprolide asetat) adet kanamasının üç ila onuncu günleri arasında yapılabilir. Eğer yumurtalıklarda bir kist yoksa ve rahmin iç tabakası incelmiş ise tedaviye başlanır.

Tedavi ne kadar sürer?

Tedavi genelde 10 – 12 gün kadar sürer. Bu aşamada belirli aralıklarla ultrason incelemelerine gelmeniz istenir. Bu incelemeler, tedavinin sonlarına doğru sıklaşır. Yumurtaların yeteri kadar olgunlaştığı kabul edildiğinde, size tarif edilecek bir saatte son bir enjeksiyon yapılır ve bu enjeksiyondan yaklaşık 36 saat sonra yumurta toplama işlemi gerçekleştirilir.

Tedavinin iptal edilme olasılığı var mı?

Yumurtalıklardan yeterli seviyede cevap alınamaz ise (zayıf cevap), yani başarılı bir tedavi için gerekli olan yeterli sayıda yumurta elde edilemeyeceği durumlarda tedavi iptal edilebilir ve daha sonra farklı bir protokol ile yeniden başlanabilir.

Yumurta Toplama

Olgunlaşmış yumurtaların ultrason yardımıyla vücut dışına alınması işlemine “yumurta toplama” adı verilir. Vajinal ultrason probunun hemen yanından girilen ince bir iğne yardımıyla, yumurta hücrelerinin içinde bulunduğu folikül adı verilen keseciklerin içleri boşaltılır. Alınan içerik hemen embriyoloji laboratuvarına gönderilir ve sıvı içindeki yumurta hücresi alınır. İşlem lokal veya genel anestezi altında yapılabilir.

Yumurtaların döllenmesi işlemi nasıl olacak?

Bu, altta yatan infertilite nedenine bağlıdır. Eğer erkek faktörüne bağlı bir infertilite söz konusu ise, bu durumda “Mikroenjeksiyon (ICSI)” gereklidir. Bu işlem sırasında ‘Mikromanipülatör’ adı verilen bir alet yardımı ile tek bir sperm hücresi yumurta hücresinin içine enjekte edilir. Eğer infertilite kadına bağlı nedenlerden kaynaklanıyorsa, bu durumda klasik tüp bebek yöntemi kullanılabilir. Burada, yumurta hücresinin içinde bulunduğu kültür ortamına belli sayıda sperm hücresi eklenerek, spermin doğal yollarla yumurtayı döllemesi beklenir.

Embriyolar transfer gününe kadar nerede saklanır?

Embriyolar, ‘İnkübatör’ adı verilen cihazların içinde saklanır. Bu cihazlar, ortam sıcaklığını ve pH’ını (asiditesini) insan vücudunu taklit edecek şekilde tutarlar. Her çiftin embriyoları İnkübatörler içinde ayrı odacıklarda saklanır.

Embriyo Transferi

Embriyolar genelde yumurta toplamayı takip eden üçüncü ya da bazen beşinci günde rahim içine yerleştirilirler. Bu süre zarfında, İnkübatörler içinde, fallop tüpünü taklit eden kültür sıvılarında bekletilirler. Embriyo transferi, sakinleştirici ya da anestezi gerektirmeyen basit bir işlemdir. Embriyolar önce, ince plastik bir kateterin içine yerleştirildikten sonra rahim ağzından girilerek rahmin iç boşluğuna bırakılırlar. Transfer edilecek embriyo sayısı, kadının yaşına, daha önceki başarısız tüp bebek denemelerinin varlığına ve embriyo kalitesine bağlıdır. Çoğu zaman ikiden fazla embriyo transfer edilmez. Kadın yaşının 39 ya da daha fazla olduğu veya embriyo kalitesinin düşük olduğu özel durumlarda, transfer edilen embriyo sayısı üçe çıkartılabilir. Bu transfer politikası ile çoğul gebelik oranları kabul edilebilir sınırlara düşürülürken, gebelik oranları da en uygun düzeylerde korunur.

Embriyo Dondurma

“Tüp Bebek” veya “Mikroenjeksiyon” yöntemleri ile elde edilen embriyolar dondurularak saklanabilmektedir. Böylece bir kez hormon tedavisi almış ve yeterli sayıda yumurta geliştirmiş kadınlarda, döllenen yumurtaların üç veya dört tanesi rahim içine konulup, arta kalan diğer embriyolar dondurularak, uzun süre muhafaza edilebilmektedir. Böylece çiftin istediklerinde tekrar çocuk sahibi olabilmek için yeniden tedavi olmalarına gerek kalmaksızın, dondurulmuş embriyoları ile gebe kalmaları mümkün olmaktadır.

Azospermik Olgularda Sperm Arama

Menisinde hiç sperm olmayan erkeklerde, testislerde ya da epididim adı verilen sperm kanallarında cerrahi olarak sperm aramak gereklidir. Azosperminin nedeni tıkanıklık ise (spermleri testisten meniye aktaran kanalların tıkalı olması) böyle bir durumda ince bir iğne yardımı ile bu kanalların içinden sperm alınabilir. Azosperminin sperm üretimindeki bir bozukluktan kaynaklandığı durumlarda ise açık operasyon tekniği ile testis dokusu içinden sperm elde edilebilir. Her iki işlem de genel anestezi altında gerçekleştirilir. Tıkanıklığa bağlı azospermi olan olguların tamamına yakınında sperm bulunabilirken, üretim bozukluğu olan olguların yüzde 40 – 50’sinde canlı sperm bulunabilir.

Embriyoda Genetik Tanı

Embriyoda genetik tanı, genetik inceleme amacıyla üçüncü günde embriyodan tek bir hücre alınarak yapılan bir işlemdir. Bu teknik ile bazı kromozom bozuklukları (Trizomi, Monozomi, Translokasyon gibi), tek gen bozuklukları (Akdeniz Anemisi, Frajil X Sendromu vb.) saptanabilineceği gibi HLA tiplemesi için de yapılabilir.

VKV Amerikan Hastanesi’nde embriyoda her türlü genetik inceleme yapılabilmektedir.

Endoskopik Cerrahi

Kliniğimizde, halk arasında kapalı ameliyat ya da ayaktan cerrahi olarak adlandırılan her türlü endoskopik cerrahi yapılmaktadır.

Histeroskopi

Rahim içine ince bir teleskop ile girilerek, rahim iç boşluğunun değerlendirilmesi amacıyla yapılan bir girişimdir. Rahim içinde yer alan miyom, polip gibi kitlelerin çıkartılması, septum veya yapışıklıkların açılması için yapılabileceği gibi yalnızca rahim içinin değerlendirilmesi amacıyla da yapılabilir. Yapılacak olan girişimin türüne göre, lokal ya da genel anestezi ile yapılır.

Laparoskopi

Karın boşluğunun özel teleskoplar ile gözlenmesi ve karında açılan iki ya da üç adet 0.5 santimetrelik kesiden girilerek özel aletler ile yapılan ameliyatlardır. Sadece tanı amacı ile yapılabileceği gibi yumurtalık kistleri, miyomlar, karın içi yapışıklıklar, dış gebelik gibi pek çok jinekolojik durumda da yapılabilir. Operasyon genel anestezi altında yapılıp hasta aynı gün evine gönderilebileceği gibi, bir gün hastanede yatırılması da zaman zaman gerekli olabilir. Açık ameliyata göre en büyük avantajı, hastanın normal yaşantısına çok kısa bir zamanda dönebilmesidir.

VKV Amerikan Hastanesi
Tüp Bebek Bölüm Şefi
Doç. Dr. Bülent Urman